01.11.2023 Her An Kur'ân, Her An Mutluluk 1. Bölüm Soru yok

Soru

01.11.2023 Her An Kur'ân, Her An Mutluluk 1. Bölüm Soru yok

Cevap

Allahû Tealâ'nın en üst noktada yarattığı insandan istediği şey, herkesin bu dünya hayatını yaşarken Allahû Tealâ'nın emir ve nehiylerine itaat ederek salihler zümresine katılmasıdır.

​Hz. Ali (R.A) şöyle buyuruyor:

​"Bütün kitapların sırrı Kur'ân'dır, Kur'ân'ın sırrı Fâtihadır."

​Kur'ân'ın sırrın Fâtiha'ya baktığımız zaman yedi âyet-i kerimeden oluşan Fâtiha Suresinin yedi âyeti kerimesi: üzerlerine nimet verdikler yoludur."

FÂTİHA SURESİ

1. FÂTİHA – 1 Bismillâhir rahmânir rahîm.

Rahmân ve rahîm olan Allah'ın ismi ile.

2. FÂTİHA – 2 El hamdu lillâhi rabbil âlemîn (âlemîne).

Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’adır.

3. FÂTİHA – 3 Er rahmânir rahîm(rahîmi).

Rahmân’dır, Rahîm’dir.

4. FÂTİHA – 4 Mâliki yevmid din(dîne).

Din gününün mâlikidir.

ŞUARÂ – 82 Ve din günü, benim hatalarımı mağfiret etmesini umduğum da O’dur.

5. FÂTİHA – 5 İyyâke na’budu ve iyyâke nestaîn (nestaînu).

(Allah'ım!) Yalnız Sana kul oluruz ve yalnız Senden İSTİANE (mürşidimizi) isteriz.

6. FÂTİHA – 6 İhdinâs sırâtel mustakîm(mustakîme).

(Bu istiane'n ile) bizi, SIRATI MUSTAKÎM'e hidayet et (ulaştır).

7. FÂTİHA – 7 Sırâtallezîne en’amte aleyhim gayril magdûbi aleyhim ve lâd dâllîn(dâllîne)

O yol (SIRATI MUSTAKÎM) ki; üzerlerine nimet verdiklerinin yoludur. Üzerlerine gadap duyulmuşların ve dalâlette kalmışların (Allah’a ulaşmayı dilemeyenlerin) yolu değil.

Allahû Tealâ'nın üzerine nimet verdiklerin kişiler kimlerdir diye baktığımız zaman karşımıza Nisâ Suresinin 69 âyeti kerimesi geliyor. Nisâ 69'da:

​"Kim Allahû Tealâ'ya ve resûle itaat ederse, işte onlar Allahû Tealâ'nın kendilerine nimet verdiği nebilerle, sıddıklarla, şehitlerle ve salihlerle beraberdir."

4/NİSÂ-69 Ve men yutiıllâhe ver resûle fe ulâike meallezîne en’amellâhu aleyhim minen nebiyyîne ves sıddîkîne veş şuhedâi ves sâlihîn(sâlihîne), ve hasune ulâike rafîkâ(rafîkan).

Ve kim, Allah'a ve Resûl'e itaat ederse, o taktirde işte onlar, Allah'ın kendilerine ni'met verdiği nebîlerle (peygamberlerle) ve sıddîklerle ve şehitlerle ve salihlerle beraberdirler. Ve işte onlar ne güzel arkadaştır.

​O zaman Fâtiha Suresinin 5 âyeti kerimesinden başlarsak (beş, altı, yedi): "Sadece sana kul oluruz" "ve istianeyi sadece senden isteriz". Namaz kılan herkes günde kırk küsür namazda rekatta Fâtiha'yı okuyor ve Fâtiha'da: "Allah'ım! Yalnız sana kul oluruz ve yalnız senden istiâne mürşidimiz isteriz." diyoruz.

​İstiânenin geçtiği âyet-i kerimelere baktığımız zaman, tam yedi tane âyet-i kerimede istiânenin mürşidin mutlaka Allahû Tealâ'dan istenmesi gerektiğini Allahû Tealâ bize beyan ediyor.

İSTİANE

1. FÂTİHA-5 (Allah'ım!) Yalnız Sana kul oluruz ve yalnız Senden İSTİANE (mürşidimizi) isteriz.

2. BAKARA-45 (Allah’tan) sabırla ve namazla istiane (özel yardım) isteyin. Ve muhakkak ki o (hacet namazı ile Allah’a ulaştıracak mürşidini sormak), huşû sahibi olanlardan başkasına elbette ağır gelir.

MÂİDE-35 Ey âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı, teslim olmayı dileyenler); Allah’a karşı takva sahibi olun ve O’na ulaştıracak vesileyi isteyin. Ve O’nun yolunda cihad edin. Umulur ki böylece siz felâha erersiniz.

3. BAKARA-153 Ey îmân edenler! Sabır ve namazla istiane (özel yardım) isteyin. Muhakkak ki Allah, sabredenlerle beraberdir.

4. NİSÂ-75 Ve size ne oluyor ki Allah’ın yolunda ve "Ey Rabbimiz! Halkı zalim olan bu kasabadan bizi çıkar ve katından bir velî ve katından bize bir yardımcı kıl (gönder)." diyen zayıf ve aciz erkekler, kadınlar ve çocuklar için savaşmıyorsunuz?

5. ARÂF-128 Musa (A.S) kavmine şöyle dedi: “Allah’tan yardım isteyin ve sabredin! Şüphesiz yeryüzü Allah’ındır. Kullarından dilediğini ona varis kılar. Ve sonuç (zafer) takva sahiplerinindir.”

ENBİYÂ-105 Andolsun ki; zikirden (Tevrat’tan) sonra Zebur’da, arza salih kullarımızın varis olacağını, yazdık.

6. YÛSUF-18 …Artık bundan sonrası (benim yapmam gereken şey) güzel (bir) sabırdır. Sizin anlattığınız şeye karşı istiane (yardım) istenecek olan (sadece) Allah’tır.”

7. ENBİYÂ-112 Dedi ki: “Rabbim hak ile hüküm ver. Ve bizim Rabbimiz, sizin (yanlış) vasıflandırmalarınıza rağmen yardım istenilen Rahmân (Allah)’dır.”

İşte FÂTİHA 5: Mürşidimizi Sen'den isteriz. Mürşidimizi Hacet namazı ile Bakara 45, 46'da Allahû Tealâ'dan istiyoruz. MÂİDE 35'te yine Hacet namazıyla vesileye Allahû Tealâ'dan diliyoruz. Bakara 13'te sabır ve namazla Allahû Tealâ'dan istenmesi gerektiğini buyuruyor: "Allahû Tealâ'dan yardım isteyin, istiâne isteyin ve sabredin." Enbiyâ 105'e ise yeryüzünün varisleri salih kullarımızdan olduğunu beyan ediyor.

​Fâtiha'ya dönecek olursak: Mürşidi Allahû Tealâ'dan istiyoruz. Neden mürşidimiz Allahû Tealâ'dan istiyoruz? Bizi sırat-ı müstakim ehdi sıratı müstakim, bu istiâne ile, yani bize göstereceğin mürşid ile bizi Sırat-ı Mustakîm'e hidayet et, ulaştır. Ve bu Allahû Tealâ'dan istiâne ile istediğimiz mürşidin bizi ulaştırılması Sırat-ı Mustakîm ulaştırılan, Sırat-ı Mustakîm de üzerlerine nimet verdiklerin yoludur. Yani Sırat-ı Mustakîm nebîler yolu olduğu, Sırat-ı Mustakîm sıddıklar yolu olduğu, Sırat-ı Mustakîm şehitler yolu olduğu, Sırat-ı Mustakîm salihler yolu olduğunu görüyoruz. İster nebîler, ister sıddıklar, ister şehitler, ister salihler; hepsini salih parantezine alırsak, Sırat-ı Mustakîm rahatlıkla "Salihlerin Yolu" olarak ifade edebiliriz.

​Şimdi Kur'ân-ı Kerim'de salihlerin geçtiği yedi tane âyeti kerime:

​Âli İmrân Suresinin 114 âyeti kerimesinde: Ehli kitabın hepsi bir değildir. Bunların içinde de Allah’a ve Yevmil Âhir'e imân eden maruf ve münkerden men eden, hayırlarda yarışan kişiler var. İşte onlar salihler.

SALİHLER

1. ÂLİ İMRÂN–114: Onlar, Allah’a ve yevmil âhire (ahiret gününe) îmân ederler, mâruf (irfan) ile emreder ve kötülükten nehyederler (men ederler) ve hayırlara koşarlar. İşte onlar, sâlihlerdendir.

2. NİS–69: Ve kim, Allah’a ve Resûl’e itaat ederse, o taktirde işte onlar, Allah’ın kendilerine ni’met verdiği nebîlerle (peygamberlerle) ve sıddîklerle ve şehitlerle ve sâlihlerle beraberdirler. Ve işte onlar ne güzel arkadaştır.

3. MÂİDE–84: Ve Rabb’imizin bizi, sâlihler kavmi ile beraber (cennete) dahil etmesini isterken, niçin biz, Allah’a ve Hak’tan bize gelene (Kur’ân’a ve Resûl’e) îmân etmeyelim?

4. A'RÂF–168: Ve yeryüzünde onları ümmetlere (topluluklara) ayırdık. Onlardan bir kısmı sâlihler ve bir kısmı bunlardan başkalarıdır (sâlih olmayanlar). Ve onları, hasenat ve seyyiat ile imtihan ettik ki; böylece (Allah’a) dönsünler diye.

5. İSR–25: Rabbiniz, nefslerinizde olanı (niyetinizi) daha iyi bilir. Eğer sâlihler olursanız, o taktirde muhakkak ki O, evvab olanlar (O’na yönelip, tövbe ederek ulaşanlar) için mağfiret edici olur.

6. ENBİY–105: Andolsun ki; zikrden (Tevrat’tan) sonra Zebur’da, arza sâlih kullarımızın varis olacağını, yazdık.

ANKEBÛT–9: Ve âmenû olanları (salâh makamına ulaşanları) ve salih amel (nefs tasfiyesi) yapanları, mutlaka salihlerin arasına dahil edeceğiz..

7. CİNN–11: Ve gerçekten biz, bir kısmımız salihleriz ve bizden bir kısmımız bunun dışında. Biz ayrı ayrı yollarda (olan topluluklar) olduk.

Öyleyse bir kere daha maruf ve münkerden men edenlerin üzerinde bulunduğu yol Allahû Tealâ'ya ulaştıran Sırat-ı Mustakîm ve onların da salihler olduğunu görüyoruz. Maruf ve münkerden men edenler hepsi bunlar salihler, Allahû Tealâ'nın irşada memur ve mezun kıldığı salih kullar.

Mâide 84: Biz Rabbimize talepte bulunuyoruz: Rabbimizin bizi salihler kavmiyle beraber cennete dahil etmesini istiyoruz. Niçin istiyoruz? Allah’a ve Haktan bize gelene (Kur'ân’a ve O’nun Resûl’üne) imân edelim diye. Bu olay ne zaman tahakkuk ediyor? Firavun’un Hz. Musa (A.S.) karşısına çıkardığı sihirbazlar var. Hz. Musa’nın (A.S.) mucizesine karşılık bunlardan bir kısmı O’na tâbî oluyor. İşte bu tâbî olanlar: "Allah bizi salihler kavmiyle beraber cennete dahil etmesini isterken, niçin Allah’a ve Haktan bize gelen Kur'ân’a ve Resûl’e imân etmeyelim?" diyorlar. Demek ki açıkça kimdir Sıratı Mustakîm’de olanlar, Salihlerin yolunda olanlar; Allah’a ve Resûl’üne imân edenlerdir.

​A'râf 168: İsrailoğulları'ndan Allahû Tealâ bahsederken, yeryüzünde onları ümmetlere, topluluklara ayırdık; onlardan bir kısmı salihlerdir, bir kısmı da bunlardan başkalarıdır. Salih olmayanlar, onları hasenat ve seyyiat ile imtihan ettik ki Allah’a dönsünler diye. Demek ki Allahû Tealâ yeryüzündeki insanları hasenat ve seyyiat ile imtihan ediyor ki dünya hayatını yaşarken ruhlarını Allah’a ulaştırsınlar.

​Enbiyâ 105: Yeryüzünün varisleri Salih kullarımızdır.

​Ankebût 9: Âmenû olup salah makamına ulaşanları, salih amel (nefs tezkiyesi) yapanları mutlaka salihler arasına dahil edeceğiz. Salihlerin arasına girebilmek, salihler yoluna ittiba etmekle gerçekleşir.

​Cin 11: Cinlerden de şöyle söylediklerini görüyoruz âyet-i kerimede: "Gerçekten bizden bir kısmımız salihlerdir ve bizden bir kısmımız bunun dışında ayrı ayrı yollarda bulunanlardanız."

​Öyleyse her devirde kurtuluşa ulaşanlar, onlar salah yolunu tutan, salihler yolu üzerinde bulunan insanlardır. İnsan ile Allah arasındaki ilişki muhtevasına baktığımız zaman, başlangıç noktasında herkeste on dokuz tane negatif özellik (afet) var. Bu on dokuz negatif özellik: Allah’ın katından gelen hidayetçilerin dâvetine muhatap olanlar, dâveti kabul etmedikleri takdirde (ki dâveti kabul etmeyenler âyetlere gâfil olanlardır), o zaman onlar şirktedir, küfürdedir, dalâlettedir, fıskdadır, isyandadır, fitnededirler. Sağır, dilsiz ve kördürler. Şeytanın kulu, dostudurlar; Sırat-ı Cahim'dedirler, dinde fırkalara ayrılmışlardır, birbirine düşmandırlar, takva sahibi değildirler, mümin değildirler, hidayette değildirler. Hepsinin gideceği yer cehennemdir.

ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEYENLERİN 19 NEGATİF ÖZELLİĞİ

1. Allah’ın âyetlerinden gâfildir. Yûnus-7 / Nahl-78

2. Şirktedir. Zumer-65

3. Küfürdedir. Sebe-20

4. Dalâlettedir. Ra’d-27

5. Fısktadır. Bakara-26

6. Cahildir (akletmeyendir). Bakara-13 / Bakara-142

7. Zalimdir (nefsine zulmedendir). Mâide-51 / İbrâhîm-27

8. İsyandadır. Yûnus-11

9. Fitnededir. A'râf-27 / Enfâl-28

10. Sağır, kör ve dilsizdir, ölüdür. Bakara 18-171 / Zuhrûf 40 / En’âm 39 -122 / 8-24

11. Şeytanın kulu ve dostudur. Bakara-257 / Zumer-17

12. Dinde fırkalara ayrılmıştır. En’âm-43

13. Sebîlel gayy’dadır. A'râf-146

14. Birbirine düşmandır. Âli İmrân-103

15. Amelleri boşa giden (hüsranda). Zumer-65

16. Gideceği yer cehennem. Mu’minûn-103 / A'râf-178

17. Takva sahibi değildir. Rûm-32

18. Mü'min değildir. Sebe-20

19. Hidayette değildir. Yûnus-45

​İşte dâveti kabul etmeyenler, şeytanın da onlara tesir etmek tiyle, şeytanın tesiriyle,, Allah’ın kutsal kitaplarda bildirdiği hakikatleri (Tevrat’ta, İncil’de, Kur'ân’da bildirdiği hakikatleri) iblis unutturmuş, onların yerini insanlara tesir etmek tiyle yanlışlarla ve zanlarla doldurmuştur. On dokuz tane zan, on dokuz tane hurâfe geleneksel din tatbikatına girmiş durumdadır.

​İşte bütün peygamberler, bütün resûller peygamberdir; nebî olmadan resûl olmaz, Allah peygamberlerden başkasına kitap indirmez, vahiy Peygamber Efendimiz (S.A.V) ile sona ermiştir, Allah görülmez vesaire... On dokuz tane hurâfe din tatbikatına girmiş; buna karşılık kutsal kitaplarda yer almasına rağmen din tatbikatından çıkarılan on dokuz tane kavram da İblis tarafından unutturulmuştur.

KUR’ÂN’A TERS DÜŞEN HURAFELER

ŞEYTANIN ÖĞRETTİKLERİ FUHŞİYAT VE MÜNKERDİR

BİDATLER - DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR.

1. Tüm Resûller peygamberdir.

2. Nebî olunmadan Resûl olunmaz.

3. Allah peygamberlerden başkasına âyet indirmez.

4. Vahiy, Peygamber Efendimiz (S.A.V) ile sona ermiştir.

5. Allah görülmez.

6. Nefs tezkiyesi kalbe nurların girmesiyle oluşmaz. Mürşidsiz de nefs tezkiyesi yapılabilir.

7. Allah ile kul arasına kimse giremez. Mürşide tâbiyeti şirktir.

8. Allah’a ulaşılamaz.

9. Hidayet de doğru yoldur, Sıratı Mustakîm de doğru yoldur.

10. Dinde zorlama vardır.

11. Dünyada rahat yoktur.

12. Kalbinde zerre kadar îmânı olan cehennemde cezası kadar yandıktan sonra cennete girer.

13. Şekil şartlarına riayet etmeyenlerin namazı kabul olmaz. Tecvide ve harflerin mahreçlerinden çıkışına telaffuza uymayan kıraatler kabul olmaz.

14. Kıyamet günü şefaat vardır.

15. Takva Allah’tan korkmaktır.

16. Ruh vücuttan çıkarsa kişi ölür. İrcîi emri bir ölüm emridir.

17. Yevmil ahir kıyamet günüdür.

18. Hayır da şerr de Allah’tandır.

19. “LÂ İLÂHE İLLALLÂH” diyen cennete girer.

İSLÂM’DAN KOPAN KUR’ÂN KAVRAMLARIYLA TARİKAT

DEVRİN İMAMININ ÖĞRETTİĞİ – MARUFU EMRETMEK

VE MÜNKERDEN NEHYETMEK

1. Resûl ve Nebî

2. Zikir ve Ehli Zikir

3. Hikmet

4. Teslim

5. Mürşîd

6. İhlâs

7. Ulûl'elbab

8. İrfan

9. Zühd

10. Birr

11. Nefs Tezkiyesi

12. Amilussalihat

13. Sıratı Mustakîm

14. Tövbe ve Mağfiret

15. Takva sahibi olmak

16. Allah’a ulaşmayı dilemek

17. Abd ve Abid

18. Âmenû olmak

19. Dalâlet

​Böyle olunca geleneksel din tatbikatı içerisinde olanlar, Sıratı Mustakîm’e ulaşamayanlardır, Salihlerin yoluna girmeyenlerdir. İnsan ile Allah arasında yirmi sekiz basamaklık İslâm merdiveni: Olaylar, olayların değerlendirilmesi ve sonuçta seçilmeyenler ile seçilenler olmak üzere insanlar iki gruba ayrılıyor.

BİRİNCİ 7'Lİ BASAMAK

7. Basamak:   EKİNNETİN KALDIRILMASI KEHF 57, FUSSİLET 5, HACC 54

6. Basamak:   VAKRANIN KALDIRILMASI İSRÂ 46, EN'ÂM 46

5. Basamak:   HİCAB-I MESTURENİN KALDIRILMASI ENFÂL 29, İSRÂ 45

4. Basamak:   ALLAH'IN RAHÎM ESMASI İLE TECELLİ ETMESİ YÛSUF 53, HÛD 118-119

3. Basamak:   ALLAH'A ULAŞMAYI DİLEMEK

Ruhun Allah'a Ulaşması 12 Defa Farz: NİSÂ 58, MÂİDE 7, EN'ÂM 152, YÛNUS 25, RAD 21, RÛM 31, LOKMAN 15, ZUMER 54, ŞÛRÂ 47, ZÂRİYÂT 50, MUZEMMİL 8, FECR 28

2. Basamak:   OLAYLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

Seçilenler: TEVBE 126, ŞÛRÂ 13, YÛNUS 7

Seçilmeyenler: NİSÂ 167-168-169, BAKARA 79

1. Basamak:   OLAYLARI YAŞAMAK BAKARA 216

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 22 Ekim 2026Son güncelleme: 22 Ekim 202611 dk okuma4