Muhterem Hocam, 14 asır evvel yaşayan sahâbeyi asrı saadete ulaştıran sevgi miydi?

Soru

Muhterem Hocam, 14 asır evvel yaşayan sahâbeyi asrı saadete ulaştıran sevgi miydi?

Cevap

Evet, Âli İmrân Suresinin 119. âyet-i kerîmesinde:

ÂLİ İMRÂN-119: Hâ entum ulâi tuhıbbûnehum ve lâ yuhıbbûnekum ve tû’minûne bil kitâbi kullih(kullihi), ve izâ lekûkum kâlû âmennâ, ve izâ halev addû aleykumul enâmile minel gayz(gayzi), kul mûtû bi gayzikum, innallâhe alîmun bi zâtis sudûr(sudûri).

İşte siz (mü'minler) böylesiniz, siz onları seversiniz ve onlar sizi sevmezler ve siz kitabın tamamına îmân edersiniz. Ve sizinle karşılaşınca "biz îmân ettik" dediler, yalnız kaldıkları zaman, size karşı öfkelerinden parmak uçlarını ısırdılar. De ki: "Öfkenizden ölün."Muhakkak ki Allah, sinelerde olanı en iyi bilendir.

14 asır evvel bütün sahâbe Allah’a ulaşmayı dilemişler.

PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.V) VE SAHÂBENİN (MUHACİR VE ENSARIN) YAŞADIĞI 7 SAFHA İSLÂM

BAKARA–151: Nitekim size, aranızda (görev yapmak üzere), sizden bir Resûl (Peygamber) gönderdik ki, (A) âyetlerimizi size tilâvet etsin (okuyup açıklasın) ve (B) sizi (nefsinizi) tezkiye (ve tasfiye) etsin, © size Kitap’ı (Kur’ân-ı Kerim’i) ve (D) hikmeti öğretsin ve (E) (hikmetin özü olan) bilmediğiniz şeyleri öğretsin.

(A) - Âyetlerin Tilaveti

1 - Allah’a Ulaşmayı Dilemek

ZUMER–17: Ve onlar ki; tağuta kul olmaktan içtinap ettiler. Çünkü Allah’a yöneldiler (Allah’a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır...

ENFÂL–29: Ey âmenû olanlar! Allah’a karşı takva sahibi olursanız size furkân sahibi kılar! Ve sizden (sizin) günahlarınızı örter ve size mağfiret eder...

2 - 12 İhsanla Mürşide Tâbî Olmak

MUMTEHİNE–12: ...sana tâbi olmak için geldikleri zaman, artık onların biatlerini kabul et ve onlar için Allah’tan mağfiret dile...

(B) - Nefs Tezkiyesi

3 - Ruhun Allah’a Teslimi

RA’D–21: ...Allah’a ulaştırılmasını emrettiği şeyi (ruhlarını), O’na (Allah’a) ulaştırırlar. Ve Rablerine karşı huşû duyarlar...

(C) - Kitabın Öğretilmesi

4 - Fizik Vücudun Allah’a Teslimi

ÂLİ İMRÂN–20: ...de ki; “Ben ve bana tâbi olanlar vechimizi (fizik vücudumuzu) Allah’a teslim ettik.” O kitap verilenlere ve ümmîlere: “Siz de vechinizi (fizik vücudunuzu) (Allah’a) teslim ettiniz mi?” Eğer teslim ettilerse, o takdirde, hidayete ermişlerdir...

(D) - Hikmetin Öğretilmesi

5 - Nefsin Allah’a Teslimi

ZUMER–18: Onlar, sözü işitirler, böylece onun en ahsen olanına tâbi olurlar. İşte onlar, Allah’ın hidayete erdirdikleridir. Ve işte onlar; onlar ulûl’elbabtır (daimî zikrin sahipleri).

6 - İrşada Ulaşmak

BAKARA–139: De ki: “Allah hakkında bizimle mücadele mi ediyorsunuz? Ve O, bizim de Rabbimizdir, sizin de Rabbinizdir. Ve bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz de size aittir. Ve biz, O’na muhlis olanlarız (dini O’na hâlis kılanlarız).

HUCURÂT–7 ...Allah, size îmânı sevdirdi ve onu kalplerinizde müzeyyen kıldı. Küfrü, fıskı ve isyanı size kerih gösterdi. İşte onlar, onlar irşad olanlardır.

(E) - Hikmetin Ötesi

7 - İradeyi Allah’a Teslim Etmek

TEVBE–100: O sabikûn-el evvelîn (evvelki hayırlarda yarışanlardan salâh makamında iradesini Allah’a teslim ederek irşada memur ve mezun kılınanlar): Onların bir kısmı muhacirinden bir kısmı ensardan ve bir kısmı da onlara ihsânla tâbi olanlardandı...

Zumer Suresi'nin 17. âyet-i kerîmesinde Allahû Tealâ buyuruyor: Mürşidlerine ulaşmışlar. Mümtehine Suresi'nin 12. âyet-i kerîmesi, Fetih Suresinin 10. âyet-i kerimesi: Yeminlerini, misaklarını, ahdlerini yerine getirmişler. Hepsi cennet saadetinin sahibi olmuşlar. Sonra daimî zikrin, irşadın ve teslimin sahibi olmuşlar.

Dünya saadetinin sahibi olmuşlar. Bu yüzden o döneme Asr-ı Saadet deniyor. Ne ile yapmışlar bunu? Sevgiyle yapmışlar. Onlar Kur’ân-ı Kerîm’in bütününe îmân ediyorlardı. O Kur’ân onlara sevmeyi öğretti. Başkalarını kendilerinden daha çok sevmeyi öğretti.

Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V), Hz. Ömer’e: “Beni ne kadar seviyorsun?”

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Tirmizî, Emsal, 1; (Hadîs No: 2861); Darimi, Mukaddime, 2.

Hz. Ömer (R.A): “Ey Allah’ın Resûl’ü! Nefsim hariç, seni herşeyden daha çok seviyorum” dedi. Bunun üzerine Resûlullah (S.A.V) şöyle buyurdu: “Hayır! Allah’a yemin olsun ki, Beni nefsinden daha çok sevmedikçe (kâmil) îmân sahibi olamazsın.” Bunun üzerine Hz. Ömer (R.A): “Seni nefsim de dahil herşeyden daha çok seviyorum.” dedi. Resûlullah (S.A.V) ise şöyle buyurdu: “Şimdi kâmil îmân sahibi oldun.”

Öyleyse başkalarını kendi nefsimizden daha çok sevmeliyiz. Onlar için çalışmalı kendimiz tüketmeliyiz. Sahâbe bunu gerçekleştirdi, böyle yaşadılar.

Öyleyse görüyoruz ki Âli İmrân Suresi’nin 119. âyet-i kerîmesi: “Siz sizi sevmeyenleri seversiniz. Çünkü siz kitabın bütününe îmân edersiniz.”

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 20 Ekim 20264 dk okuma0