Muhterem Hocam, 20 gün önce annemi açık kalp ameliyatı sonrası kaybettik. Başka bir hastaneye veya doktora götürseydik ya da ameliyat ettirmeseydik sonuç değişir miydi? Bunu düşünm
Soru
Muhterem Hocam, 20 gün önce annemi açık kalp ameliyatı sonrası kaybettik. Başka bir hastaneye veya doktora götürseydik ya da ameliyat ettirmeseydik sonuç değişir miydi? Bunu düşünmek kaderi sorgulamak olur mu?
Cevap
Hayır, hayır, sevgili kardeşlerim. Hiçbir zaman. Yani insanlar sonuçları sebep olarak düşündükleri için bu noktaya, bu yanlış düşünceye ulaşıyorlar. Ölüm kaderdir. Annen için o saniye, o vakit, o mekânda mutlaka ölüm gerçekleşecekti. Başka bir hastaneye götürseydin de o hastaneden tekrar oraya gelip orada emaneti teslim edecekti. Ölüm için bakın Rabbimizin âyetleri var: "Ne bir saniye ileri ne bir saniye geri."
ÖLÜM ZAMAN VE MEKÂN OLARAK BELLİ
1. ÂLİ İMRÂN-145: Ve bir kimsenin, Allah’ın izni olmadan ölmesi olmamıştır (olamaz), o (ölüm), süresi tayin edilmiş bir yazıdır…
2. ÂLİ İMRÂN-154: …İçlerinde sana açıklamadıkları bir şey saklıyorlar. “Bu emirden bize bir şey olsaydı, burada öldürülmezdik.” diyorlar. Eğer siz, evlerinizde bile olsaydınız, üzerlerine katl (öldürülmeleri) yazılmış olanlar, yatacakları (ölüp düşecekleri) yere mutlaka çıkıp giderlerdi…
3. ÂLİ İMRÂN-156: Ey âmenû olanlar! Siz, yeryüzünde sefere çıkmış veya gâzi olan kardeşleri için: “Eğer bizim yanımızda olsalardı ölmezler ve öldürülmezlerdi.” diyen kâfirler gibi olmayın! Allah, bunu onların kalplerinde bir hasret (pişmanlık) kılmak için yaptı. Ve Allah yaşatır ve öldürür…
4. ÂLİ İMRÂN-168: Onlar (münafıklar), kendileri oturdukları halde, savaşa katılan kardeşleri için: “Eğer bize itaat etselerdi, öldürülmezlerdi.” dediler. (Onlara) de ki: “Eğer sâdık kimselerseniz, haydi ölümü kendinizden savın.”
5. NAHL-28: Melekler, nefslerine zulmedenleri vefat ettirecekleri onlar teslim olurken: “Biz, bir kötülük yapmadık.” dediler. Hayır, muhakkak ki Allah, yapmış olduğunuz kötü amelleri en iyi bilendir.
NAHL-32: Melekler, onları tayyip bir şekilde vefat ettirirler. Onlara: “Selâm üzerinize olsun. Yapmış olduğunuz âmeller sebebiyle cennete girin.” derler.
6. NAHL-61: Ve eğer Allah, insanları zulümleri sebebiyle sorgulayıp (derhal) cezalandırsaydı, onun üzerinde yürüyen canlılardan bir canlı bırakmazdı. Ve fakat onları, belirli bir zamana kadar tehir eder. Artık onların ecelleri geldiği zaman ne bir saat tehir edilir ne de evvele alınır.
7. MUNÂFİKÛN-11: Ve Allah, hiçbir nefsi (hiçbir kimseyi) eceli geldiği zaman asla tehir etmez (ertelemez). Ve Allah, sizin yaptıklarınızdan haberdar olandır.
Meselâ Munâfıkûn Suresinin 11. âyet-i kerimesinde: "Allah hiçbir nefsi, hiçbir kimseyi eceli geldiği zaman asla tehir etmez." Bütün doktorlar da annenin başına toplansaydı asla mani olamazlardı.
Nahl 61'de: "Artık onların ecelleri geldiği zaman ne bir saat tehir edilir ne de evvele alınır." Ama eğer henüz annenin ömrü olsaydı, yaşama dizaynı olsaydı bir sebep olurdu. Başka bir yere götürmen gerekirdi. Ama yine de ölüm vakti, mekânı ve zamanı itibariyle belirlendi. Herkes için aynı.
Dolayısıyla bu düşünce, “Başka bir hastaneye ve doktora götürseydik, ameliyat ettirmeseydik.” bunlar hepsi tamamen yanlış düşünceler. Neden yanlış düşünce? Çünkü olmuş bir olayı sorguluyorsun. Hâlbuki Allah'a göre o gerçekleşmiş, bitmiştir. Zamanı geri getirmek mümkün değil. Ve tamamen bu tip düşünceler bizi zikirden alıkoyuyor.
O zaman bu âyetleri incelersen kalbin mutmaîn olur. Kaderi düşünmek bu şekilde sorgulamak mıdır? Hayır. Geldi aklına. Ama aklına geldiği zaman bu âyetleri öğrenmen için gelmeli. Böyle bir düşünce geldiği zaman hemen bu âyetleri anımsa. Kalbin mutmain olsun inşaallah. Allah razı olsun.
Bunu düşünmek kaderi sorgulamak mıdır? Değil. Yani biz doğruyu öğrenmek istiyorsak mutlaka artısını, eksisini düşünmemiz lâzım. Ama sonuçta Allah bizi nereye getiriyor? Allah'ın o konudaki hakikâtine götürüyor. İşte biz de size bu âyetleri gösteriyoruz. Allah razı olsun.
“Bütün hakikatler Allah'tandır. “El-hakku min rabbike.” Hak Rabbindendir. Sakın şüphe edenlerden olma.”