Muhterem Hocam, 23.09.2003 tarihli Miraç Kandili sohbetinde “Tayyî mekân olayı, Miraç olayı "bast-ı zaman" içerir. Çünkü çıkış ve geri dönüş vardır.” cümlesinde geçen “bast-ı” kelimesi neyi ifade ediyor? Yani zamanın devreden çıkmasını mı anlatıyor?
Soru
Muhterem Hocam, 23.09.2003 tarihli Miraç Kandili sohbetinde “Tayyî mekân olayı, Miraç olayı "bast-ı zaman" içerir. Çünkü çıkış ve geri dönüş vardır.” cümlesinde geçen “bast-ı” kelimesi neyi ifade ediyor? Yani zamanın devreden çıkmasını mı anlatıyor?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, bast-ı zaman; zamanın sıfırlanmasını, Tayyî mekân da mekânın sıfırlanmasını ifade ediyor. Miraç olayı herşeyden evvel bir tayyî mekân olayıdır. Yani eğer mekânda, ona bağlı bir vasıtayla gidilecek olursa, o zaman süreler devreye girer. Fakat tayyî mekân söz konusuysa, mekânın ortadan kaldırılması, sıfırlanması söz konusuysa anında kişi hemen orda vukuu buluyor.
Örneğin rüyada olduğunu bilen bir kişi, eğer neyi düşünürse onu düşündüğüne anında uçarak ulaşır. Bu aynı zamanda bast-ı zamanı da içerir. Yani zamanın da sıfırlanmasını içeriyor. Bu düşüncemiz de bunu içeriyor ama tabiî düşünce hiçbir zaman, zamanı sıfırlamıyor. Çıkış ve geri dönüş bir fizik vücut tayyî için, oksijen olmayan ortamları geçerek Allah’ın Zât’ına ulaşmak, Allah’ın huzurunda O’nunla konuşmak ve tekrar aşağıya inmek, fizik standartlara göre normal ölçülerde pek oluşması mümkün olmayan olaylardır. Bu sebeple bast-ı zaman da mutlaka devreye girmiştir.
Allahû Tealâ Kur’ân-ı Kerîm’de Hz. Süleyman (A.S)’ın üç hızından bahsediyor. “Emrine rüzgârı verdik” dediği olay budur. Hz. Süleyman (A.S)’da nefs tayyî mekânı da, ruh tayyî mekânı da ve fizik vücut tayyî mekânı da olmuştur. Evet Hz. Süleyman (A.S) için her rüya bir nefs tayyî mekânıdır. Ruh tayyî mekânı da kişi irşada memur ve mezun kılındığı zaman gerçekleşir. Fizik vücut tayyî mekânı da yine aynı şekilde gerçekleşmiş oluyor. Gittiği yere ruh vücuduna örtü olmak suretiyle tekrar gidebiliyor.