Muhterem Hocam, 60 yaşındayım. Eşim çok hasta. Oğullarım beni üzüyor. Maddi sıkıntılar yaşıyorum. Bu durumdan nasıl kurtulabilirim diyen bir takipçimize ne buyurursunuz?

Soru

Muhterem Hocam, 60 yaşındayım. Eşim çok hasta. Oğullarım beni üzüyor. Maddi sıkıntılar yaşıyorum. Bu durumdan nasıl kurtulabilirim diyen bir takipçimize ne buyurursunuz?

Cevap

Sevgili kardeşlerim, hayat bir imtihandır. Kim için imtihan, kim için azap? Allah’a ulaşmayı dileyen ve mürşidine tâbî olanlar için bir imtihan, dilemeyen ve tâbiiyetini gerçekleştirmeyenler için ise bir azaptır. Bu kardeşimiz 60 yaşında, eşi hasta; hastalık bir imtihan olabilir. Oğulları onu üzüyor. Peki neden üzülüyor? Üzülüyorsak orada nefsimiz vardır. Oğulları sadece bir sebeptir. Asıl mesele beklentidir.

İnsanların yaşadığı sıkıntıların önemli sebeplerinden biri beklenti içinde olmaktır. “Oğlumdan beklerim, eşimden beklerim” deriz. Ama Allahû Tealâ ne buyuruyor? “Onlardan değil, Benden isteyin.” diyor.

Şimdi kardeşimiz burada çocuğunu sebep göstererek "beni üzüyorlar" diyor. Halbuki belli ki eksikliği var. Olabilir. Ve o çocuğundan bir beklenti içinde. Çocuğu Allah izin verdiği süre içerisinde neye sahip olursa olsun babasına bir fayda verebilir mi? Hayır.

İşte Allahû Tealâ ibret-i âlem olsun diye diyor ki; "Ey İnsanlar! Bütün insanlar bir araya gelseler size fayda vermeye kalksalar, sadece Allah'ın izin verdiği kadar fayda sağlayabilir. Bütün insanlar bir araya gelseler size karşı zarar vermeye kalksalar sadece Allah’ın izin verdiği kadarı zarar verebilirler." O zaman eğer kanun buysa sevgili kardeşlerim, biz kime rağbet edeceğiz? Oğlumuza mı, eşimize mi? Hayır. Allah’a yönelmeliyiz. Olmayanı kimden istemeliyiz? Allah’tan istemeliyiz.

Bu kardeşimiz bu durumdan kurtulabilir mi? Evet, kurtulabilir. Kalben Allah’a ulaşmayı dileyecek, tövbesini Allah'ın kendisi için tayin ettiği mürşidden alacak. Sonra da zikre sarılarak "Allah, Allah" diye zikrederek Allah’tan isteyecektir. Çok kısa bir süre içerisinde 7-8 aylık süre içerisinde, Allah onu o mutsuzluktan kurtarıp, mutluluğa ulaştıracak. Çünkü Allah’ın vaadi (garantisi) var.

89/FECR-27 Yâ eyyetuhân nefsul mutmainnetu.

Ey mutmain olan nefs!

89/FECR-28 İrciî ilâ rabbiki râdıyeten mardıyyeten.

Rabbine dön (Allah’tan) razı olarak ve Allah’ın rızasını kazanmış olarak!

89/FECR-29 Fedhulî fî ibâdî.

(Ey fizik vücut!) O zaman, (nefsini tezkiye ettiğin ve ruhunu Allah’a ulaştırdığın zaman Bana kul olursun) kullarımın arasına gir.

89/FECR-30 Vedhulî cennetî.

Ve cennetime gir.

Fecir 27-30’da “Ey mutmain olan nefs! Sen Rabbinden razı, Rabbin senden razı olarak dön.” buyrulmaktadır. O zaman bu kardeşimiz de gerçekten Allah’ın kendisine verdiğine razı olur mu? Razı olduğu zaman çocuğundan şikâyet eder mi? Hayır. Herşey o kadar mükemmel bir şekilde Kur’ân’da tarif edilmiş, ifade edilmiş. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 19 Ekim 2026Son güncelleme: 19 Ekim 20262 dk okuma0