Muhterem Hocam, affetmek her durumda doğru mudur? Kişi kendisine yapılan bir haksızlığı affettiğinde suç işleyenlerin başkalarına da zarar vermesine sebep olmuş olmaz mı? Adalet ve
Soru
Muhterem Hocam, affetmek her durumda doğru mudur? Kişi kendisine yapılan bir haksızlığı affettiğinde suç işleyenlerin başkalarına da zarar vermesine sebep olmuş olmaz mı? Adalet ve affetme arasındaki denge nasıl kurulur?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, affetmek kişinin kendisiyle alakalı olan bir konu.
İnsan sosyal bir mahlûktur. Başka insanlarla birlikte yaşar. İkili ilişkilerde Allahû Tealâ bize affetmeyi emrediyor.
Nitekim Allah Resûl’üne emrederken A’râf 199’da bizzat Resûlullah’a hitap ediyor: "Sen affet." diyor.
7/ARÂF-199 Huzil afve ve’mur bil urfi ve a’rıd anil câhilîn(câhilîne).
Affı ahzet (affı kendine usül edin) ve irfanla emret ve cahillerden yüz çevir.
Öyleyse bu hitap aslında Resûlullah’a ama aynı zamanda hepimize, bize de Kur’ân’la sesleniyor. Diyor ki: "Siz de Resûlünüz gibi affedin. Affedin ve peşinden ve ma’rufla emredin."
İşte ma’rufla emretmek aslında kötülüğe karşı hayırla mukabele etmektir.
Şimdi her olayda Allahû Tealâ biliyor, olaya şahit ve olay ne olursa olsun ya Allah’ın izni, ya Allah’ın takdiriyle gerçekleşiyor. Diyelim ki A, B’ye tokat attı. Orada bu ikiliye şahit olan Allah’tır. Allah anında Kendisine düşeni yapıyor. Nedir o yaptığı şey Allahû Tealâ'nın? Seriül hisap olarak A ile B arasındaki ihtilafı adaletle gerçekleştiriyor. Ne yapıyor? Hemen o slaytımızı gösterelim. Bu âyette kalsın.
KÖTÜLÜK (ŞERR) YAPARSA
TOKAT ATAN KİŞİ ZULÜM YAPTIĞI İÇİN DERECAT KAYBEDER.
TOKAT YİYEN KİŞİ ZULME UĞRADIĞI İÇİN DERECAT KAZANIR.
KÖTÜLÜĞE KARŞI KÖTÜLÜK (KISAS) YAPARSA
TOKAT ATAN KİŞİ TOKAT YERSE DERECAT KAZANIR.
TOKAT YİYEN KİŞİ KARŞILIK VERİRSE DERECAT KAYBEDER.
KÖTÜLÜĞE KARŞI SESSİZ KALIRSA (AF)
CÂSİYE-14: ...(Allah’ın) cezalandıracağı kavmi bağışlasınlar.»
TOKAT ATAN KİŞİ ZULÜM YAPTIĞI İÇİN YİNE DERECAT KAYBETMİŞ OLUR.
TOKAT YİYEN KİŞİ AFFETTİĞİ İÇİN YİNE DERECAT KAZANIR.
KÖTÜLÜĞE (ŞERRE) İYİLİKLE MUKABELE EDERSE
FUSSULET-34: Hasene ve seyyie, eşit değildir. (Kötülüğü) en güzel şekilde karşıla. O zaman seninle arasında düşmanlık olan kişi, samimi bir dost gibi olur.
TOKAT ATAN KİŞİ ZULÜM YAPTIĞI İÇİN KAYBETTİĞİ DERECAT İLE KALIR.
TOKAT YİYEN KİŞİ AFFETMESİ YANINDA, İYİLİKLE KARŞILIK VERİRSE YİNE DERECAT KAZANIR.
A, B’ye tokat attığı zaman her ikisinin üzerindeki 4 tane melek, Kirâmen Kâtibîn melekleri. Evet. Bakın A, B’ye tokat attı. İkisinin üzerinde Allah şahit ve Allahû Tealâ hemen anında devreye giriyor. Kısası gerçekleştiriyor.
Şeriat kıssası, yani Kur’ân-ı Kerim’in hükmü bu. Kötülüğe karşı kötülük. Allahû Tealâ bu emri vermiş. Kötülüğe karşı kötülük.
Diyelim ki Bu şekilde oldu. Zalim derecât kaybediyor. Mazlum derecât kazanıyor. Anında adaleti gerçekleştiriyor.
Ama şimdi gelelim iki tarafa. Allah Kendisine düşeni yaptı, adaleti yerine getirdi. Ama şimdi kul acaba ne yapacak? Kul da Allah’ın kendisine emrettiğini... Allah Kur’ân-ı Kerim’de diyor ki, sen affet, diyor. Affederse kazandığı derecâtı kasada tutar, kaybetmez. Affettikten sonra bu sefer bir kere daha ona bir imkân tanır. Neden imkân tanır? Kısası tatbik etmediği için affettiği için.
Bu sefer de Allahû Tealâ diyor ki, “Sen kötüye karşı hayırla mukabele et.” Yani o zalimi de zulmünden kurtarmaya çalış.
Çünkü sonuçta Allah bizi niçin yaratıyor? Allah için. Allah için olmak. Başkaları için yaşamak. Başkaları için yaşamak. O kişi nefsine uyarak o zulmü yaptığı zaman biz seyirci mi kalacağız, yoksa ondan yana onu, o yaptığı zulümden mi kurtaracağız? Allah bize şunu söylüyor. Diyor ki "Onu o zulümden kurtarın. Zalime de yardım edin, mazluma da yardım edin." Mazluma yardım etmek sabır. İşte o da affediyor, sabrediyor. Ama zalime yardım etmek, kötüye karşı hayırla mukabele etmek suretiyle onu o zulmünden kurtarmak. Allahû Tealâ dizaynı bu şekilde gerçekleştiriyor.
"Şimdi affetmek her durumda bu şekilde doğru mudur?" Evet. Herkes için ikili ilişkileri de doğrudur. Çünkü o zulmü yapan kişi zaten derecât kaybetmiştir. O kişi derecât kazanıyor. Kazandığını kaybetmek istemiyor. Yetmez. Allah’ın kendisine emri bu: Bu zulme uğradıktan sonra sabır göstermek, affetmek. Peşinden de o zalim, kendisine tokat atan kişiyi de zulmünden kurtarmak.
Öyle olunca evet, biz bu şekilde affetmeliyiz inşaallah. "Adalet ve affetme arasındaki denge nasıl kurulur?" Bu şekilde inşaallah.