Muhterem Hocam, aile hayatında çocuklarımızla olan ilişkilerimizde tahakküm olmalı mıdır?
Soru
Muhterem Hocam, aile hayatında çocuklarımızla olan ilişkilerimizde tahakküm olmalı mıdır?
Cevap
Suali bir kere daha tekrar edecek olursak "Aile hayatında çocuklarımızla olan ilişkilerimizde tahakküm olmalı mıdır?" Hayır, hükmetmek sadece Allah'a mahsustur. Resûlullah (S.A.V) Efendimiz'in buyurduğu: “Anne babanın çocuğuna bırakacağı en büyük miras, İslâmî terbiyedir.”
Resûlullah (S.A.V) Efendimiz: "0–7 yaş arasında çocuklarınıza emrediniz" Bu Allah sevgisini içeriyor. "7–14 yaş arasında da Allah için yapılan amellerin onlarla birlikte yapılmasını" tavsiye ediyor. "14 yaşın ve üstü ise sadece nasihat ediniz."
Ve Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) “Ed dînü'n nasîhatün, ed dînü'n nasîhatün, ed dînü'n nasîhatün” deyince, kimler için nasihat? Allah için. Öyleyse görüyoruz ki Allahû Tealâ nasihat ediyor, zorlamıyor, tahakküm etmiyor.
HADÎS-İ ŞERİF Kaynak: Müslim, İmân 95. Ayrıca bk. Buhârî, İmân 42; Ebû Dâvûd, Edeb 59; Tirmizî, Birr 17; Nesâî, Bey‘at 31, 41. “Din nasihattir” Sahâbe: Kimin için nasihattir? diye sordu. Peygamber Efendimiz (S.A.V): “Allah, Kitabı, Resûlü, mü'minlerin yöneticileri ve tüm Müslümanlar için nasihattir”
Allah’ın Kitabı için nasihat, Allah’ın Kitabı'nda da tahakküm ediniz emri yok. Allah’ın resûlleri için nasihat; Allah'ın resûlleri de insanlara tahakküm etmiyor. Mürşidler için de nasihat; mürşitler de insanlara tahakküm etmiyor. Bütün müslümanlar için nasihat; müslümanların da (Allah'a teslim olanların da) tahakküm etmemesi lazım. Görüyoruz ki hiçbir noktada Allahû Tealâ tahakküme geçit vermiyor. Tahrîm Sûresi'nin 6. âyet-i kerimesinde:
66/TAHRÎM-6 Yâ eyyuhâllezîne âmenû kû enfusekum ve ehlîkum nâren vakûduhân nâsu vel hicâretu aleyhâ melâiketun gılâzun şidâdun lâ ya’sûnallâhe mâ emerehum ve yef’alûne mâ yu’merûne. Ey âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı dileyenler)! Yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten kendinizi ve ailenizi koruyun. Onun üzerinde çok güçlü ve çok sert (acımasız) melekler vardır. Allah’ın onlara emrettiği şeyde, Allah’a asi olmazlar ve emrolundukları şeyi yaparlar.
Allahû Tealâ buyurur: “Ey îmân edenler! Yakıtı insan ve taşlardan olan ateşten evvela kendinizi ve sonra evlatlarınızı koruyun.” Öyleyse herşeyden önce her doğan çocuk İslâm fıtratıyla doğar. Anne babası onu Yahudi, Mecûsî veya putperest yapıyor. O zaman anne baba çocuğunu Yahudi, Mecûsî veya putperest yapıyorsa öncelikle anne babanın dînî yaşaması lazım.
Allah’a ulaşmayı dileyip, mürşidine tâbî olması lazım. Ve bu Allah'a ulaşmayı dileyen mürşidine tâbî olan anne baba da elde ettiği bu İslâmî mirası çocuğuna geçirtmesi bu konuda yetiştirmesi gerekir.
Allahû Tealâ buyurur: “Ey iman edenler! Yakıtı insan ve taşlardan olan ateşten evvela kendinizi ve sonra evlatlarınızı koruyun.” Öyleyse herşeyden önce her doğan çocuk İslâm fıtratıyla doğar. Anne babası onu Yahudi, Mecûsî veya putperest yapıyor. O zaman anne baba çocuğunu Yahudi, Mecûsî veya putperest yapıyorsa öncelikle anne babanın dini yaşaması lazım.
Allah’a ulaşmayı dileyip, mürşidine tâbiî olaması lazım. Ve bu Allah'a ulaşmayı dileyen mürşidine tabi olan anne baba da elde ettiği bu İslâmî mirası çocuğuna geçirtmesi bu konuda yetiştirmesi gerekir.