Muhterem Hocam, aileme Kur'ân-ı Kerim'in adaleti gibi davranmalarını ve şerrin karşılığında hayırla mukabele etmelerini söylüyorum. Bana kızıyorlar. “Sen karşı tarafı hep destekliy
Soru
Muhterem Hocam, aileme Kur'ân-ı Kerim'in adaleti gibi davranmalarını ve şerrin karşılığında hayırla mukabele etmelerini söylüyorum. Bana kızıyorlar. “Sen karşı tarafı hep destekliyorsun, bizi hiç savunmuyorsun.” diyorlar. Ne yapmam gerekiyor? Nasıl doğru davranışlar sergilemem lazım?
Cevap
Aslında doğru davranıyorsun. Zaten bir ihtilaf söz konusuysa Allahû Tealâ anında adaleti gerçekleştiriyor. A ve B düşünelim: A, B’ye zulmetmiştir. Anında Allahû Tealâ A’nın kaybettiği derecatı B’ye yazıyor. Ve adaleti Allahû Tealâ gerçekleştiriyor. Ama bize düşen, bir kere daha derecat kazanmak. Eğer yapılanı affedersek, eğer yapılan kötülüğe iyilikle mukabele edersek o zaman kesintisiz bir mutluluğu yakalayabiliriz. Allah’ın da bizden istediği bu. Amaç üzüm yemek; amaç bağcıyı dövmek değil.
Öyleyse sen aslında doğru davranıyorsun. ""Ailene Kur’ân-ı Kerim’in adaleti gibi davranmalarını ve şerrin karşılığında hayırla mukabele etmelerini söylüyorum." diyorsun. Şerrin karşısında zaten karşı taraf şer işlemişse, yanlış olduğunu söylüyorsan, Allahû Tealâ anında adaleti gerçekleştiriyor ve sana derecat kazandırıyorsa, sen de tekrar kötülüğe karşı kötülükle mukabele edersen aynı yanlışı sen yapmış olursun.
Ama Allah Resûlü (S.A.V) hadisinde buyuruyor ki: “Zarara zararla karşılık vermeyin. Zulme zulümle karşılık vermeyin. Zalime de mazluma da yardım edin.”
HADÎS-İ ŞERÎF
Kaynak: İbn Mâce, Ahkâm, 17; Muvatta’, Akdiye, 31.
"Zarar vermek ve zarara zararla karşılık vermek yoktur."
Eğer yapmak istiyorsak o zaman senin davrandığın gibi davranmak durumundayız. Tabi ailenin bunu benimseyebilmesi, Allah’a ulaşmayı dilemesine ve tövbelerini almasına bağlı. Sen hem bu olayları bu şekilde gerçekleştir hem de onları Allah’a yöneltmek istikametinde nasihatte bulun inşaallah. Örnek ol onlar için. Allah razı olsun.