Muhterem Hocam, akledecek olan, yani idrak edecek olan müessese beynimiz midir?

Soru

Muhterem Hocam, akledecek olan, yani idrak edecek olan müessese beynimiz midir?

Cevap

Hayır. Akledecek olan, idrak edecek olan kalbimizdir.

Nitekim Hacc Suresinin 46. âyet-i kerimesinde: “Onlar yeryüzünde dolaşmadılar mı ki? Onların onunla akıl ettikleri kalpleri, onunla işittikleri kulakları... Fakat baş gözleri kör olmaz. Lâkin sinedeki kalpler kör olur.”

22/HACC-46: E fe lem yesîrû fîl ardı fe tekûne lehum kulûbun ya’kılûne bihâ ev âzânun yesmeûne bihâ, fe innehâ lâ ta’mâl ebsâru ve lâkin ta’mâl kulûbulletî fîs sudûr(sudûri).

Onlar, yeryüzünde dolaşmadılar mı ki onların, onunla akıl ettikleri kalpleri ve onunla işittikleri kulakları olsun. Fakat baş gözleri kör olmaz. Lâkin sinelerdeki kalpler kör olur.

Beynimizde işitme merkezi var, görme merkezi var. İşitme, görme beyinle alâkalı bir konudur. Ama idrak kalbin işidir. Dolayısıyla akıl edecek olan yani idrak edecek olan müessese beynimiz değil, kalbimizdir.

Hacc Suresinin 54. âyet-i kerimesinde kalplerin ekinnetini alıp yerine ihbât sistemi konarak kalplerin mutmain olması için, yani kalplerin mutmain olması ancak idrak etmekle gerçekleşen bir vurgudur.

22/HACC-54: Ve li ya’lemellezîne ûtûl ilme ennehul hakku min rabbike fe yu’minû bihî fe tuhbite lehu kulûbuhum, ve innallâhe le hâdillezîne âmenû ilâ sırâtın mustakîm(mustakîmin).

Ve kendilerine ilim verilenlerin, onun (irşad makamının, Velî Resûl'ün, Nebî Resûl'ün) söylediklerinin Rabbinden bir hak olduğunu bilmeleri, O'na îmân etmeleri, onların kalplerinin O'nu (Allah'ı) idrak etmesi (kalplerinden ekinnetin alınıp yerine ihbât sistemi konarak kalplerin mutmain olması) içindir. Muhakkak ki Allah, âmenû olanları (Allah'a ulaşmayı dileyenleri) mutlaka Sıratı Mustakîm'e hidayet edendir.

İdrak olayı kalple oluşan bir olaydır. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 24 Ekim 2026Son güncelleme: 24 Ekim 20262 dk okuma0