Muhterem Hocam, Âli İmrân Suresi 39, 40, 41, 42, 43 âyetlerini açıklar mısınız?
Soru
Muhterem Hocam, Âli İmrân Suresi 39, 40, 41, 42, 43 âyetlerini açıklar mısınız?
Cevap
"3/ÂLİ İMRÂN-39 Fe nâdethul melâiketu ve huve kâimun yusallî fîl mihrâbi, ennallâhe yubeşşiruke bi yahyâ musaddikan bi kelimetin minallâhi ve seyyiden ve hasûran ve nebiyyen mines sâlihîn(sâlihîne).
Bunun üzerine, o (Zekeriyya A.S) mihrabda kaim olarak namaz kılarken, melekler, "Allah'ın, onu, Allah'tan bir kelimeyi (Hazreti İsa'yı) tasdik edici olarak, seyyid, nefsine hakim, ve Nebî olan, salihlerden "Yahya" ile müjdelediğini" nidâ ettiler (bildirdiler).
Zekeriyya (A.S)'ın çocukları yok ve uzun zaman çocuk sahibi olmayan Zekeriya (A.S) Allah Teala’ya nida bulunuyor ayet-i kerimesi ile: "Sen varislerin en hayırlısısın Ya Rabbim, bana salih bir çocuk bahşet" diye talepte bulunuyor. Allah Teala’da talebini kabul ediyor ve Yahya (A.S) ki küçükken hikmet sahibi aynı zamanda Hz. İsa (A.S)'ı tasdik edecek olan.
3/ÂLİ İMRÂN-42 Ve iz kâletil melâiketu yâ meryemu innallâhastafâki ve tahhareki vestafâki alâ nisâil âlemîn(âlemîne).
Ve melekler şöyle demişlerdi: "Ey Meryem muhakkak ki Allah, seni seçti ve tertemiz yarattı ve seni âlemlerin kadınları üzerine üstün kıldı."
Âli İmrân 42’de melekler şöyle demiş: “Ey Meryem! Muhakkak ki Allah seni seçti, tertemiz yarattı. Seni âlemlerin kadınları üzerine üstün kıldı.” Dikkat ederseniz Meryem annemizin annesi Allah’ın mescidinde “Ya Rabbim" diyor. "Bu karnımdaki çocuğu ben Sana adadım.” Tabiî erkek olmasını bekliyor ama kız çocuk oluyor, adı da Meryem konuluyor. "Onun için Allah seni seçti ve tertemiz istediğinde yarattı ve seni âlemlerin kadınları üzerine üstün kıldı.” Pardon nereden nereye geçtik. 39,40 şuradan başlayayım.
3/ÂLİ İMRÂN-40 Kâle rabbi ennâ yekûnu lî gulâmun ve kad beleganiyel kiberu vemraetî âkir(âkirun), kâle kezâlikellâhu yef’alu mâ yeşâ’(yeşâu).
(Zekeriyâ A.S) : "Rabbim benim oğlum nasıl olur, bana ihtiyarlık erişmişken. Ve benim kadınım da kısırdır.” dedi. (Allah da ): "İşte böyle, Allah dilediğini yapar." buyurdu.
Zekeriya (A.S), “Benim oğlum nasıl olur? Bana ihtiyarlık erişmişken benim kadınım da kısırken...” İşte böyle Allah'a diyor.
3/ÂLİ İMRÂN-41 Kâle rabbic’al lî âyeh(âyeten), kâle âyetuke ellâ tukellimen nâse selâsete eyyâmin illâ remzâ(remzan), vezkur rabbeke kesîran ve sebbih bil aşiyyi vel ibkâr(ibkâri).
(Zekeriyâ A.S): “Rabbim bana bir alâmet (işâret) kıl” dedi. (Allah): “Senin alâmetin üç gün insanlarla rumuzdan (işaretten) başka bir şekilde konuşmamandır. Ve Rabbini çok zikret ve O'nu, akşam ve sabah tesbih et.” buyurdu.
Âli İmrân 41’de “Rabbim, bana bir alâmet, işaret ver” dedi. “Senin alâmetin üç gün insanlarla rumuzdan, işaretten başka bir şekilde konuşmamandır; Rabbini çok zikret, Onu sabah akşam tesbih et.” buyurdu. Üç gün konuşma orucunu tutuyor ama yine insanlara sözünü vahiy ile eriştiriyor.
3/ÂLİ İMRÂN-43 Yâ meryemuknutî li rabbiki vescudî verkai mear râkiîn(râkiîne).
Ey Meryem! Rabbin için kânitîn ol (Rabb'inin huzurunda huşû ile dur) ve secde et ve rukû edenlerle birlikte rukû et.
Âli İmrân 42 de bunu söylüyor ve 43’te de: “Ey Meryem! Rabbin için kânitîn ol, Rabbinin huzurunda huşû ile dur ve secde et, rükû edenlerle birlikte rükû et.” Allah razı olsun.