Muhterem Hocam, Âli İmrân suresinin 73. âyet-i kerimesini açıklar mısınız?
Soru
Muhterem Hocam, Âli İmrân suresinin 73. âyet-i kerimesini açıklar mısınız?
Cevap
ÂLİ İMRÂN-73: Ve lâ tu’minû illâ li men tebia dînekum, kul innel hudâ hudallâhi en yu’tâ ehadun misle mâ ûtîtum ev yuhâccûkum inde rabbikum, kul innel fadla bi yedillâh(yedillâhi), yu’tîhi men yeşâ’(yeşâu), vallâhu vâsiun alîm(alîmun).
Ve (Ehli Kitap): “Sizin dininize tâbî olandan başkasına inanmayın.” (dediler). (Habibim onlara) De ki: “Muhakkak ki hidayet Allah'a ulaşmaktır. (İnsanın ruhunun ölmeden önce Allah'a ulaşmasıdır.) Size verilenin bir benzerinin, bir başkasına verilmesidir.” Yoksa onlar, Rabbiniz'in huzurunda, sizinle çekişiyorlar mı? (Onlara) De ki: “Muhakkak ki fazıl Allah'ın elindedir. Onu dilediğine verir.” Ve Allah, Vâsi'dir (ilmi geniştir, herşeyi kapsar), Alîm'dir (en iyi bilendir).
Şimdi Âli İmrân 73'te en çok hidayetin tarifi bizim için çok önemli. Âyetin tefsirinde size verilenin bir benzeri, yani sizin peygamberinize nasıl Tevrat verilmişse ey Yahudiler, Sizin peygamberinize nasıl İncil verilmişse ey Hristiyanlar, bu devrin peygamberine de Kur’ân-ı Kerim verilmiştir.
Kim Allah'a ulaşmayı dilerse Allah onu işitir, bilir ve görür. Kişinin üzerinde Rahman esmasıyla tecelli başlar. 12 ihsan verip onu mutlaka mürşidine ulaştırır. Kişi nefs tezkiyesine başlar. İşte o zaman Allah o kişinin zikir yapması sebebiyle ona salâvatla fazlını göndermeye başlar. Fazıl Allah'ın elindedir. Çünkü herkese vermez. Sadece Rahim esmasını kullandığı insanlar için geçerlidir.
Öyleyse bu sonuca dikkatle bakın. Allahû Tealâ'nın bir güzelliği var. Rahmeti ve fazlı ayrı bir dizayn içinde Allahû Tealâ işaret ediyor. Kim Allah'a ulaşmayı dilerse Allah ona Rahman esması ile tecelli etmeye başlar. Kişi mürşidine ulaştıktan sonra Allah'ın elinde olan fazıl artık o kişiye verilmeye başlanmıştır.
Bir kişi Allah'a ulaşmayı dilememişse fazlın onun iç dünyasında hiçbir faydası olmaz. Çünkü fazıl o kişinin içine hiçbir şekilde giremez. Kişinin göğsünden kalbine yol açılmamıştır. Birincisi, kişinin kalbi mühürlüdür. İkincisi, o kişi sabahtan akşama kadar 24 saat zikir yapsa, kalbine bir damla nur girmesi mümkün değildir. Allah'ın elinde olan fazıl kişiye gönderilmez, çünkü o kişi ona ehil değildir.