Muhterem Hocam, alınan her ilim insana mürşidlik yapar mı?
Soru
Muhterem Hocam, alınan her ilim insana mürşidlik yapar mı?
Cevap
Sevgili kardeşlerimiz, evvelâ bunu söylemekle insanın yaratılışlarından haberleri yok. İnsan, yaratılan mahlûkatın içerisinde meleklerden üstün, cinlerden üstün, bütün mahlûkattan üstün olarak yaratılmış ve 3 vücudun sahibi.
1-Zahirî âleme ait olan fizik beden
2- Berzah âlemine ait olan bir nefs
3- Allah’ın Zat’ından üfürülen bir ruh
15/HİCR-26 Ve lekad halaknâl insâne min salsâlin min hamein mesnûn(mesnûnin).
Andolsun ki; Biz insanı, “hamein mesnûn olan salsalinden” (standart insan şekli verilmiş ve organik dönüşüme uğramış salsalinden) yarattık.
91/ŞEMS-7 Ve nefsin ve mâ sevvâhâ.
Nefse ve onu (7 kademede ahsene dönüşecek şekilde) sevva edene (dizayn edene) (andolsun).
32/SECDE-9 Summe sevvâhu ve nefeha fîhi min rûhihî ve ceale lekumus sem’a vel ebsâre vel efidete, kalîlen mâ teşkurûn(teşkurûne).
Sonra (Allah), onu dizayn etti ve onun içine (vechin, fizik vücudun içine) ruhundan üfürdü ve sizler için sem’î (işitme hassası), basar (görme hassası) ve fuad (idrak etme hassası) kıldı. Ne kadar az şükrediyorsunuz.
İşte Kur’ân-ı Kerim bir bütün. Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V): “Bütün fitnelerden kurtuluş Allah’ın Kitab'ı olan Kur’ân’ladır. Çünkü Kur’ân’da sizden öncekilerin, aranızdakilerin ve sizden sonrakilerin hükmü vardır.” Kur’ân-ı Kerim fizik vücutla ilgili ilmin bütününü ihtiva ediyor. Kur’ân-ı Kerim nefsle ilgili ilmin bütününü ihtiva ediyor. Kur’ân-ı Kerim ruhla ilgili ilmin bütününü ihtiva ediyor.
Bizi yaratan Allah’tır. 3 vücudu bize boşuna vermemiştir.
ORTAK AKIL
NEFS 19 AFETİ ile AKLA Ulaşır.
1. Kin ve Nefret
2. Küfür
3. Yalan
4. Zulüm
5. Haset
6. Cehalet
7. Cimrilik
8. Öfke ve Gayz
9. İsyan
10. Sabırsızlık
11. Kibir ve Gurur
12. Hırs ve Şehvet
13. Nankörlük
14. Dedikodu
15. Zan
16. İptilalar (Kötü Alışkanlıklar)
17. Vefasızlık
18. Mürailik
19. Fitne Fesat
NEFS TEZKİYESİ VE TASFİYESİ İLE NEFSİN 19 AFETİ 19 HASLETE DÖNER,
RUH 19 HASLETİ ile AKLA Ulaşır.
1. Sevgi
2. Îmân
3. Doğruluk
4. Adalet
5. Edep
6. İlim
7. Cömertlik
8. Sekînet
9. İtaat
10. Sabır
11. Tevazu
12. Kanaat
13. Şükür
14. Ketumiyet
15. Hakikat
16. Faziletler
17. Vefa
18. İhlâs
19. Tevhit
İnsanlar, “Hayatta en hakiki mürşid ilimdir.” diyen kişi, ilim ve tekniğe bakarak o ilmin ve tekniğin gerektirdiği birtakım kazanımları elde eden kişinin Allah katında daha değerli olacağı zikrediliyor. Bu doğru değil. Bu dünya hayatına gelmeden evvel, ezelde Allahû Tealâ hepimizi Âdem (A.S)’ın zahrında (sırtından) yaratmış ve bizimle bir anlaşma yapmış. İşte fizik vücudumuzdan ahd almış. Fizik vücuttan Allah’ın istediği, Allah’a kul olmak. Fizik vücudu yaratan Allah’tır. Hangi gayeyle fizik vücudu yaratmış, bize vermiş; onu Allahû Tealâ Kur’ân’da bildiriyor. Hedef Allah’a ulaşmak. Hedef Allah’a ulaşmak deyince Ay’a ulaşmak, diğer gezegenlere ulaşmak değil. İnsanlar buraya ulaşabilir ama eğer yaratılış gayemize uygun, onu yaratan Allah’ın hedefine uygun davranmazsa o zaman o vazifesini yapmamış olur.
Allahû Tealâ nefsimizi 7 kademede dizayn etmiş ve nefsimizden yemin almış. Bu afetlerden temizlenmek ve faziletlerin sahibi olmak. Bunun ilmi de Kur’ân-ı Kerim’de var. Allahû Tealâ ruhumuzu, Zat’ından bize üfürmüş, 19 hasletin sahibi. Bu fizik vücuttan ayrılarak emaneti Sahibine teslim etmek. İşte bütün bu ilimlerin hepsi Kur’ân-ı Kerim’de yer alıyor. Ama “Hakiki mürşid ilimdir.” diyen kişilere sorduğunuz zaman, işte fizik âlemdeki birtakım teknolojide yapılan kazanımları ilim addediyorlar. Bu ise teknolojinin üst seviyede olması kişiye refah sağlayabilir ama kişiyi Allahû Tealâ’ya yakın kılamaz. Allah’a kişiyi yakın kılan, Allah’ın emir ve nehiylerine itaat ile elde edilir.
Alınan her ilim insana mürşidlik yapar mı? Hayır, değil işte. Allahû Tealâ Bakara-256’da: “Dinde zorlama yoktur. İrşad yoluyla gayy yolu...” Şimdi Allah’a ulaşmayı dilemeyen kişi hangi ilmin sahibi olursa olsun zahirî âlemde, o kesinlikle gideceği yer cehennemdir ve o ilimle hiçbir zaman mutluluğu yaşayamaz.
2/BAKARA-256 Lâ ikrâhe fîd dîni kad tebeyyener ruşdu minel gayy(gayyi), fe men yekfur bit tâgûti ve yu’min billâhi fe kadistemseke bil urvetil vuskâ, lânfisâme lehâ, vallâhu semîun alîm(alîmun).
Dinde zorlama yoktur. irşad yolu (hidayet yolu, Allah’a ulaştıran yol), gayy yolundan (dalâlet yolundan, şeytana, cehenneme ulaştıran yoldan) açıkça (ayrılıp) ortaya çıkmıştır. Artık kim tagutu (şeytanı ve şeytana ulaştıran yolu) inkâr edip de Allah’a îmân ederse (mü’min olur, Allah’a ulaştıran yolu tercih ederse), böylece o, (Allah’tan) kopması mümkün olmayan urvetul vuskaya (sağlam bir kulba, mürşidin eline) tutunmuştur. Allah Sem’î’dir, Alîm’dir.
Ancak davete muhatap olduktan sonra Allah’ın kendisine ilim verdiği, katından gönderdiği hidayetçilerle insanlara ilim veriyor. İşte Tâhâ-123 bu hakikatin bir parçasıdır: “Siz ve şeytan birbirinize düşman olarak yeryüzüne inin. Benden size hidayetçi gelecek. Kim hidayetime tâbî olursa...” Hidayet nedir? Ruh için hidayet, insan ruhunun Allah’a ulaşmasıdır dünya hayatında. Fizik vücut için, şeytana kul olmaktan kurtulup Allah’a kul olmasıdır. Nefs için, 7 kademe tezkiye ve tasfiye olmak. Bütün bunlar hep Kur’ân-ı Kerim’de zikredilmiş.
20/TÂHÂ-123 Kâlehbitâ minhâ cemîan ba’dukum li ba’dın aduvvun, fe immâ ye’tiyennekum minnî huden fe menittebea hudâye fe lâ yadıllu ve lâ yeşkâ.
(Allahû Tealâ şöyle) dedi: “İkiniz oradan (aşağı) inin! Hepiniz (şeytan ve siz), birbirinize düşman olarak. Bundan sonra Benden size mutlaka hidayet gelecek. O zaman kim hidayetime tâbî olursa artık o, dalâlette kalmaz ve şâkî olmaz.”
Allahû Tealâ En’âm-38’de Kur’ân’da hiçbir şeyi eksik bırakmamış. Dolayısıyla her devirde hidayete erdiren devrin imamı ve vesile olanlar var.
6/ENÂM-38 Ve mâ min dâbbetin fîl ardı ve lâ tâirin yatîru bi cenâhayhi illâ umemun emsâlukum, mâ farratnâ fîl kitâbi min şey’in summe ilâ rabbihim yuhşerûn(yuhşerûne).
Ve yeryüzünde yürüyen hayvanlardan ve iki kanadıyla uçan kuşlardan ne varsa (4 ayaklı) hiçbir hayvan ve iki kanadıyla uçan hiçbir kuş yoktur ki; sizin gibi ümmet olmasınlar. Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Sonra Rab’lerine haşrolunacaklar (olunurlar).
İlim de bir öğretidir ama irşad etmek demek sadece öğretmek demek değildir. Rüşdü muhtevî bir olaydır. Bir insanın rüşdünü ispat edebilmesi Allah’a ulaşmayı dilemesiyle mümkündür. Rüşd yolunun sahipleri mürşidlerdir. Onların görevi Allah’a ulaştırmaktır. Ancak bu ilim dedikleri şeyi Kur’ân-ı Kerim’in dışında bir şeymiş gibi ifade ediyorlar. Oysaki Allahû Tealâ, "Hayatta en hakiki mürşid Allah’tır, Kur’ân’dır." diyor. Evet, Allahû Tealâ, "Hayatta en hakiki mürşid Allah’tır ve Kur’ân’dır." buyuruyor. Kur’ân da Allah’ın ilmidir. Kur’ân-ı Kerim, ilimlerin hepsinin muhtevîdir ifade ettiğimiz gibi. Aklınızdan ne kadar ilim geçiyorsa hepsi onun içerisinde yer almış durumda. Allah razı olsun.