Muhterem Hocam, Allah ile insan arasında neden bir aracı olmalı?

Soru

Muhterem Hocam, Allah ile insan arasında neden bir aracı olmalı?

Cevap

Sevgili kardeşim, Allah kâinatı yoktan var eden, ilim ve rahmeti ile herşeyi kuşatan Allah'ın, senin için yazdığı mutluluk reçetesinde 2. safhada mürşide tâbiiyet vardır. Allah'ın senin için kutsal kitaplarda öngördüğü mutluluk reçetesinde;

1. safhası: Allah'a ulaşmayı dilemek

2. safhası: Allah'ın, senin için tayin ettiği mürşide tâbi olmak

3. safhası: Ruhun teslimi

4. safhası: Fizik vücut teslimi

5. safhası: Nefsin teslimi

6. safhası: İrşad

7. safhası: İradenin teslimi

7 HEDEF EMİR

VAHDET

1. Allah’a Ulaşmayı Dilemek

RÛM-31: O’na (Allah’a) yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve O’na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin. Ve (böylece) müşriklerden olmayın.

TEVHİD

2. 12 İhsanla Mürşide Tabi Olmak

MU’MİN-15: …. Allah, kullarından dilediği kişinin üzerine Allah’a ulaşma gününün geldiğini ihtar etmek için, emrinden (Allah’ın emrini tebliğ edecek) bir ruh (devrin imamının ruhunu) ulaştırır.

TESLİM:

3. Ruhun Allah’a Teslimi

RA’D-21: Ve onlar Allah’ın (ölmeden evvel), Allah’a ulaştırılmasını emrettiği şeyi (ruhlarını), O’na (Allah’a) ulaştırırlar. Ve Rab’lerine karşı huşû duyarlar ve kötü hesaptan korkarlar.

4. Fizik Vücudun Allah’a Teslimi

YÂSÎN-60: Ey Âdemoğulları! Ben, sizlerden şeytana kul olmayacağınıza dair ahd almadım mı? Muhakkak ki; o (şeytan), size apaçık bir düşmandır.

YÂSÎN-61:Ve Ben, sizden Bana kul olmanıza (dair ahd almadım mı?) Bu da Sıratı Mustakîm (üzerinde bulunmak)tır.

5. Nefsin Allah’a Teslimi

NİSÂ-103: Namazı bitirdiğinizde; ayaktayken, otururken ve yan üzeriyken (yan üstü yatarken), Allah’ı hep zikredin! Güvenliğe kavuştuğunuzda namazı namazın erkânıyla kılın…

6. İrşada Ulaşmak

BEYYİNE-5: Onlar emrolunmadılar. Sadece hanifler olarak, Allah için dinde halis (nefslerini halis kılmış) kullar olmakla emrolundular. Ve namaz kılmakla ve zekat vermekle emrolundular. İşte kayyum olan din budur.

7. İradeyi Allah’a Teslim Etmek

EN’ÂM-97: Ve kara ve denizin karanlıklarında (nefsin afetlerinin karanlığında) yolunuzu bulmanız (hidayete ermeniz) için yıldızları (nebîler, resûller, mürşidler) kılan O’dur. Bilen bir kavim için, âyetleri detayları ile açıkladık.

Kâinatın sahibi olan Allah ki, seni de yaratmış ve seni çok seviyor ve senin ahiret ve dünya saadetine ulaşmanı istiyor ve "Senin için ahiret ve dünya saadetine ulaştıracak reçetenin içerisinde 2. safha mürşide tâbiiyet var." diyor Allahû Tealâ. Ama senin kendin için düşündüğün mutluluk reçetesinde mürşid olmayabilir.

İşte mürşidin olmadığı bir hayatı ya şu anda yaşıyorsun ve mutsuzsun ve mürşidin hayatında yer almadığı süre içerisinde de hep mutsuz olmaya devam edeceksin. Hatta artan oranda. Ama ne zaman aklın başına gelir de Allah'ın reçetesini uygularsan; Allah'ın reçetesinde 1. safha Allah'a ulaşmayı dilemek, 2. safha mürşide tâbi olmak var, bunu gerçekleştirirsen o zaman Allah Teâlâ'nın reçetesini kullanmandan dolayı Allah'ın garanti ettiği 3 tane cennet kazanır ve dünyası saadetini hemen yaşamaya başlarsın.

Eğer zikrini artırırsan, 18 saat zikre ulaştırırsan 4. kat cennet ve dünya saadetinin %81'i, eğer daimî zikre ulaşırsan, nefsini de teslim edersen 5. kat cennet dünya saadetinin tamamı senin olur. Allahû Teâlâ'nın senin için öngördüğü muhlis kullardan olursan ki, muhlis kullar başkaları için yaşayan kul demektir. İblis ne diyor? İblis Hicr 39'da diyor ki:

15/HİCR-39 Kâle rabbi bi mâ agveytenî le uzeyyinenne lehum fîl ardı ve le ugviyennehum ecmeîn(ecmeîne).

(İblis şöyle) dedi: “Rabbim, beni azdırmandan dolayı, onlara mutlaka yeryüzünde (azgınlığı) süsleyeceğim ve mutlaka onların hepsini azdıracağım.”

İşte iblisin saptıramadığı kişi muhlis kuldur. Başkaları için yaşayan insandır. Daimî zikre ulaşan insana iblis tesir etmez. O, devamlı hayırdadır. Muhlis kul ise o başkaları için yaşayan insandır. Hele hele bir de salâh ehli olursa o zaman zaten Allahû Teâlâ'nın koruması altındadır. Onun için sadece mutluluklar vardır.

Allah Resûlü (S.A.V) o hadîsinde şöyle buyuruyor: "Allah'la insan arasındaki ilişki doktor-hasta ilişkisidir. Hastanın menfaati doktorun verdiği reçeteyi uygulamasındadır." Dolayısıyla Allah bizim manevî doktorumuzdur. Onun bize verdiği manevî reçeteyi biz tatbik edersek nefs hastalıklarımızdan tamamen temizleniriz ve bu dünyada saadeti yaşamaya başlarız. Ama serbest irade sizlerin.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 22 Ekim 2026Son güncelleme: 22 Ekim 20264 dk okuma0