Muhterem Hocam, Allah ile kul arasında aracıların olması tevhid inancıyla çelişir mi?

Soru

Muhterem Hocam, Allah ile kul arasında aracıların olması tevhid inancıyla çelişir mi?

Cevap

Tevhîd inancı, herkesin istisnasız Allah'ın emrettiği biçimde tâbî olması hâlidir. Tevhîdin olmazsa olmaz şartı mutlaka mürşide ulaşmaktır. Mürşidi bir şirk sayan, mürşide ulaşamayan bir insanın tevhide adım atabilmesi hiçbir şekilde mümkün değildir. Tevhîdin ne olduğunun anlaşılması açısından düşündürücü bir kıssayı anlatmadan geçmek mümkün değil.

Mürşidin ayak izi ki Osmanlı döneminde Padişah Sadrazam’a soruyor: “Bu cami cemaati ile tasavvuf cemaati arasında ne fark vardır?” diyor. Sadrazam diyor ki: “Ben bunu sana ispat edeceğim.” Cami cemaatini evvela padişahın huzurunda yemeğe davet ediyor ama geldiği yerin etrafını tamamen kireçle örtüyor ve cami cemaatini çağırıyor. Cami cemaati her bir taraftan kapıya geliyor. Ne kadar kişi cami cemaatinden gelmişse o kadar ayak izi oluşuyor.

Ama tasavvuf ehlini aynı yemeğe çağırdıkları zaman yine aynı şekilde etraf kireçle örtülü olduğu hâlde "Bir tek ayak izi görüyorsunuz." diyor. O zaman aradaki farkı padişah anlatıyor. “Şimdi anladım.” diyor.

Öyleyse tasavvuf ehli bir tek kişi gibi hareket ediyor ama cami cemaati her kafadan bir ses. Asıl olan da dinden murat, cemaat hâlinde sevgiyle mutlu, huzurlu bir toplum oluşturmaktır. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ekim 2026Son güncelleme: 17 Ekim 20261 dk okuma0