Muhterem Hocam, Allahû Tealâ neden Kur'ân-ı Kerim’in âyetlerini herkesin anlayacağı şekilde açıklamamış diye soru sordular? Bu soruya nasıl cevap verebiliriz?

Soru

Muhterem Hocam, Allahû Tealâ neden Kur'ân-ı Kerim’in âyetlerini herkesin anlayacağı şekilde açıklamamış diye soru sordular? Bu soruya nasıl cevap verebiliriz?

Cevap

Her şekilde açıklamış sevgili kardeşlerim. Yani bugün zahiri âlemdeki bir eğitimden bahsetmek gerekirse, ilkokulda dört işlemle başlayan bir matematik var. Ama bizim eğitimimiz yükseldikçe matematiğin diğer bölümleri devreye giriyor. İşte denklemler geliyor, trigonometri geliyor, cebir geliyor, başka yüksek matematik geliyor, daha ötede diğerleri geliyor. Ve bunların hepsi bu matematiğin alt bölümlerini oluşturuyor.

Öyleyse Kur'ân-ı Kerim de insanın tekâmül basamaklarında kemâlata erme olayında, insan durumu yükseldikçe o âyetlerin tedrici olarak mânâsına varıyoruz, açıklamasına varıyoruz. Bir gün irademizi teslim ettiğimiz an, o zaman kesinlikle bizim için her âyet-i kerime ayan beyan hangi seviyeyle alâkalı olduğunu ve onu nasıl yaşamamız gerektiğini Allahû Tealâ bize bildiriyor. Allahû Tealâ, müjdeleri de tedrici basamaklar içerisinde bize nasip kılıyor, azabı da.

İşte A'râf Suresi’nin 180. âyet-i kerimesinde: “En güzel isimler Allah’ındır.” buyuruyor: “Lillahil esmâül hüsna.” Ve "Allah’a en güzel isimleriyle çağırın. Onun isimlerinde mânâsını saptıranları terk edin."

Araf 181’e baktığımız zaman: Esmaların kendisine öğretildiği, yeryüzünün halifesi söz konusu. İşte Araf 181’de: “Yarattıklarımızdan bir ümmet, topluluk vardır ki Hakk'a, Allah’a ulaştırırlar ve onunla adaletle hükmederler.”

Ama 182’de bu sefer Allah’ın azabının tedrici olarak nasıl: "Ayetlerimizi yalanlayanları onların derecelerini bilemedikleri bir yerden yavaş yavaş azaltacağız. Böylece yavaş yavaş helake yaklaştıracağız."

7/ARÂF-180 Ve lillâhil esmâul husnâ fed’uhu bihâ ve zerûllezîne yulhıdûne fî esmâihî, se yuczevne mâ kânû ya’melûn(ya’melûne).

En güzel isimler Allah’ındır, artık O’na onunla (esmaları ile) dua ediniz! Allah’ın isimlerini (mânâsını) saptıranları terket! Yapmış oldukları şeyden dolayı yakında cezalandırılacaklar.

7/ARÂF-181 Ve mimmen halâknâ ummetun yehdûne bil hakkı ve bihî ya’dilûn(ya’dilûne).

Ve yarattıklarımızdan bir ümmet vardır ki, Hakk’a (Allah’a) ulaştırırlar ve onunla adaletle hükmederler.

7/ARÂF-182 Vellezîne kezzebû bi âyâtinâ se nestedricuhum min haysu lâ ya’lemûn(ya’lemûne).

Âyetlerimizi yalanlayanları, onların derecelerini, bilemeyecekleri bir yerden yavaş yavaş azaltacağız (böylece yavaş yavaş helâke yaklaştıracağız).

Öyleyse birdenbire olmuyor. O tedrici basamaklar içerisinde âyetlerin mânâsına varıyoruz. Tersi de o tedrici basamaklar içerisinde sebîli gayy'de, aşağıya doğru gidiyoruz. Birdenbire olmuyor. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 30 Ekim 20262 dk okuma0