Muhterem Hocam, Allah kimleri müjdeliyor ve kimleri uyarıyor? Bu kişilerin vasıfları nelerdir? Açıklayabilir misiniz?

Soru

Muhterem Hocam, Allah kimleri müjdeliyor ve kimleri uyarıyor? Bu kişilerin vasıfları nelerdir? Açıklayabilir misiniz?

Cevap

Allah, Allah'a ulaşmayı dileyenleri, daveti kabul edenleri müjdeliyor. İşte her devirde, her kavmin içerisinde o kavmin lisanıyla Allah'a davet eden resûller var. 7 safha davet. Enfâl 24, Yûsuf 108, Yûnus 25, Âli İmrân 125, Hac 67, Kasas 87 ve Fussilet 33. "Rabbine davet et." "Rabbine davet et." "Hikmetle davet et." "Teslim yurduna davet et." "Benim ve bana tâbî olanları Allah'a davet ediyoruz." ve "Allah'a davet edenden daha güzel sözü kim vardır?"

ALLAH’A DAVET EDEN RESÛLLER

1. ENFÂL-24 …Allah ve Resûl’ü sizi, size hayat verecek şeylere davet ettiği zaman (davete) icabet edin! Ve Allah’ın kişi ile kalbi arasına girdiğini ve muhakkak sizin O’na haşrolunacağınızı bilin!

BAKARA-139 De ki: ‘Allah hakkında bizimle mücadele mi ediyorsunuz? O, bizim de Rabbimizdir, sizin de Rabbinizdir. Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz size aittir. Ve biz, O’na muhlis olanlarız.’

2. YÛSUF-108 De ki: ‘Benim ve bana tâbi olanların, basiret üzere (kalp gözüyle basar ederek, Allah’ı görerek) Allah’a davet ettiğimiz yol, işte bu yoldur.’

3. YÛNUS-25 Ve Allah, teslim yurduna davet eder ve (teslim yurduna, Zât’ına ulaştırmayı) dilediği kimseyi, Sırat-ı Müstakîm’e ulaştırır.

İSRÂ-53 Ve kullarıma de ki: ‘En güzeli söylesinler!’ Muhakkak ki şeytan, onların aralarını bozar (fesat çıkarır). Muhakkak ki o, insana apaçık düşmandır.

4. NAHL-125 Rabbinin yoluna (Allah’a ulaştıran yola, Sırat-ı Müstakîm’e) hikmetle ve güzel öğütle davet et. Onlarla en güzel şekilde mücadele et. Muhakkak ki senin Rabbin, O’nun yolundan sapanları ve hidayete erenleri bilir.

5. HAC-67 …Öyleyse emrim konusunda seninle nizâ etmesinler. Sen, Rabbine davet et. Muhakkak ki sen, mutlaka müstakîm (Allah’a doğru istikametlenmiş) olan hidayet üzeresin.

6. KASAS-87 Ve sana indirildikten sonra, Allah’ın âyetlerinden sakın seni alıkoymasın. Ve Rabbine davet et (Allah’a ulaşmaya çağır). Ve sakın müşriklerden olma!

7. FUSSİLET-33 Allah’a davet eden ve sâlih amel (nefs tasfiyesi) yapan ve: ‘Muhakkak ki ben teslim olanlardanım.’ diyenden daha güzel sözlü kim vardır?

Bu aynı zamanda sırat-ı müstakime davet de aynıdır. 7 safha sırat-ı müstakime davet. Baktığımız zaman işte sırat-ı müstakime davet, 7 safha sırat-ı müstakime davet. Özellikle, Yûnus 25: "Teslim yurdu olan Allah'ın zatına davet, daveti kabul edeni sırat-ı müstakime ulaştırıyor." Fâtiha 6: "Bizi sırat-ı müstakime ulaştır." Yâsîn 4: "Sırat-ı müstakim üzerindesin." Mu'minûn 73: "Sen sırat-ı müstakime davet ediyorsun." Şurâ 52: "Sen sırat-ı müstakime hidayet diyorsun, ulaştırıyorsun." Yûsuf 108: "Benim ve bana tâbî olanlar görerek Allah'a davet ettiğimiz sırat-ı müstakim yolu, işte o bizim yolumuzdur."

SIRATI MUSTAKÎME DAVET 7 SAFHA (ULAŞMAK)

1. YÛNUS-25: Ve Allah, teslim (selâm) yurduna davet eder ve (teslim yurduna, Zat'ına ulaştırmayı) dilediği kimseyi, Sıratı Mustakîm'e ulaştırır.

2. FÂTİHA-6: (Bu istiane'n ile) bizi, SIRATI MUSTAKÎM'e hidayet et (ulaştır).

3. NİSÂ-175: …Allah'a âmenû olanları ve O'na sarılanları ise, (Allah) Kendinden bir rahmetin ve fazlın içine koyacak ve onları, Kendisine ulaştıran "Sıratı Mustakîm"e hidayet edecektir (ulaştıracaktır).

4. YÂSİN-4: Sıratı Mustakîm üzerinde(sin).

5. MU’MİNÛN-73: Ve muhakkak ki; sen, mutlaka onları Sıratı Mustakîm'e davet ediyorsun.

6. ŞÛRÂ-52: …Kullarımızdan dilediğimizi O'nunla hidayete erdiririz. Ve muhakkak ki sen, mutlaka Sıratı Mustakîm'e hidayet ediyorsun.

7. YÛSUF-108: De ki: “Benim ve bana tâbî olanların, basiret üzere Allah’a davet ettiğimiz yol, işte bu yoldur. Allah’ı tenzih ederim. Ve ben, müşriklerden değilim.”

"Allah kimleri müjdeliyor?" Sırat-ı müstakime davet olunduğunda daveti kabul edenleri müjdeliyor. "Kimi müjdeliyor?" Allah'a davet edenler müjdeliyor. Davet olmasına rağmen daveti kabul etmeyenleri de uyarıyor. 21 tane âyet-i kerimede hem müjdelemek var hem uyarmak var. "Biz seni hak ile müjdeleyici, uyarıcı olarak gönderdik." Ve tam 21 tane âyet-i kerime.

MÜJDELEMEK VE UYARMAK (21 Ayet)

1. BAKARA-119: Muhakkak ki Biz seni, hak ile müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Ve ashâbı cehîmden (cehennemliklerden) sana sorulmaz (sen cehenneme gideceklerden sorumlu tutulmazsın).

2. BAKARA-213: İnsanlar bir tek ümmetti. Sonra Allah, müjdeleyici ve uyarıcı peygamberler beas etti (gönderdi). Ve onlarla birlikte, insanların aralarında, ayrılığa düştükleri şey hakkında hüküm vermeleri için hak ile kitap indirdi. …..

3. NİSÂ-165: (Onlar) müjdeleyici ve uyarıcı resûllerdir ki, insanların resûllerden sonra Allah’a karşı (bizi uyaran ve müjdeleyen bir resûl gelmedi) diye hüccetleri (delilleri) olmasın. Ve Allah, Azîz’dir, Hakîm’dir.

4. MÂİDE-19: …sizlere gerçekleri açıklayan Resûl’ümüz gelmiştir. “Bize bir müjdeleyici ve de uyarıcı gelmedi.” dersiniz diye (dememeniz için). Oysa size müjdeleyici ve uyarıcı bir Resûl gelmişti. Allah herşeye kaadirdir.

5. ENÂM-48: Biz resûlleri uyarıcılar ve müjdeleyiciler olmaktan başka (bir şey için) göndermeyiz. Artık kim âmenû olur (Allah’a ulaşmayı dilerse) ve ıslâh olursa artık onlar korku yoktur, onlar mahzun da olmazlar.

6. ARÂF-188: …Eğer ben gaybı bilseydim, hayrı mutlaka çoğaltırdım, bana bir kötülük dokunmazdı. Ben ancak mü’min olan kavim için bir nezîr (uyaran) ve müjdeleyiciyim.

7. YÛNUS-2: Onlardan bir adama, “İnsanları uyarması, âmenû olanları (ölmeden önce Allah’a ulaşmayı dileyenleri) müjdelemesi” için vahyetmemiz insanlara acâip (garip) mi geldi? Muhakkak ki onlar için, Rab’lerinin yanında sıddıklar makamı vardır.

8. HÛD-2: (Bu kitap), Allah’tan başkasına kul olmamanız içindir. Muhakkak ki ben, O’ndan (O’nun tarafından) sizin için bir uyarıcı ve müjdeciyim.

9. HÛD-25: Ve andolsun ki; Nuh’u kendi kavmine gönderdik. Muhakkak ki ben, sizin için ifadesi açık ve kesin bir uyarıcıyım.

10. İSRÂ-105: Ve Hakk’ı (Kur’ân’ı), O’nu, Biz indirdik. Ve Hakk ile indi. Seni, müjdeleyici ve uyarıcı olmandan başka bir şey için göndermedik.

11. KEHF-2: (Kur’ân-ı Kerim), kayyûm (kıyamete kadar devam edecek) olarak, katından şiddetli azapla uyarmak ve salih amel yapan mü’minlere en güzel ecrin onların olduğunu müjdelemek için (indirildi).

12. KEHF-56: Biz, resûlleri sadece müjdeleyici ve uyarıcı olarak göndeririz. Kâfirler (ise) hakkı bâtılla iptal etmek için mücadele ederler. Âyetlerimi ve uyarıldıkları şeyleri alay (konusu) ederler.

13. MERYEM-97: Böylece Biz, O’nu (Kur’ân-ı Kerim’i) senin lisanınla kolaylaştırdık. O’nunla, takva sahiplerini müjdelemen ve inatçı kavmi uyarman için.

14. FURKÂN-56: Ve Biz, seni sadece müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.

15. LOKMÂN-7: Ve ona âyetlerimiz okunduğu zaman onu işitmemiş gibi kibirlenerek döner (gider), onun kulaklarında vakra (işitme engeli) varmış gibi. Öyleyse onu elim azapla müjdele (ikaz et, uyar).

16. AHZÂB-45: Ey Nebî (Peygamber)! Muhakkak ki Biz, seni şahit, müjdeleyici ve nezîr (uyarıcı) olarak gönderdik.

17. SEBE-28: Ve Biz, seni (kâinattaki) insanların hepsi için müjdeleyici ve nezîr (uyarıcı) olmandan başka bir şey için göndermedik. Fakat insanların çoğu bilmezler.

18. FÂTIR-24: Muhakkak ki Biz seni, hak ile müjdeleyici ve nezîr (uyarıcı) olarak gönderdik.

İçinden bir nezîr gelip geçmiş olmayan hiçbir ümmet yoktur.

19. YÂSÎN-11: Sen sadece zikre tâbî olanı ve gaybte Rahmân’a huşû duyanı uyarırsın. Öyleyse onu mağfiret ile (günahların sevaba çevrilmesiyle) ve “kerîm ecir” ile müjdele.

20. FUSSİLET-4: Müjdeleyici ve uyarıcı olarak. Fakat onların çoğu yüz çevirdiler. Artık onlar işitmezler.

21. FETİH-8: Muhakkak ki Biz, seni şahit, müjdeleyen ve uyarıcı olarak gönderdik.

Şimdi bu konuda Şuarâ Suresi'nin 214. âyet-i kerimesi: "En yakın olan akraban, aşiretini uyar." Bu emri aldığı zaman Allah Resûlü (S.A.V) Efendimiz Hazreti Ali'ye diyor ki: taallukatı Arafat'a topla. Yemek veriyor ve orada: "Ey Abdülşems oğulları, kendinizi cehennemden kurtarınız. Ey Abdülmenab oğulları, kendinizi cehennemden kurtarınız. Ey Haşim oğulları, kendinizi cehennemden kurtarınız." Abdüşems Oğulları, Abdülmenab Oğulları, Haşim Oğulları, Abdülmuttalip Oğulları ve diğerleri.

26/ŞUARÂ-214 Ve enzir aşîratekel akrabîn(akrebîne).

Ve en yakının olan aşiretini uyar.

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Müslim, Îmân 348, 351. Ayrıca bk. Buhârî, Tefsîru sûre (26) 2; Tirmizî, Tefsîru sûre (27) 2; Nesâî, Vesâyâ 6

Ebû Hureyre’den nakledilen bir Hadis:

“Ey Abdüşems oğulları! Ey Ka’b İbni Lüey oğulları! Kendinizi cehennemden kurtarınız!

Ey Abdümenâf oğulları! Kendinizi cehennemden kurtarınız!

Ey Hâşim oğulları! Kendinizi cehennemden kurtarınız!

Ey Abdülmuttalib oğulları! Kendinizi cehennemden kurtarınız!

Ey Fâtıma! Kendini cehennemden kurtar! Çünkü sizi Allah’ın azâbından kurtarmaya benim gücüm yetmez…”

"Ey Kureyş cemaati! Size şu dağın arkasında bir ordu var, üzerinize geliyor desem inanır mısınız?" "İnanırız." diyorlar. "Çünkü sen bugüne kadar hiç yalan söylemedin." O zaman Allah Resûlü (S.A.V) buyuruyor ki: "Şimdi size önünüzde şiddetli bir azap günü bulunduğunu, Allah'a mülâki olmaya inanmayanların o çetin azaba uğrayacaklarını haber veriyorum." Yani Allah'a mülâki olmaya inanmayanlar, Allah'a ulaşmayı dilemeyenlerin o çetin azaba uğrayacaklarını.

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Buhârî, Tefsir, 26; Müslim, İman, 348-355; Ahmed, I, 281-307; İbn-i Sa’d, I, 74, 200; Belâzurî, I, 119; Semîra ez-Zâyid, I, 357-359.

Peygamber Efendimiz (S.A.V) Kureyş kabilesini Safâ Tepesi’ne davet etti ve şöyle hitap etti.

“–Ey Kureyş cemaâti! Ben size, şu dağın eteğinde veya şu vâdide düşman atlıları var; hemen size saldıracak, mallarınızı gasbedecek desem, bana inanır mısınız?”

Onlar da hiç düşünmeden:

“–Evet inanırız! Çünkü şimdiye kadar Sen’i hep doğru olarak bulduk. Sen’in yalan söylediğini hiç işitmedik!” dediler.

Oraya gelmiş bulunan herkesten bilâ-istisnâ bu tasdîki alan Peygamber Efendimiz S.A.V onlara şu ilâhî hakîkati bildirdi:

“–O hâlde ben şimdi size, önünüzde şiddetli bir azap günü bulunduğunu, Allâh’a mülâkî olmaya inanmayanların o çetin azâba uğrayacaklarını haber veriyorum. Ben sizi o çetin azaptan sakındırmak için gönderildim.

Ey Kureyşliler! Size karşı benim hâlim, düşmanı gören ve âilesine zarar vereceğinden korkarak hemen haber vermeye koşan bir adamın hâli gibidir.

Ey Kureyş cemaâti! Siz uykuya dalar gibi öleceksiniz. Uykudan uyanır gibi de dirileceksiniz. Kabirden kalkıp Allâh’ın huzûruna varmanız, dünyâdaki her hareketinizin hesâbını vermeniz muhakkaktır. Netîcede hayır ve ibâdetlerinizin mükâfâtını, kötü işlerinizin de ceza ve şiddetli azâbını göreceksiniz! Mükâfât ebedî bir cennet; mücâzat ise dâimî bir cehennemdir.”

"İşte kimleri müjdeliyor?" Allah'a ulaşmayı dileyenleri. "Kimleri uyarıyor?" Allah'a ulaşmayı dilemeyenleri. Gönderilen resûller: "Ulaşmayı dilemezseniz gideceğiniz yer cehennemdir." 7 âyet-i kerimede ulaşmayı dilemeniz hâlinde gidileceğiniz yer cennettir.

ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEYENLER – GAYY YOLUNDA

1. YÛNUS-7 …Onlar, Bize ulaşmayı dilemezler. Onlar âyetlerimizden gâfil olanlardır. …

2. YÛNUS-11 …Bize ulaşmayı dilemeyen kimseleri, isyanları içinde şaşkın bırakırız.

RA’D-27 …Allah, dilediği kimseyi dalâlette bırakır. …

3. YÛNUS-15 Bize ulaşmayı dilemeyen kimseler şöyle dedi: “Bize bundan başka bir Kur’ân getir. …

4. YÛNUS-45 …Allah’a mülâki olmayı yalanlayanlar, hüsrandadır. …

EN’ÂM-31 Allah’a mülâki olmayı yalanlayan kimseler hüsrana düştüler. …

5. FURKÂN-21 Ve Bize mülâki olmayı dilemeyenler:…nefslerinde kibirlendiler. …

6. RÛM-8 …İnsanların çoğu, Rab’lerine mülâki olmayı inkâr edenlerdir.

7. SECDE-10 …Onlar, Rab’lerine mülâki olmayı inkâr edenlerdir.

FUSSİLET-54 Onlar gerçekten Rab’lerine mülâki olacaklarından şüphe içindeler. …

ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEYENLER İÇİN MÜRŞİD YOK, TARÎKİ CEHÎMDE, SIRATI CEHÎMDE

1. ARÂF-186 Allah kimi dalâlette bırakırsa, artık onun için bir hidayetçi yoktur. …

2. RA’D-27 De ki: “Muhakkak ki Allah, dilediği kimseyi dalâlette bırakır ve O’na yönelen kimseyi Kendisine ulaştırır.”

RA’D-33 …Allah, kimi dalâlette bırakırsa artık onun için bir hidayetçi (mehdi) yoktur.

3. KEHF-17 …Allah, kimi dalâlette bırakırsa artık onun için velî mürşid bulunmaz.

4. ZUMER-23 … Allah, kimi dalâlette bırakırsa, o zaman onun için bir hidayetçi (mehdi) yoktur.

5. ZUMER-36 …Allah, kimi dalâlette bırakırsa artık onun için hidayetçi yoktur.

6. MU’MİN-33 …Allah kimi dalâlette bırakırsa, artık onun için bir hidayetçi yoktur.

7. ŞÛRÂ-44 Ve Allah kimi dalâlette bırakırsa, o taktirde onun için, bundan sonra bir velî (dost) yoktur. …

ALLAH’A ULAŞMAYI (HİDAYETİ) DİLEYEN – ALLAH’I SEVENLER – SEBÎLİ REŞAD ÜZERİNDE

1. BAKARA-46 …Rab’lerine muhakkak mülâki olacaklarına....yakîn derecesinde inanırlar.

BAKARA-156 …"Biz muhakkak ki Allah içiniz (O’na ulaşmak ve teslim olmak için yaratıldık) ve muhakkak O’na döneceğiz (ulaşacağız)” derler.

2. BAKARA-249 …O kendilerinin muhakkak Allah’a mülâki olacaklarını kesin olarak bilenler…

3. EN’ÂM-154 …onlar, Rab’lerine mülâki olacaklarına inanırlar…

4. RA’D-2 …Âyetleri ayrı ayrı açıklar ki; böylece Rabbinize mülâki olmaya yakîn hasıl edersiniz.

5. KEHF-110 …Kim Rabbine mülâki olmayı dilerse, o zaman salih amel (nefs tezkiyesi) yapsın…

6. ANKEBÛT-5 Kim Allah’a mülâki olmayı dilerse, o taktirde muhakkak ki Allah’ın tayin ettiği zaman mutlaka gelecektir…

7. İNŞİKAK-6 Ey İnsan! Muhakkak ki sen, Rabbine doğru cehd ile (nefsinle) cihad edersin.

Sonunda O’na mülâki olursun.

ALLAH’A ULAŞMAYI (HİDAYETİ) DİLEYEN – MÜRŞİDE TÂBÎ – TARÎKİ VE SIRATI MUSTAKÎM ÜZERİNDE

1. ÂLİ İMRÂN-31 …Allah’ı seviyorsanız, o taktirde bana tâbî olunuz ki Allah da sizi sevsin…

2. ÂLİ İMRÂN-164 Andolsun ki Allah, mü’minlerin üzerine bir nî'met olmak üzere kendilerinden bir resûl beas eder...

3. MERYEM-43 …bana tâbî ol. Seni, Sıratı Seviye’ye hidayet edeyim.

RA’D-7 …Sen, sadece bir uyarıcısın ve bütün kavimler için hidayetçi vardır.

4. YÂSÎN-21 (Tebliğlerine karşılık) sizden ücret istemeyen (bu) kişilere tâbî olun. Ve onlar, mehdilerdir.

5. MU’MİN-38 Ve âmenû olan adam şöyle dedi: “Ey kavmim! Bana tâbî olun ki sizi irşad yoluna ulaştırayım.”

6. ZUHRÛF-61 …Sakın şüphe etmeyiniz! Ve bana tâbî olun, işte bu Sıratı Müstakîm’dir.

7. CUMA-2 Ümmîler arasında kendilerinden bir resûl beas eden O’dur. Onlara, O’nun (Allah’ın) âyetlerini okur, onları tezkiye eder....

İşte dilemeyenler dalâlette kalırlar ve dalâlette olanların gideceği yer, 20 grup âyet-i kerime gereğince cehennem. Ama 7 âyet-i kerimede ulaşmayı dileyenlere Allahû Tealâ mürşid gösteriyor ve onların hepsinin cennete gideceğini onlara söylüyor. Onları cennetle müjdeliyor.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 13 Eylül 2026Son güncelleme: 2 Ekim 202611 dk okuma1