Muhterem Hocam, Allah Kul Hakkını Affetmez mi?
Soru
Muhterem Hocam, Allah Kul Hakkını Affetmez mi?
Cevap
Allahû Teâlâ, Zumer 53'de
39/Zumer 53: Kul yâ ıbâdiyellezîne esrefû alâ enfusihim lâ taknetû min rahmetillâh(rahmetillâhi), innallâhe yagfiruz zunûbe cemîâ(cemîan), innehu huvel gafûrur rahîm(rahîmu).
De ki: "Ey nefsleri üzerine israf yüklemiş (haddi aşmış) kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Muhakkak ki Allah, günahların hepsini mağfiret eder (sevaba çevirir). O, muhakkak ki O; Gafûr’dur (mağfiret eden), Rahîm’dir (rahmet nuru gönderen)."
Allah, Serîü’l-Hisâb’dır; yani hesabı çok çabuk görendir. Yaşadığımız her an, Allahû Teâlâ hesabı görüyor olması sebebiyle değerlendirilir. Her insan, her an ya derecat kaybeder ya da derecat kazanır. İnsan üzerinde Allah’ın vazifeli kıldığı dört melek vardır. İki tanesi kişinin düşüncelerini kaydeder; iki tanesi de fiillerini kaydeder. Düşüncelerin kaydı kişinin niyetini, fiillerin kaydı ise amelini ortaya koyar. Niyet amelden üstündür. Ameller ise niyete tâbidir.
İnsan davranışlarında üç tür sonuç ortaya çıkar. Kıssas, af, kötülüğe hayırla mukabele etmek. Bir kişi başka birine zulmettiği anda kul hakkı doğar. Kul hakkı doğduğu anda, zarar veren kişi verdiği zararın miktarına ve kast derecesine göre derecat kaybeder. Zarar gören taraf ise, zalimin kaybettiği dereceleri otomatik olarak kazanır. Böylece kul hakkı doğar ve anında ödenmiş olur. Mal alıcıya satılır. İşte bu Allah'a davetin dilenmesi(Allah'a ulaşmayı dilemek). Herşeyin bedeli peşin ödenir gerçekten de burada da görüyoruz kul hakkı anında ödeniyor, tekkeyi bekleyen çorbayı içer, Allah hesabı çabuk görendir. Zulüm yapan derecat kaybetmiştir. Mazlum ise derecat kazanmıştır. Hesap kapanmıştır. Kul hakkı diye bir şey kalmaz. Öyleyse Allah'ın kul hakkıyla gelmeyin diye bir şey söylemesi söz konusu değildir. Bu tamamen insanların bir uydurmasıdır.
ALLAH'IN ADALETİNİN TECELLİ ETMESİ
KİŞİ KÖTÜLÜK / ZULÜM (ŞER) YAPARSA
(-100) Tokat atan kişi zulüm yaptığı için derecat kaybeder.
(+100) Tokat yiyen kişi zulme uğradığı için derecat kazanır.
KİŞİ KÖTÜLÜĞE KARŞI KÖTÜLÜK (ZULÜM) (KISAS) YAPARSA
(-100 +100) Tokat atan kişi tokat yerse derecat kazanır.
(+100 -100) Tokat yiyen kişi karşılık verirse derecat kaybeder.
KİŞİ KÖTÜLÜĞE KARŞI SESSİZ KALIRSA (AF)
CASİYE – 14: …(Allah’ın) cezalandıracağı kavmi bağışlasınlar.
(-100) Tokat atan kişi zulüm yaptığı için derecat kaybetmiş olur.
(+100) Tokat yiyen kişi affettiği için derecat kazanır.
KİŞİ KÖTÜLÜĞE (ŞERRE) İYİLİKLE MUKABELE EDERSE
FUSSULET – 34: Hasene ve seyyie, eşit değildir. (Kötülüğü) en güzel şekilde karşıla.
O zaman seninle arasında düşmanlık olan kişi, samimi bir dost gibi olur.
(-100) Tokat atan kişi zulüm yaptığı için kaybettiği derecat ile kalır.
(+100 +100) Tokat yiyen kişi affetmesi yanında, iyilikle karşılık verdiği için yine derecat kazanır.
Merkez Efendi kıssasında da bu hakikat anlatılır. Merkez Efendi’ye mürşidi, müridlerine şöyle der: “Gidin, nerede bir haksızlık görürseniz gelin onu bana anlatın.” Herkes çeşitli olaylar anlatır; fakat bir kişi susar. Mürşidi ona sorar: “Evladım, sen gitmedin mi?” O da şöyle cevap verir: “Ben de gittim.” “Sen olsaydın neyi değiştirirdin? Hangi haksızlıkları gördün?” O kişi şöyle der: “Ben olsaydım hiçbir şeyi değiştirmezdim. Çünkü Allah herşeyi merkezinde tutmaktadır.”
İşte Merkez Efendi olacak kişi, Allahû Tealâ’nın Serîü’l-Hisâb olduğunu; her an hesabı gördüğünü ve derecat itibarıyla hesabın kapandığını bilen kişidir.
Öyleyse Allah, her fiilin hesabını anında görür. Zalim derecat kaybeder. Mazlum derecat kazanır. Ve hesap anında ödenmiş olur. Allah razı olsun.