Muhterem Hocam, “Allah sadece peygamberlere vahyeder, peygamber olmayanlara ilham eder.” inancı günümüz İslâm âleminde kabul görüyor. Bu konu doğru mudur? Açıklar mısınız?
Soru
Muhterem Hocam, “Allah sadece peygamberlere vahyeder, peygamber olmayanlara ilham eder.” inancı günümüz İslâm âleminde kabul görüyor. Bu konu doğru mudur? Açıklar mısınız?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, hangi sual sorulursa sorulsun o sualin cevabı Kur’ân-ı Kerîm’dedir. Çünkü Allahû Tealâ 7 âyet-i kerimede buyuruyor ki: “Biz her misâli bu Kur’ân’a koyduk.” (Zumer 27) “Bu Kur’ân’da hiçbir şeyi eksik bırakmadık.” (En'âm 38) “Herşeyi açıklamak için Biz bu Kur’ân’ı indirdik.” (Nahl 89) “Her haberin gerçekleşme zamanı var.” (En'âm 67)
KUR'ÂN'DA HER KONU AÇIKLANMIŞ
1. ZUMER - 27: Ve andolsun ki, bu Kur’ân’da insanlar için bütün meselelerden örnekler verdik. Umulur ki, böylece onlar tezekkür ederler.
2. EN’ÂM - 38: ...Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Sonra Rab’lerine haşrolunacaklar (olunurlar).
3. NAHL - 89: Ve sana, herşeyi beyan eden (açıklayan), hidayete erdiren ve rahmet olan Kitab’ı, müslümanlara (Allah’a teslim olanlara) müjde olarak indirdik.
4. EN’ÂM - 67: Her haber için kararlaştırılmış bir zaman vardır. Ve yakında bileceksiniz.
5. BAKARA - 269: (Allah) hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilmişse böylece ona çok hayır verilmiştir. Ve ulûl'elbabtan başkası tezekkür edemez.
ŞÛRÂ - 51: Allah’ın hiçbir insanla konuşması olmamıştır, illa vahiy ile veya perde arkasından veya dilediğine izniyle vahyetsin diye resûl (melek) göndererek. Allah, bilir ve hikmet sahibidir.
6. ENBİYÂ - 7: Ve senden önce, vahyettiğimiz rical (erkekler)den başkasını göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline (daimî zikrin sahiplerine) sorun.
BAKARA - 186: Ve kullarım sana, Benden sordukları zaman, muhakkak ki Ben, (onlara) yakınım. Bana dua edilince, dua edenin duasına icabet ederim. O halde onlar da Bana (Benim davetime) icabet etsinler ve Bana îmân etmiş olsunlar (Bana ulaşmayı dilesinler). Umulur ki böylece onlar irşâda ulaşırlar (irşâd olurlar).
7. FURKÂN - 33: Ve sana hak ile ve en güzel (ahsen) tefsir ile ulaştırdığımızdan (meselelerden) başka bir meseleyi sana getirmediler.
Ve kimler için herşey Kur’ân’da var? Hikmet sahibi âlimler için. Her tefsiri de Allahû Tealâ burada, Kur’ân’da veriyor. Kur’ân’ın bir lafzî anlamı, 7 ruhunu içeriyor. Kur’ân’ın tefsiri 7 ruhunu ihtiva ediyor. Ve Allahû Tealâ diyor ki “Her sualin cevabı Hikmet sahibi âlim için, o sualin cevabı, Kur’ân’da var.” O zaman bize de diyor ki “Gidin bilmediklerinizi" Enbiyâ 7'de "zikir ehline sorun.” Zikir ehli cevabını Allah’tan alıyor, ama aynı zamanda Allah’tan aldığı bu cevap, Kur’ân âyetleriyle bizlere açıklanıyor.
Şimdi bakalım beraberce, bu Hikmet sahibi âlim, (Allah’ın kendisine vahiyettiği) Allah’tan vahiy alandır. Sadece peygamberler vahiy almıyor. Dâimî zikrin sahibi Ulûl’elbab da Allah’tan vahiy alıyor. Muhlisler de Allah’tan vahiy alıyor. Sâlihler de Allah’tan vahiy alıyor. Velî mürşidler de Allah’tan vahiy alıyor. Velî resûller de Allah’tan vahiy alıyor.
Örneğin, Tövbe -i Nasuh'la tövbe eden kişiye, Tövbe -i nasuh davetini Allah yapıyor. İşte, Âdem (A.S) Bakara 37’de, Allah’tan aldığı tövbe kelimeleri ile tövbe ediyor.
2/BAKARA-37: Fe telekkâ âdemu min rabbihî kelimâtin fe tâbe aleyh(aleyhi), innehu huvet tevvâbur rahîm(rahîmu).
Sonra Âdem, Rabbinden kelimeleri telakki etti (öğrendi) (ve Rabbine tövbe etti.). Bunun üzerine (Allah), onun tövbesini kabul buyurdu. Muhakkak ki O, Tevvab'tır (tövbeleri kabul edendir), rahîm'dir (rahmet nuru gönderendir).
Yetmez, Allah onlarla konuşuyor. Öyleyse ‘Allah sadece peygamberlere vahyeder.’ olayı doğru değil. Allah peygamberlere vahyeder. Peygamberlerin, Allah’ın kendilerine indirdiği şeriat kitapları, vahiy metnidir ama aynı zamanda bu resûle, âyetleri açıklaması istikametinde de vahyeder.
Velî resûllerin hepsi Allah’tan vahiy alanlardır. Velî mürşidler de Allah’tan vahiy alanlardır. Muhlisler de Allah’tan vahiy alanlardır. Ulûl’elbab da Allah’tan vahiy alanlardır.
Dâimî zikrin sahibi herkes Allah’tan vahiy alır. Dâimî zikrin sahibi olmayanları Allahû Tealâ ilhâmıyla destekler.
Âyetleri söyleyelim. En azından Hz. İsa (A.S)’ın 7 tane vahiy âyet-i kerimesi var. Bakalım beraberce. Allahû Tealâ’nın daha fazla, 10 tane âyet-i kerimesi var.
KUR’ÂN-I KERİM’DEKİ VAHİY AYETLERİ
1. BAKARA-118: Ve bilmeyenler: “Keşke Allah bizimle konuşsa” veya “Bize de bir âyet gelse” dediler. Bunun gibi onlardan öncekiler de, onların sözlerine benzer (sözler) söyledi. Onların kalpleri birbirine benzedi. Âyetlerimizi, yakin hasıl eden bir kavim için beyan etmiştik.
2. BAKARA-259: …Bunun üzerine Allah, onu yüz sene öldürdü. Sonra da diriltti. (Ona) “Ne kadar (ölü bir vaziyette) kaldın?” dedi. (O da): “Bir gün veya günün bir kısmı kadar.” dedi. (Allah:) “Hayır, yüz yıl kaldın. Haydi yiyeceğine ve içeceğine bak, bozulup kokuşmadı. Ve merkebine bak. (Bu), seni İnsanlara bir âyet kılmamız içindir. …
3. MÂİDE-111: Ve havarilere; “Bana ve Resûl’üme îmân edin.” diye vahyettiğim zaman, onlar da “Îmân ettik ve bizim (Hakk’a) teslim olduğumuza şahit ol.” demişlerdi.
4. YÛNUS-2: Onlardan bir adama, “insanları uyarması, âmenû olanları (ölmeden önce Allah’a ulaşmayı dileyenleri) müjdelemesi” için vahyetmemiz insanlara acaip (garip) mi geldi? …
5. NAHL-68: Ve senin Rabbin, balarısına, dağlardan, ağaçlardan ve onların (insanların) kurdukları çardaklardan, evler (kovanlar) edinmelerini vahyetti.
6. TÂHÂ-38: Vahy edilecek şeyi annene vahyetmiştik.
7. FUSSİLET-12: Böylece onları iki günde yedi kat gök olarak kaza etti (yarattı, tamamladı). Her gök katına kendi emrini vahyetti.
8. ŞÛRÂ-51: Allah’ın hiçbir insanla konuşması olmamıştır, illâ vahiy ile veya perde arkasından veya dilediğine izniyle vahyetsin diye resûl (melek) göndererek…
9. ZİLZÂL-4: O gün (izin günü), (arz) haberlerini anlatacaktır.
ZİLZÂL-5: Rabbinin ona vahyetmesi ile.
10. ÂLİ İMRÂN-47: …“Rabbim, benim çocuğum nasıl olur? Bana bir beşer dokunmadı” dedi. (Allah şöyle buyurdu): “İşte böyle, Allah dilediğini yaratır. Bir emrin (işin) olmasını takdir ettiği zaman, sadece ona ‘ol’ der, o hemen olur.”
BAKARA 118' de ‘Ve bilmeyenler: “Keşke Allah bizimle de konuşsaydı.” (Bu bilmeyenler kimler? Allah’a ulaşmayı dilemeyenler.)
Allahû Tealâ onlarla konuştuğunu söylüyor. “Ben, Hz. Musa’nın annesine vahyettim.” (Hz. Musa’nın annesi bir peygamber değil).
TÂHÂ 38: “Vahy edilecek şeyi annene vahyetmiştik.”
Bakara 259’da herhangi bir adama Allah vahyediyor.
Mâide 111’de Hz. Îsâ’nın Havarilerine vahyediyor. Onlar da peygamber değil.
Yûnus 2: Herhangi bir adama Allah vahyediyor.
Nahl 68: Arıya vahyediyor.
Fussilet 12: Göklere vahyediyor.
Şûra 51: Beşere, yani insana vahyediyor.
Zilzâl 4: Yere vahyediyor.
Âli İmrân 47: Hz Îsâ’nın annesine vahyediyor.
Vahiyle ilgili tam 10 tane âyet söz konusu.