Muhterem Hocam, Allah yolunda ilerlememizde itaatin ve edebin önemi nedir, açıklar mısınız?

Soru

Muhterem Hocam, Allah yolunda ilerlememizde itaatin ve edebin önemi nedir, açıklar mısınız?

Cevap

Sevgili kardeşlerim, itaat bir teslimiyettir. Şah-ı Nakşibendi Hazretleri: “Allah, rızasını itaatte, kabulü duada; velîleri de halkın içinde saklar.” der. Evet, kim Allah rızasını itaatte... Öyleyse hep niyet ediyoruz Allah rızası için. 7 safha rızadan bahsedebiliriz, hemen ekrana getirebilirsek; 7 safha rıza:

7 SAFHA RIZA

1. Zumer-7: …Ve eğer şükrederseniz sizden razı olur. (Hiç) bir günahkâr, diğerinin (başkasının) günahını yüklenmez. Sonra dönüşünüz Rabbinizedir. Böylece size yapmış olduklarınızı haber verecek. Muhakkak ki O, sinelerde olanı bilendir.

2. Mucâdele-22: …İşte onlar ki, (Allah) onların kalplerinin içine imanı yazdı. Ve onları, Kendinden bir ruh ile destekledi (orada eğitilmiş olan, devrin imamının ruhu onların başlarının üzerine yerleşir). Ve onları, altından nehirler akan cennetlere dâhil edecek. Onlar orada ebediyyen kalacak olanlardır. Allah, onlardan razı oldu. Ve onlar da O’ndan (Allah’tan) razı oldular. İşte onlar, Allah’ın taraftarlarıdır…

3. Fecr-28: Rabbine dön (Allah’tan) râzı olarak ve Allah’ın rızasını kazanmış olarak!

4. Fetih-18: Andolsun ki, o ağacın altında sana tâbî oldukları zaman Allah, mü’minlerden râzı oldu. Ve onların kalplerinde olanı biliyordu. Böylece onların üzerine sekînet indirdi. Ve onlara yakın bir fetih nasip etti.

5. Bakara-207: Ve insanlardan, Allah’ın rızasını dileyerek (Allah’ın rızası karşılığında) kendi nefsini satan kimseler vardır. Ve Allah, kullarına Rauf’tur (çok şefkatlidir).

6. Nisâ-114: Ve kim Allah rızasını istemek için bunları yaparsa, o taktirde ona “büyük mükâfât” vereceğiz.

7. Tevbe-100:…O sabikûn-el evvelîn Onların bir kısmı muhacirînden (Mekke’den Medine’ye göç edenlerden) bir kısmı ensardan ihsanla tâbî olanlardandı. (Sahâbe irşad makamına sahip oldukları için onlara tâbî olundu). Allah, onlardan razı ve onlar da O’ndan (Allah’tan) razıdır.

Nasıl diğer kavramlarda 7 safhalık bir durum söz konusuysa, rıza da 7 safha var. 1. safha rıza: “Eğer şükrederseniz Allah sizden razı olur.” Eğer küfrederseniz Allah küfrünüzden müstağnidir. Ama Allahû Tealâ küfredenlerden razı değildir. Eğer şükrederseniz sizden razı olur. Gerçekten de şükür nedir? Şükür, Allahû Tealâ'nın bize verdiği maddi nimetlerin Allah’ın ölçülerine uygun şekilde başkalarının hakkını onlara vermesidir.

Resulullah (S.A.V) Efendimiz kul hakkı diye bahsettiği mesele; zekât kul hakkıdır ve şu hadîsinde diyor ki: “Zekâtı olmayanın namazı, orucu, cihadı, haccı, imanı yoktur.” Öyleyse ilk etapta mutlaka zekât verilecektir. Zekâtını vermeyenlerin namazı, orucu, haccı, cihadı ve imanı yoktur.” diyor. Öyleyse ilk etapta:

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Buharî.

“Malınızın zekâtını veriniz! Biliniz ki, zekâtını vermeyenlerin, namazı, orucu, haccı, cihadı ve imanı yoktur.”

O zaman ilk etapta kesinlikle itaat etmek istiyorsak, Allahû Tealâ’nın dizaynı içerisinde mutlaka zekâtı verebilecek durumda olmamız lâzım. Zekâtı verdiğimiz zaman şükrümüzü eda etmiş oluruz.

Nitekim bir başka Resulullah (S.A.V) Efendimiz’in açıklamasında İbn Selebe, Resûllah (S.A.V) Efendimize geliyor: “Yâ Resulullah, bana dua et; Allah bana mal versin.” İbn Selebe'ye Allah Resûl'ü diyor ki: “Ben senin için bir örnek teşkil etmiyor muyum?” Yine anlamıyor İbn Selebe. 2-3 ay sonra "Yâ Resulullah, bana dua et; Allah bana mal versin." Bu sefer Resulullah (S.A.V) Efendimiz şöyle buyuruyor: “Şükrünü eda edeceğin az mal, şükrünü eda edemeyeceğin çok maldan hayırlıdır.” Bunu söylemesine rağmen yine İbn Selebe idrak edemiyor. Tekrar: "Yâ Resûllah Allah bana mal versin." Peygamber Efendimiz de dua ediyor ve sürüleri artıyor. Resûllah'ın duası ile mala kavuşan İbn Selebe, zekât memurları gönderildiği zaman o onları oyalıyor. "Gidin felandan alın, sonra bana gelin." Ve zekât memurları, Resûllah'a gelip durumu bildiriyorlar "böyle böyle oldu." diyorlar ve İbn Selebe'nin zekâtını bundan sonra Allah Resûl'ü kabul etmiyor. Hazreti Ebubekir de kabul etmiyor. Hayatı boyunca bir sahâbî iken mal sebebiyle zekâtını veremediği için kesinlikle kaybedenlerden oluyor.

İşte ilk rızanın elde edilmesi, mutlaka kazancımızın %2,5'unu zekât olarak başkasına verilmesidir. Buna itaat gereklidir. İtaat edersek o zaman ne oluyor? Şükrümüzü eda etmiş oluyoruz. Yani şükrün ilk başlangıcı budur: Mutlaka kul hakkının verilmesidir. Onun için Şah-ı Nakşibendi Hazretleri: “Allah rızasını itaatte” demiştir. Eğer siz buna itaat ederseniz, o zaman şükrünüzü eda etmiş olursunuz, şükredenlerden de Allah razıdır 1. safha rıza ile. 1. safha rıza ile Allahû Tealâ ne yapıyor? Onu mutlaka mürşidine ulaştırıyor. Daha sonra mürşidine tâbî olan kişi 2. safha rıza ile Allah ondan razıdır. Allahû Tealâ onu ne yapıyor? Tezkiye ile Kendisine ulaştırıyor. Onun için Allahû Tealâ’nın kanunu İbrâhîm 7’de: “Şükrederseniz arttırırım.” Allah'ın izniyle...

14/İBRÂHÎM-7 Ve iz teezzene rabbukum le in şekertum le ezîdennekum ve le in kefertum inne azâbî le şedîd(şedîdun).

Ve o zaman Rabbiniz size bildirmişti ki; eğer şükrederseniz (ni’metlerinizi) artırırım, eğer küfredenlerden olursanız muhakkak ki azabım şiddetlidir.

Öyleyse itaat, mutlaka dua... Kimin duasını Allah kabul ediyor? Şükreden kişinin duasını Allah kabul ediyor. Ve o kişi Allah’a ulaşmayı dilediği an bu duada, mutlak surette Allahû Tealâ onu Kendisine ulaştırıyor ve velîler halkın içinde. İşte kimdir Allah’ın edep dairesinde hareket eden? Allah'ın dostu olan. Allah'ın dostu olan kişi Kur’ân’daki emirlerin hepsine itaat eden, yasakları işlemeyen bir vasıf kazanıyor. O da diğer insanlara o konuda en üst seviyede örnek oluyor. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20264 dk okuma1