"Muhterem Hocam, Allah’a inanıyorum ama ibadetlerimi yapamıyorum. İnsanlara çok öfkeleniyorum. Öfkemi yenmek için ne tavsiye edersiniz?"
Soru
"Muhterem Hocam, Allah’a inanıyorum ama ibadetlerimi yapamıyorum. İnsanlara çok öfkeleniyorum. Öfkemi yenmek için ne tavsiye edersiniz?"
Cevap
Sevgili kardeşlerim, Allahû Tealâ bütün insanları üç vücut ve serbest irade ile yaratmıştır. Serbest irade, kişinin iradesini dilediği istikamette kullanabilmesidir. Bunun için de Allahû Tealâ iki yol belirlemiştir: Allah’a ulaştıran irşat yolu ve şeytana götüren gayy yolu. Bu iki yoldan birisini seçmek kişinin serbest iradesine bırakılmıştır. Zorlama yoktur.
Şeytan ne kadar gayret sarf ederse etsin, ulaşmayı dileyen kişiyi zorla kâfir kılamaz. Kâfir olan bir kişiyi de resûl zorla mü’min kılamaz. İşte Allahû Tealâ belirlemiş dünya gezegeninden başlayan bir sürü kişinin nefsani alışkanlıkları: para, şöhret, şehvet duygusu, kötü alışkanlıklar, mal, mülk, soy… Bunların hepsi insanları dünya hayatına çekiyor ve aynı zamanda şeytanın yoluna, Tarîk-i Cahîm’e çeker.
MUTSUZLUK YOLLARI - TARÎKİ CEHÎM Para Şöhret Şehvet Duygusu Kötü Alışkanlıklar Mal-Mülk Soy
MUTLULUK YOLLARI - TARÎKİ MUSTAKÎM Allah’a Ulaşmayı Dilemek Mürşide Tâbiiyet Zikir Namaz Oruç Zekat Hac
Ama bir de resûllerin tebliğiyle, Allah’a davetiyle gerçekleşen ulaşmayı dilemek vardır. Zikir, namaz, hac, oruç, zekât, mürşide tâbiiyet; bunların tamamı Tarîk-i Müstakîm’i ifade eder ve kişiyi Allah’a ulaştırır. İşte Bakara Suresi 256. âyette:
2/BAKARA-256 Lâ ikrâhe fîd dini kad tebeyyener ruşdu minel gayy(gayyi), fe men yekfur bit tâgûti ve yu’min billâhi fe kadistemseke bil urvetil vuskâ, lânfisâme lehâ, vallâhu semîun alîm(alîmun). Dinde zorlama yoktur. irşad yolu (hidayet yolu, Allah’a ulaştıran yol), gayy yolundan (dalâlet yolundan, şeytana, cehenneme ulaştıran yoldan) açıkça (ayrılıp) ortaya çıkmıştır. Artık kim tagutu (şeytanı ve şeytana ulaştıran yolu) inkâr edip de Allah’a îmân ederse (mü’min olur, Allah’a ulaştıran yolu tercih ederse), böylece o, (Allah’tan) kopması mümkün olmayan urvetul vuskaya (sağlam bir kulba, mürşidin eline) tutunmuştur. Allah Sem’î’dir, Alîm’dir.
Dinde zorlama yoktur. İrşat yolu Tarîk-i Müstakîm’dir, gayy yolu ise Tarîk-i Cahîm’dir. Bu iki yol birbirine yüz seksen derece birbirinden ayrılmış vaziyettedir. "Kim tagutu inkâr ederse" dediği işte irşat yoludur. Tagut yolu nedir? Yani nasıl inkar ediyor? Şeytanın insanlara parayı sevdiriyor, şöhreti sevdiriyor, şehvet duygusunu sevdiriyor, kötü alışkanlıkları, malı, mülkü, soy.. bunları şeytan insanlara güzel gösteriyor. Ama eğer kişi irşat yolunu seçerse, o zaman bunları reddediyor. Nasıl reddeder? Allah’a ulaşmayı dileyerek. Tagutu reddediyor ve Allah’a ulaşmayı diliyor. O zaman tagutu reddeden dünya hayatını reddeden, Allah'a ulaşmayı dileyen ki;
HADÎS-İ ŞERİF Kaynak: Tırmızî Zühd 4. Ayrıca bkz. Nefsâî, Cenâiz 3; İbn-i Mâce, Zühd 31. "Zevkleri bıçak gibi kesen ölümü çok hatırlayın!"
Resûlullah (S.A.V). Efendimiz; "Dünyevî lezzetleri silip süpüren ölümü çok hatırlayın!" Neden ölümü çok hatırlayın? diyor, Allah'ın Resûl'ü (S.A.V) buyuruyor ki; "Ölmeden evvel ölün!" buyurur. Yani "ölmeden evvel ruhunuzu Allah’a ulaştırın." O zaman dünyevi lezzetler işte bu şeytanın bize güzel gösterdiği şeyler. "Dünyevî lezzetleri silip süpüren ölümü çok hatırlayın!" "Ölmeden evvel ölün!" Yani ruhunuzu Allah’a ulaştırın. O zaman çok hatırlayın. Mutlaka ruhunuzu hayattayken Allah'a ulaştırın demiş oluyor. Kişi böyle yaptığı zaman tagutu inkâr eder, dünya hayatını devre dışı tutar ve Allah'a meyil eder ve Allah’a ulaşmayı dilerse Allahû Tealâ ona, mutlaka kopması mümkün olmayan kulpa, mürşidine ulaştırır ve mürşidine sarılır. Âli İmrân Suresi 112. âyet-i kerîmesinde Allahû Tealâ iki ipten bahseder: Allah’tan bir ip ve insanlardan bir ip. Allah’tan olan ip Sırât-ı Müstakîm’dir, insanlardan olan ip ise mürşittir.
3/ÂLİ İMRÂN-112 Duribet aleyhimuz zilletu eyne mâ sukıfû illâ bi hablin minallâhi ve hablin minen nâsi ve bâû bi gadabin minallâhi ve duribet aleyhimul meskeneh(meskenetu), zâlike bi ennehum kânû yekfurûne bi âyâtillâhi ve yaktulûnel enbiyâe bi gayri hakk(hakkın), zâlike bimâ asav ve kânû ya’tedûn(ya’tedûne). Onların üzerlerine, nerede olurlarsa olsunlar zillet (alçaklık) damgası vuruldu. Ancak Allah'ın ipine (Sıratı Mustakîm'e) ve insanlardan bir ipe (Allah'a ulaştıracak olan mürşide) tutunanlar (ulaşanlar) hariç. (Onlar) Allah'tan bir gazaba uğradılar ve üzerlerine miskinlik damgası vuruldu. Bu, onların Allah'ın âyetlerini inkâr etmiş olmaları ve peygamberleri haksız yere öldürmüş olmaları sebebiyledir. İşte bu, onların (Allah'a) isyan etmelerinden ve haddi aşmış olmalarındandır.
O zaman kişi mürşidine tâbî olacak ve nefs tezkiyesine başlayacak. Nefs tezkiyesiyle 7 kademede nefsin tezkiyesi, ruhun Allah'a ulaşması Allah'ın garantisinde gerçekleşir, ama öfkesini yutabilen bir durumda mıdır? Hayır değildir. Fizik vücut teslimi için harekete geçerse ve nefsin 19 afetinden bir tanesi öfke ve gayz. 18 saat zikre ulaştığı zaman, 19 afetin o kişi üzerinde aklını çelebilecek şekilde kişi üzerinde negatif bir tesiri olamaz. Kalpte vardır ama asla akla bir tesiri yoktur.
NEFS TEZKİYESİNİN 7 KADEMESİ 1. NEFSİ EMMÂRE: 15 BİN ZİKİR - %7 NUR - 1’e 100 derecat YÛSUF–53: Ve ben, nefsimi ıbrâ edemem (temize çıkaramam). Muhakkak ki nefis, mutlaka sui olanı emreder. Rabbimin Rahîm esmasıyla tecelli ettiği (nefsler) hariç... 2. NEFSİ LEVVÂME: 17 BİN ZİKİR - %14 NUR - 1’e 200 derecat KIYÂME–2: Ve hayır, levvame (kınayan) nefse yemin ederim. 3. NEFSİ MÜLHİME: 19 BİN ZİKİR - %21 NUR - 1’e 300 derecat ŞEMS–8:Sonra ona (nefse) fücûrunu ve takvâsını ilham etti. 4. NEFSİ MUTMAİNNE: 21 BİN ZİKİR - %28 NUR - 1’e 400 derecat FECR–27: Ey mutmain olan nefs! 5. NEFSİ RÂDİYE: 23 BİN ZİKİR - %35 NUR - 1’e 500 derecat FECR–28: Rabbine dön (Allah’tan) razı olarak ve Allah’ın rızasını kazanmış olarak! 6. NEFSİ MARDİYE: 25 BİN ZİKİR - %42 NUR - 1’e 600 derecat FECR–28: Rabbine dön (Allah’tan) razı olarak ve Allah’ın rızasını kazanmış olarak! 7. NEFSİ TEZKİYE: 33 BİN ZİKİR - %49 NUR - 1’e 700 derecat FÂTIR–18: ......Ve kim tezkiye olursa (nefsini tezkiye ederse), o taktirde bunu sadece kendi nefsi için yapar. Ve dönüş (varış) Allah’adır (Nefs tezkiyesi ile ruh Allah’a döner, ulaşır).
Öyleyse o zaman "öfkemi yenmek için ne tavsiye edersiniz?" Nefs tezkiyesini ve tasfiyesini tavsiye ediyoruz. Allah’a ulaşmayı dileyeceksin, mürşidine tâbî olacaksın ve nefs tezkiyesiyle ruhun Allah’ın Zâtı’na ulaşması Allah’ın garantisi altında olacaktır. Bu safhada şeytanın tesiri yüzde kırk dokuz azalır. Fizik vücut tesliminde ise şeytanın tesiri yüzde seksen bir azalır. Şeytan sadece yüzde on dokuzuna tesir eder, bir tarafta ruhun yüzde yüz Allah’ın emrinde olması, diğer tarafta nefsin de yüzde seksen bir Allah’ın emrinde olmasıdır. Bunun mânâsı: iki yüzde yüz seksen bir Allah'ın emirleri var. Öbür tarafta da iki yüzde on dokuz şeytanın emirleri var. Dolayısıyla şeytan artık nefsimizin afetlerini negatif istikamette kullanamıyor.