Muhterem Hocam, Allah’a şükredenlerden olmanın işareti nedir?
Soru
Muhterem Hocam, Allah’a şükredenlerden olmanın işareti nedir?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, şükrümüzü eda etmek için “Ya Rabbi, bana bu ni’metleri verdin, sana sonsuz şükrederim.” demek bizi bir sonuca ulaştırmaz. Allah’a şükredenlerden olmak mutlaka Allah’ın yolunda olmamızla mümkündür.
Evvela Kur’ân-ı Kerim’de Allahû Tealâ şükrü ve küfrü birbirinin zıttı olarak Kur’ân’da kullanmış. Bakara 152: “Şükredin, küfredenlerden olmayın.”
2/BAKARA-152 Fezkurûnî ezkurkum veşkurû lî ve lâ tekfurûn(tekfurûni).
Öyle ise Beni zikredin ki Ben de sizi zikredeyim. Ve Bana şükredin ve Beni inkâr etmeyin.
Şimdi küfredenler kimler? Küfredenlere baktığımız zaman şunu görüyoruz. Bakara 6, 7’de:
2/BAKARA-6 İnnellezîne keferû sevâun aleyhim e enzertehum em lem tunzirhum lâ yu’minûn(yu’minûne).
Onlar muhakkak ki kâfirdirler. Onları ikaz etsen de etmesen de onlar için eşittir (birdir), mü’min olmazlar.
2/BAKARA-7 Hatemallâhu alâ kulûbihim ve alâ sem’ıhim, ve alâ ebsârihim gışâvetun, ve lehum azâbun azîm(azîmun).
Allah onların kalplerinin üzerini ve işitme (sem’î) hassasının üzerini mühürledi ve görme (basar) hassasının üzerine gışavet (perde) çekti. Onlar için azîm (büyük) azap vardır.
Buradan da bakıyoruz, küfredenler tebliğe muhatap olduklarında daveti kabul etmeyenler, Allahû Tealâ’nın da hassalarına engel koyduğu kişiler.
O zaman şükredenler kalben Allah’a ulaşmayı dileyenler, daveti kabul edenlerdir. Küfredenler de davete muhatap olduklarında kalben ulaşmayı dilemeyenler.
O zaman bir insanın Allah’a ulaşmayı dilemeden kendi kendine “Ben şükrediyorum.” demesi onu bir yere ulaştırmaz. Ama kalben Allah’a ulaşmayı dilemek noktasında ise, bu talebi onun kalbinde Allah gördüyse o şükredenlerdendir. Ve fî sebîlillâh. Fî sebîlillâh olmak ve infak etmek şükrün edasını gerektiriyor.
Şükretmenin başladığı yer Allah’a ulaşmayı dileme noktasıdır. Allah’a ulaşmayı dileyen bir insan şeytana kul olmaktan kendisini kurtarmıştır, Allah’a kul olur. Allah’a kul olan herkes şükürdedir. Şükür üzere olanlar mü’min olanlardır. Kim Allah’a ulaşmayı dilemezse o da küfür üzeredir. İşte Allahû Tealâ Nahl Suresi’nin 78. âyet-i kerimesinde: “Biz insanı hiçbir şey bilmeden annesinin karnından çıkarttık... Biz onu işitme hassası, görme hassası ve idrak etme hassasına sahip kıldık. Umulur ki şükretsin."
16/NAHL-78 Vallâhu ahracekum min butûni ummehâtikum lâ ta’lemûne şey’en ve ceale lekumus sem’a vel ebsâre vel ef’idete leallekum teşkurûn(teşkurûne).
Ve Allah, sizi bir şey bilmiyor halde annelerinizin karnından çıkardı. Ve sizi, işitme hassası, görme hassası ve idrak etme hassası (sahibi) kıldı. Umulur ki; böylece şükredersiniz.
Şükrettiği zaman bu hassalar açılıyor, ama küfrettiği zaman bu hassalar kesinlikle örtülür.
Başlangıç noktasında "Biz onu onu işitme hassası, görme hassası ve idrak etme hassasına sahip kıldık. Umulur ki şükreder de bunlardan faydalanır. Ama şükretmediği takdirde kapanıyor. Bu âyet-i kerimede Bakara 7'de görüldüğü gibi. Zumer Suresi’nin 7. âyet-i kerimesinde de Allahû Tealâ buyuruyor:
39/ZUMER-7 İn tekfurû fe innallâhe ganiyyun ankum, ve lâ yerdâ li ıbâdihil kufr(kufra), ve in teşkurû yerdahu lekum, ve lâ teziru vâziretun vizra uhrâ, summe ilâ rabbikum merciukum fe yunebbiukum bimâ kuntum ta’melûn(ta’melûne), innehû alîmun bi zâtis sudûr(sudûri).
Eğer inkâr ederseniz, muhakkak ki Allah, sizden Gani’dir (size ihtiyacı yoktur). Ve O, kulları konusunda küfre razı olmaz. Ve eğer şükrederseniz sizden razı olur. (Hiç)bir günahkâr, diğerinin (başkasının) günahını yüklenmez. Sonra dönüşünüz Rabbinizedir. Böylece size yapmış olduklarınızı haber verecek. Muhakkak ki O, sinelerde olanı bilendir.
“Allah’a küfrederseniz Allah sizden müstağni..." Allahû Tealâ kâfirlerden razı değildir. “Eğer şükrederseniz Allah sizden razı olur.” Demek ki Allah’ın rızasının da şükürle başladığını görüyoruz.
Dehr Suresi’nin 3. âyet-i kerimesinde:
76/Dehr (DEHR)-3 İnnâ hedeynâhus sebîle immâ şâkiran ve immâ kefûran.
Muhakkak ki Biz, onu (Allah’a ulaştıran) yola hidayet ettik. Fakat o, ya (Allah’a ulaşmayı diler) şükreden olur, ya da (Allah’a ulaşmayı dilemez) küfreden olur.
Biz onu sebîle ulaştırırız. Ama dileyen şükreder, şâkirler olur; dileyen küfreder, kâfirlerden olur. Fî sebîlillâh olanlar şükredenler, olmayanlar küfredenler. Allah razı olsun."