Muhterem Hocam, Allah'a teslim olma yolunda ilerlemekte azîmle devam edebilmek için değerli tavsiyelerinizi alabilir miyiz?

Soru

Muhterem Hocam, Allah'a teslim olma yolunda ilerlemekte azîmle devam edebilmek için değerli tavsiyelerinizi alabilir miyiz?

Cevap

Efendimizin verdiği formül şöyle: İştiyak, liyakat, mükâfat, gayret, himmet, nusret.

İnsanla Allah arasındaki ilişki hep mükâfat üzerine bina edilmiş. Allahû Tealâ'nın bütün resûlleri bizimle Allah arasındaki işlerde elçilik görevini yapıyorlar. Allahû Tealâ Enâm 48'de buyuruyor ki: "Biz resûllerimizi müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderiyoruz." buyuruyor.

6/ENÂM-48 Ve mâ nursilul murselîne illâ mubeşşirîne ve munzirîn(munzirîne), fe men âmene ve asleha fe lâ havfun aleyhim ve lâ hum yahzenûn(yahzenûne). Biz resûlleri “uyarıcılar ve müjdeleyiciler” olmaktan başka (bir şey için) göndermeyiz. Artık kim âmenû olur (Allah’a ulaşmayı dilerse) ve ıslâh olursa (nefs tezkiyesi ve tasfiyesi yaparsa) artık onlara korku yoktur, onlar mahzun da olmazlar.

İşte kalben Allah'a ulaşmayı dileyen herkes için Allah'la aradaki ilişki sadece mükâfat ve müjdeye dayalıdır. O zaman her mükâfatın bir bedeli vardır. İşte Allah'tan ne istiyorsak kesinlikle o liyakate ulaşmamız gerekiyor. O liyakatin sahibine Allahû Tealâ o mükâfatı veriyor. Biz daimî zikre ulaşmak istiyoruz. O zaman Allahû Tealâ buyuruyor ki: "Allah kime hikmet verilmişse ona çok büyük hayır vermiştir." O zaman daimî zikrin sahibi kişi hikmetin sahibi kişidir. O hikmete lâyık olmak gerekiyor ve arkasından Allahû Tealâ bizi onunla mükâfatlandırıyor. O zaman iştiyak sahibi kişi daimî zikri en üst seviyedeki bir iştiyakla dilemelidir. Dilemek yetmiyor, diledikten sonra gayret göstermelidir.

İştiyak sözlü duadır ama gayret fiili duadır. Yani her iki noktada gayret edeceğiz, mürşidin himmeti devreye girecek. Allah'ın nusreti de mürşidin himmetine paralel olarak geliyor. İnsanlar için söz konusu olan şey Allah ile olan ilişkilerinde bu hedefe gitmekse burada kuvvetli olmak önemlidir. Allahû Tealâ: "Bana tevekkül edin, Bana güvenin. Eğer öyle iseniz sizi yenecek yoktur." diyor.

Öyleyse hedefimiz varsa gayretimiz de olmalıdır. Eğer hedef varsa gayret olmalıdır. Tevekkülün boyutlarını yücelten, hedefe ulaştıran şey kişinin zikri faaliyetidir. Sahâbe nasıl daimî zikrin sahibi olduysa eğer biz de vazgeçmeden devam edersek başarmamamız mümkün değil, mutlaka bir gün Allah bunu nasip eder. Vazgeçmek şeytana mağlup olmaktır. Vazgeçmemek Allah'a teslim olmaktır. Öyleyse hepimiz daimî zikre ulaşmanın gayretini göstermeliyiz. Hedefimiz daimî zikre ulaşmak ama gayret zikrimizi arttırmak. Ama sonuçta bir gün daimî zikre ulaşırsak bunun odak noktasında, merkezinde mürşidin duası ve bu duaya paralel Allah'ın gönderdiği yardım söz konusudur.

Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 7 Eylül 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20262 dk okuma6