Muhterem Hocam, Allah'a ulaşma dileği bir ölüm temennisi midir?
Soru
Muhterem Hocam, Allah'a ulaşma dileği bir ölüm temennisi midir?
Cevap
Hayır, tam tersi. Allah’a ulaşma dileği, ölümsüzlük sırrına ulaşmanın delilidir, senedidir. İnsanlar en çok ölümden korkuyor. Bu kardeşimizin ifade ettiği gibi diyor: “Henüz yaşamak istiyorum, ölmek istemiyorum. Allah ölmeden evvel benim ruhumu niye istiyor?”
Halbuki ruh bir ölümle Allah’a ulaşır. Bu kader planında gerçekleşir. İki, hayattayken serbest iradeyle Allah'a ulaşır. İşte Hz. İsa (A.S) iki kere dünyada ölümü tadan kişi, ölümsüzlüğe ulaşmıştır ve o kişi ebedî bir hayatın müjdesini de alıyor. Neyle? Kalben ulaşmayı dilemekle.
Öyleyse Allah’a ulaşma dileği bir ölüm temennisi değil, tam tersi sonsuz bir hayatın müjdesidir. Allah’a ulaşma dileği, sonsuz bir cennet hayatıdır ve bir tek dilekle o kişi o hayatı orada geçirecektir.
Secde 11’de zaten ister kâfir, ister putperest, ister Mecusi, kim olursanız olun, ölümle herkesin ruhu Allah’a ulaşır.
32/SECDE-11 Kul yeteveffâkum melekul mevtillezî vukkile bikum summe ilâ rabbikum turceûn(turceûne).
De ki: “Size vekil kılınan ölüm meleği, sizi vefat ettirecek (öldürecek). Sonra Rabbinize döndürüleceksiniz.
Bakara 46’ya göre hayattayken ruhu Allah’a ulaştırmaktır. Hayattayken ruhunu Allah’a ulaştıranlar, onlar kesinlikle Allah’ın müjdesine kavuşanlardır.
2/BAKARA-46 Ellezîne yezunnûne ennehum mulâkû rabbihim ve ennehum ileyhi râciûn(râciûne).
Onlar (o huşû sahipleri) ki, Rab’lerine (dünya hayatında) muhakkak mülâki olacaklarına ve (sonunda ölümle) O’na döneceklerine yakîn derecesinde inanırlar.
Allahû Teâlâ intiharı Nisa 29 ve 30’da yasaklamıştır. Kim intihar ederse cezası ebedî cehennemdir. Allahû Teâlâ’nın “Rabbine dön” emri, “irci” emri bir ölüm emri değildir. Biz hayattayken ruhumuzun Allah’a ulaşması emridir. Bu emrin yerine getirilmesi bizi Allah’a ermiş, Allah’ın evliyası, Allah’ın dostu kılar.
4/NİSÂ-29 Yâ eyyuhâllezîne âmenû lâ te’kulû emvâlekum beynekum bil bâtılı, illâ en tekûne ticâraten an terâdın minkum, ve lâ taktulû enfusekum. İnnallâhe kâne bikum rahîmâ(rahîmen).
Ey îmân edenler (âmenû olanlar)! Birbirinizin mallarını batılla (haksızlıkla) yemeyin, ancak sizin rızanızla yaptığınız ticaret hariç. Ve kendinizi (ve birbirinizi) öldürmeyin (intihar etmeyin). Muhakkak ki Allah, size karşı Rahîm’dir.
4/NİSÂ-30 Ve men yef’al zâlike udvânen ve zulmen fe sevfe nuslîhi nârâ(nâran). Ve kâne zâlike alâllâhi yesîrâ(yesîran).
Ve kim bunu düşmanlık ve zulümle yaparsa, o taktirde biz onu yakında ateşe yaslayacağız. Ve işte bu, Allah için kolaydır.
Bunun bir ölüm emri olmadığını Peygamber Efendimiz (S.A.V), Cuma hutbesinde “Ölmeden evvel ölün ki Allah size amellerinizin 700 katını versin.” şeklinde ifade etmiştir.
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Acluni Keşfu'l Hafa c.2, shf:291 (2669) - 14. Basamak
«MÛTU KABLE EN TEMÛTU»
«qatlaa qabl 'an tamut»
«اقتلی قبل أن تموت»
"Ölmeden evvel ölün, Allah'a dönün ki, (ölmeden önce ruhunuzu Allah'a ulaştırınız ki, teslim ediniz ki) Allah size ondan yedi yüze kadar artan yardımlarda bulunsun."
Kur’ân-ı Kerim intiharı yasak kılmıştır. Kim, hangi şartlar içinden nasıl intihar ederse etsin, o kişinin gideceği yer mutlak olarak Allah’ın cehennemidir.
Öyleyse “irci” emri bir ölüm emri değildir. “İrci emri bir ölüm emridir.” diyenler sadece hüsn-ü zanna dayalı bir zanda bulunurlar.
Allah razı olsun.