Muhterem Hocam, Allah’a ulaşmak için Kur’ân ve sünnet yeterliyken, ayrıca bir mürşide ihtiyaç var mıdır?
Soru
Muhterem Hocam, Allah’a ulaşmak için Kur’ân ve sünnet yeterliyken, ayrıca bir mürşide ihtiyaç var mıdır?
Cevap
“Allah’a ulaşmak için Kur’ân ve sünnet yeterliyken…” Yeterli değil sevgili kardeşim. Neden yeterli değil? Mürşide ihtiyaç var. O zaman gelin beraberce mürşide tâbî olduğumuz an Allah’ın üzerimizde vücuda getirdiği tecellilerin ne olduğuna beraberce bakalım.
Şimdi günümüz din tatbikatında kime sorarsanız sorun “Ben Kur’ân ve sünneti yaşıyorum.” der. Ama Kur’ân ve sünneti yaşıyorum diyen kişinin tatbikatında Allah’a ulaşma dileği yok. İslâm’ın beş şartı var. Yani İslâm’ın beş şartının Kur’ân ve sünnetin bütününü ifade ettiğini söylüyorlar. Halbuki İslâm’ın beş şartı değil, 7 hedef emir söz konusu. Yedi hedef emirle birlikte yedi vasıta emir.
7 HEDEF EMİR
VAHDET
1. Allah’a Ulaşmayı Dilemek
RÛM-31: O’na (Allah’a) yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve O’na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin. Ve (böylece) müşriklerden olmayın.
TEVHİD
2. 12 İhsanla Mürşide Tâbî Olmak
MU’MİN-15: …. Allah, kullarından dilediği kişinin üzerine Allah’a ulaşma gününün geldiğini ihtar etmek için, emrinden (Allah’ın emrini tebliğ edecek) bir ruh (devrin imamının ruhunu) ulaştırır.
TESLİM
3. Ruhun Allah’a Teslimi
RA’D-21: Ve onlar Allah’ın (ölmeden evvel), Allah’a ulaştırılmasını emrettiği şeyi (ruhlarını), O’na (Allah’a) ulaştırırlar. Ve Rab’lerine karşı huşû duyarlar ve kötü hesaptan korkarlar.
4. Fizik Vücudun Allah’a Teslimi
YÂSÎN-60: Ey Âdemoğulları! Ben, sizlerden şeytana kul olmayacağınıza dair ahd almadım mı? Muhakkak ki; o (şeytan), size apaçık bir düşmandır.
YÂSÎN-61: Ve Ben, sizden Bana kul olmanıza (dair ahd almadım mı?) Bu da Sıratı Mustakîm (üzerinde bulunmak)tır.
5. Nefsin Allah’a Teslimi
NİSÂ-103: Namazı bitirdiğinizde; ayaktayken, otururken ve yan üzeriyken (yan üstü yatarken), Allah’ı hep zikredin! Güvenliğe kavuştuğunuzda namazı namazın erkânıyla kılın…
6. İrşada Ulaşmak
BEYYİNE-5: Onlar emrolunmadılar. Sadece hanifler olarak, Allah için dinde halis (nefslerini halis kılmış) kullar olmakla emrolundular. Ve namaz kılmakla ve zekat vermekle emrolundular. İşte kayyum olan din budur.
7. İradeyi Allah’a Teslim Etmek
EN’ÂM-97: Ve kara ve denizin karanlıklarında (nefsin afetlerinin karanlığında) yolunuzu bulmanız (hidayete ermeniz) için yıldızları (nebîler, resûller, mürşidler) kılan O’dur. Bilen bir kavim için, âyetleri detayları ile açıkladık.
7 VASITA EMİR
1. Allah’a Ulaşmayı Dilemek
ANKEBÛT-5: Kim Allah’a mülâkî olmayı (hayattayken Allah’a ulaşmayı) dilerse, o taktirde muhakkak ki Allah’ın tayin ettiği zaman mutlaka gelecektir (ruhu mutlaka hayattayken Allah’a ulaşacaktır). Ve O; en iyi İşiten, en iyi Bilendir.
2. Kelime-i Şahadet – 12 İhsanla Mürşid Önünde Tövbe Etmek
BAKARA-45, 46: (Allah’tan) sabırla ve namazla istiane (özel yardım) isteyin. Ve muhakkak ki o huşû sahibi olanlardan başkasına elbette ağır gelir. Onlar ki, Rab’lerine (dünya hayatında) muhakkak mülâkî olacaklarına ve (sonunda ölümle) O’na döneceklerine yakın derecesinde inanırlar.
ÂLİ İMRÂN-18: Allah, şehadet (şahitlik) etti: Muhakkak ki O’ndan başka ilâh yoktur...
3. Oruç
BAKARA-183: Ey âmenû olanlar! Oruç, sizden öncekilerin üzerine yazıldığı (farz kılındığı) gibi sizin üzerinize de yazıldı (farz kılındı). Umulur ki böylece siz takva sahibi olursunuz.
4. Namaz
NİSÂ-103: Böylece namazı bitirdiğiniz zaman, artık ayaktayken, otururken ve yan üstü iken Allah’ı zikredin! Daha sonra güvenliğe kavuştuğunuz zaman, namazı erkânıyla kılın. Muhakkak ki namaz, mü’minlerin üzerine, “vakitleri belirlenmiş bir farz” olmuştur.
5. Hac
BAKARA-197: Hac, bilinen aylardır. İşte kim onlarda (o aylarda), (ihrama girerek) haccı (kendine) farz edindirirse, artık hacta kadına yaklaşmak (ve benzeri davranışlar), fâsıklık (günaha sapmak), cedelleşmek (sürtüşmek, kavga etmek) yoktur...
6. Zekât
BEYYİNE-5: Ve onlar, Allah için hanifler olarak dinde halis kullar olmaktan (nefslerini halis kılmaktan) ve namazı ikame etmekten ve zekâtı vermekten başka bir şeyle emrolunmadılar.
İşte kayyûm din (kıyamete kadar devam edecek din) budur.
7. Zikir
MUZZEMMİL-8: Ve Rabbinin İsmini zikret ve herşeyden kesilerek O’na ulaş.
ANKEBÛT-45: Kitaptan sana vahyedilen şeyi oku ve salâtı ikâme et. Muhakkak ki salât, fuhuştan ve münkerden nehyeder. Ve Allah’ı zikretmek mutlaka en büyüktür.
Şimdi baktığımız zaman hedef emirlerden birincisi “Allah’a ulaşmayı dilemek” yok.
Vasıta emirlerden birincisi de “Allah’a ulaşmayı dilemek” yok.
Hedef emirlerden ikincisi “12 tane ihsanla mürşide tâbiiyet” yok.
Vasıta emirlerden ikincisi “mürşid önünde tövbe” yok.
Zaten ilk iki tanesi yoksa ondan sonra ruhun teslimi, fizik vücudun teslimi, nefsin teslimi, irşad ve iradenin tesliminin olması mümkün değil.
Kala kala ne var? 7 vasıta emirden namaz, oruç, hac, zekât, zikir olduğunu kabul edelim. O zaman ilk ikisi Allah’a ulaşmayı dilemek ve mürşide tâbiiyet yok.
Şimdi Allah’a ulaşmayı dilediğimiz an Allah Rahîm esmasıyla tecelli ederek dört tane kalp şartının sahibi kılıyor bizi. Kalpteki ekinneti Allahû Tealâ alıyor, ihbatı koyuyor, kalbi kendisine çeviriyor ve göğsümüzden kalbine nur yolunu açıyor. Dört kalp şartı. Ama dört kalp şartının yedi kalp şartına tamamlanabilmesi için… Ekinneti alıyor, ihbatı koyuyor, kalbe giden nur yolunu açıyor. Allah’a ulaşma dileği olmayınca bunların hiçbirisi gerçekleşmiyor. Kalpteki ekinnet alınmıyor. İhbat konulmuyor. Kalp Allah’a çevrilmiyor. Kalbe giden nur yolunu Allahû Tealâ açmıyor.
ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEYEN KİŞİNİN 7 KALP ŞARTI
1. Kalpteki ekinnet alınır.
EN’ÂM-46: (Ya Muhammed müşriklere) de ki: “Gördünüz mü? Şâyet Allah sizin işitme hassanızı ve görme özelliğinizi alsa ve sizin kalplerinizi mühürlerse, Allah’tan başka hangi ilâh onları size (geri) getirir?” Bak, âyetlerimizi nasıl açıklıyoruz! Sonra onlar yüz çeviriyorlar.
2. İhbat konur.
HACC-54: ... onların kalplerinin O’nu (Allah’ı) idrak etmesi (kalplerinden ekinnetin alınıp yerine ihbat sistemi konarak kalplerin mutmain olması) içindir. ...
HACC-34: O hâlde, sizin İlâhınız Tek Bir İlâh’tır. Öyleyse O’na teslim olun! Ve muhbitleri müjdele.
3. Kalp Allah’a döndürülür.
KAF-33: Gaybda Rahmân’a huşû duyanlar ve münîb (Allah’a ulaşmayı dileyen) bir kalple (Allah’ın huzuruna) gelenler (için).
4. Kalbe giden nur yolu açılır.
EN’ÂM-125: Öyleyse Allah kimi Kendisine ulaştırmayı dilerse, onun göğsünü yarar ve (Allah’a) teslime açar. Kimi dalâlette bırakmayı dilerse, onun göğsünü semâda yükseliyormuş gibi daralmış, sıkıntılı yapar. Böylece Allah, mü’min olmayanların üzerine azap verir.
5. Kalbin mührü açılır.
ZUMER-22: Allah kimin göğsünü İslâm için (Allah’a teslim için) yarmışsa artık o, Rabbinden bir nur üzere olur, değil mi? Allah’ın zikrinden kalpleri kasiyet bağlayanların vay hâline! İşte onlar, apaçık dalâlet içindedirler.
6. Kalpteki küfür kelimesi alınır.
EN’ÂM-46: (Ya Muhammed müşriklere) de ki: “Gördünüz mü? Şâyet Allah sizin işitme hassanızı ve görme özelliğinizi alsa ve sizin kalplerinizi mühürlerse, Allah’tan başka hangi ilâh onları size geri getirir?” Bak, âyetlerimizi nasıl açıklıyoruz! Sonra onlar yüz çeviriyorlar.
7. Kalbe îmân yazılır.
MUCÂDELE-22: ... İşte onlar ki, (Allah) onların kalplerinin içine îmânı yazdı. Ve onları, Kendinden bir ruh ile destekledi (orada eğitilmiş olan, devrin imamının ruhu onların başlarının üzerinde olur).
Gelelim mürşide tâbiiyete. Mürşide tâbî olduğun zaman Allah kalbin mührünü açıyor. Küfür kelimesini dışarıya alıyor. Yerine îmânı yazıyor. Eğer mürşide tâbiiyet yoksa bu üç tane kalp şartı da gerçekleşmiyor. 7 tane kalp şartı gerçekleşmeyince ardından 7 ni’met gerçekleşmiyor. Yani devrin imamının ruhu başımızın üzerine gelmiyor, yerleşmiyor. Koruyucumuz yok. Kalbe îmân yazılmıyor. Günahlar sevaba çevrilmiyor. Ruh vücuttan ayrılarak Sıratı Mustakîm’e ulaşmıyor. Fizik vücut şeytana kul olmaktan kurtulamıyor. Nefsimiz, iç dünyamız nurlanmıyor. İrade güçlenmiyor.
7 Nİ’MET
1. Devrin İmamının Ruhu Gelir.
MU’MİN-15: … Allah, kullarından (Kendisine ulaştırmayı) dilediği kişinin (Allah’a ulaşmayı dilediği için Allah’ın da Kendisine ulaştırmak istediği kişinin) üzerine (başının üzerine) Allah’a ulaşma gününün geldiğini (o kişinin ruhuna) ihtar etmek için, emrinden (Allah’ın emrinden tebliğ edecek) bir ruh (devrin imamının ruhunu) ulaştırır.
2. Kalbe Îmân Yazılır.
MUCÂDELE-22: … İşte onlar ki, (Allah) onların kalplerinin içine îmânı yazdı. Ve onları, Kendinden bir ruh ile destekledi (orada eğitilmiş olan, devrin imamının ruhu onların başlarının üzerine yerleşir). Ve onları, altından nehirler akan cennetlere dahil edecek. ...
3. Günahlar Sevaba Çevrilir
FURKÂN-70: Ancak kim (mürşidi önünde) tövbe eder (böylece kalbine îmân yazılıp, îmânı artan) ve salih amel yaparsa, o takdirde işte onların, Allah seyyiatlerini (günahlarını) hasenata (sevaba) çevirir. Allah, Gafûr’dur. ...
4. Ruh Vücudu Terk Eder.
NEBE-39: İşte o gün (mürşidin eli Hakk’a ulaşmak üzere öpüldüğü ve ona tâbî olunduğu gün), Hak günüdür. Dileyen (Allah’a ulaşmayı dileyen) kişi, kendisine Rabbine ulaştıran (yolu, Sıratı Mustakîm’i) yol ittihaz eder. (Allah’a ulaşan kişiye Allah) meâb (sığınak, melce) olur.
5. Fizik Vücut Allah’a Kul Olmaya Başlıyor.
RA’D-36: Kendilerine kitâp verilenler sana indirilene sevinirler. Gruplardan, onun bir kısmını inkâr edenler şöyle de: “Ben, sadece Allah’a kul olmakla ve O’na şirk koşmamakla emrolundum. O’na davet ediyorum ve dönüşüm O’nadır (meabım, sığındığım, dönüş yerim O’dur).”
6. Salih Amel (Zikir) Başlaması.
ZUMER-23: Allah, İhdas ettiği (nurlarını) ahsen olanlarını (rahmet, fazl ve salâvâtı), ikişer ikişer (salâvât-rahmet ve salâvât-fazl), Kitab’a müteşabih olarak indirdi. Rab’lerinden huşû duyanların ciltleri ondan ürperir. Sonra onların ciltleri ve kalpleri Allah’ın zikriyle yumuşar, sükûnet bulur (yatışır). İşte bu, Allah’ın hidayetidir, dilediğini onunla hidayete erdirir. ...
7. İradenin Güçlenmesi.
BAKARA-257: Allah, âmenû olanların (Allah’a ulaşmayı dileyenlerin) dostudur, onları (onların nefslerinin kalplerini) zulmetten nura çıkarır. Ve kâfirlerin dostları taguttur (onlar, şeytanı dost edinirler, şeytan kimseye dost olmaz), onları (onların nefslerinin kalplerini) nurdan zulmete çıkarırlar. ...
Kala kala yedi tane inanç şartı kaldı. Şimdi yedi inanç şartına bakalım beraberce. Bu 7 inanç şartını da yanlış söylüyorlar. Kur’ân ve sünnet diyen kardeşlerimiz ne diyor?
Birincisi “Allah’a inanmak”, ikincisi “meleklere inanmak”, tamam, var. Üçüncüsü “Allah’ın kitaplarına inanmak”. Gelin görün ki diyorlar ki: “Sadece Kur’ân, diğer kitaplar değişmiş.” Ama ümmülkitapta, Tevrat da, İncil de, Kur’ân da, bütün resûllere indirilen semavî kitapların hepsi de yer alıyor. Ve Allah’ın kitaplarına bu mânâ üzere inanmak gerek. Ama bu da yok.
Resûllerine inanmak. Nebî resûllere zaten herkes inanıyor. Ama onların olmadığı dönemlerde onların mirasını devralan, vekâleten devrin imamı da Allah’ın resûlüdür. O da yok.
Ruhun ölmeden evvel Allah’a ulaşması yok.
Hayrın Allah’tan, şerrin nefsimizden olması da yok.
Sadece ne var? Allah’a inanmak bir var. Meleklerine inanmak var. Ölümden sonra dirilmeye inanmak var. Geri kalanlar eksik.
MÜ’MİN OLMANIN 7 İNANÇ ŞARTI
1. Allah’a inanmak. BAKARA - 285
2. Meleklerine inanmak. BAKARA - 285
3. Allah’ın kitaplarına inanmak. BAKARA - 285
4. Resûllerine inanmak. BAKARA - 285
5. Ruhun ölmeden evvel Allah’a ulaştırılmasına inanmak. RA’D - 21
6. Hayrın Allah’tan, şerrin insanın nefsinden olduğuna inanmak. NİSÂ - 79
7. Bâsu badel mevt’e, ölümden sonra tekrar canlandırılacağınıza inanmak. BAKARA - 28, 56
ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEYEN KİŞİNİN 7 KALP ŞARTI
1. Kalpteki ekinnet alınır. EN’ÂM - 46
2. İhbat konur. HACC - 54
3. Kalp Allah’a döndürülür. KAF - 33
4. Kalbe giden nur yolu açılır. EN’ÂM - 125
5. Kalbin mührü açılır. ZUMER - 22
6. Kalpteki küfür kelimesi alınır. EN’ÂM - 46
7. Kalbe îmân yazılır. MUCÂDELE - 22
7 Nİ’MET
1. Devrin imamının ruhu gelir. MU’MİN - 15
2. Kalbe îmân yazılır. MUCÂDELE - 22
3. Günahlar sevaba çevrilir. FURKÂN - 70
4. Ruh vücudu terk eder. NEBE - 39
5. Fizik vücut Allah’a kul olmaya başlar. RA’D - 36
6. Salih amel (zikir) başlar. ZUMER - 23
7. İradenin güçlenmesi. BAKARA - 257
Eksik olsa ne olur? Bakara suresinin 85. âyet-i kerimesinde Allah Tealâ buyuruyor ki: “Siz kitabın bir kısmına îmân ediyor, bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Böyle yapanların bu dünyada yaşayacağı çok büyük azap, ahirette de gidecekleri yer cehennemdir.”
2/BAKARA-85: Summe entum hâulâi taktulûne nefslerinizi ve tuhricûne ferîkan minkummin diyârihim, tezâharûne aleyhim bil ismi vel udvân(udvâni), ve in ye’tûkum usârâ tufâdûhum ve huve muharremun aleykum ihrâcuhum e fe tu’minûne bi ba’dil kitâbive tekfurûne bi ba’d(ba’dın), fe mâ cezâu men yef’alu zâlike minkum illâ hızyun fîl hayâtı dunyâ, ve yevmel kıyâmeti yureddûne ilâ eşeddil azâb(azâbi), ve mâllâhu bi gâfilin ammâ ta’melûn(ta’melûne).
Sonra siz, öyle kimselersiniz ki birbirinizi öldürüyorsunuz, sizden bir grubu yurtlarından çıkarıyorsunuz ve onlara karşı günah ve düşmanlıkta yardımlaşıyorsunuz. Eğer onlar, size esir olarak gelseler, onların yurtlarından çıkarılmaları size haram kılınmış olduğu halde (onların yurtlarında kalmalarına izin vermeyip) fidye karşılığı değiştirirsiniz. Yoksa Kitab’ın bir kısmına inanıp, bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Artık sizden böyle yapanların cezası, dünya hayatında ancak rezilliktir. Kıyâmet gününde ise onlar azabın en şiddetlisine maruz bırakılır. Ve Allah, yaptığınız şeylerden gâfil değildir.
Öyleyse aklımızı başımıza alalım. Evet. Ayrıca mürşide ihtiyaç vardır. Çünkü mürşide tâbî olduğumuz an 4 kalp şartı, 7 ni’met ve diğerleri tamamlanıyor. Ancak o zaman kişi tamamen Allah’ın dinini yaşıyor.