Muhterem Hocam, Allah'a ulaşmak konusunda Allah’ın ipine sarılmak ve başkalarını da bu ipe ulaştırmak önemli midir?

Soru

Muhterem Hocam, Allah'a ulaşmak konusunda Allah’ın ipine sarılmak ve başkalarını da bu ipe ulaştırmak önemli midir?

Cevap

Evet. Allahû Tealâ, Âli İmrân Suresi’nin 103. âyet-i kerimesinde: “Hepiniz toptan Allah’ın ipine sarılın.” buyuruyor. Buradaki Allah’ın ipi Sıratı Mustakîm'dir.

3/ÂLİ İMRÂN-103 Va’tasımû bihablillâhi cemîân ve lâ teferrakû, vezkurû ni’metallâhi aleykum iz kuntum a’dâen fe ellefe beyne kulûbikum fe asbahtum bi ni’metihî ihvânâ(ihvânen), ve kuntum alâ şefâ hufratin minen nâri fe enkazekum minhâ, kezâlike yubeyyinullâhu lekum âyâtihî leallekum tehtedûn(tehtedûne).

Ve hepiniz, Allah’ın ipine sımsıkı tutunun, fırkalara ayrılmayın! Ve Allah’ın sizin üzerinizdeki ni’metini hatırlayın; siz (birbirinize) düşman olmuştunuz. Sonra sizin kalplerinizin arasını birleştirdi, böylece O’nun (Allah’ın) nimeti ile kardeşler oldunuz. Ve siz ateşten bir çukurun kenarında iken sizi ondan kurtardı. İşte Allah, âyetlerini size böyle açıklıyor. Umulur ki böylece siz hidayete erersiniz.

Allahû Tealâ En'‘âm 153’te: “İşte bu benim Sıratı Mustakîm olan yolumdur. Ona tâbî olun. Başka yollara tâbî olmayın ki o takdirde sizi onun yolundan ayırır.”

6/EN'ÂM-153 Ve enne hâzâ sırâtî mustekîmen fettebiûhu, ve lâ tettebiûs subule fe teferraka bikum an sebîlihi, zâlikum vassâkum bihî leallekum tettekûn(tettekûne).

Ve muhakkak ki; bu, Benim mustakîm olan yolumdur. Öyleyse ona tâbî olun. Ve (başka) yollara tâbî olmayın ki; o taktirde sizi, onun yolundan ayırır. İşte böyle size onunla vasiyet etti(emretti). Umulur ki böylece siz takva sahibi olursunuz.

Demek ki Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in İbn Mes‘ûd’dan rivayet edilen hadîsinde:

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: İbn Mâce, Mukaddime 1

İbni Mes'ud (R.A.) şunu naklediyor:

"Peygamber Efendimiz (S.A.V) bir gün yere düz bir çizgi çizdi ve 'Bu Allah'ın yoludur' dedi. Daha sonra bu çizginin sağına ve soluna başka çizgiler çizerek 'Bunlar ise diğer yollardır. Herbiri üzerinde yanlışa davet eden birtakım şeytanlar vardır.' buyurdu."

İşte bu fırkalara ait olan yolların her birisinin üzerinde bir şeytan söz konusu. Şeytanlar var ve insanları yanlışa davet ediyorlar.

Ama Sıratı Mustakîm üzerindeki Allah’ın resûllerinin hepsi Allah’a davet ediyorlar. Çünkü Sıratı Mustakîm Allah’a ulaştıran yoldur. Örneğin Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V)’e Yâsîn Suresi’nde: “Sen gönderilen resûllerdensin ve Sıratı Mustakîm üzerindesin.” buyruluyor. Sıratı Mustakî'mde olan bütün peygamberler Allah’a davet ediyorlar.

Bakara 256’da da dinde zorlama yok. Serbest irade sahibi kişiye tebliğ yapılıyor. Tebliğe, davete icabet ederse müjdelenenlerden oluyor. Etmezse kaybedenlerden oluyor.

2/BAKARA-256 Lâ ikrâhe fîd dini kad tebeyyener ruşdu minel gayy(gayyi), fe men yekfur bit tâgûti ve yu’min billâhi fe kadistemseke bil urvetil vuskâ, lânfisâme lehâ, vallâhu semîun alîm(alîmun).

dinde zorlama yoktur. irşad yolu (hidayet yolu, Allah’a ulaştıran yol), gayy yolundan (dalâlet yolundan, şeytana, cehenneme ulaştıran yoldan) açıkça (ayrılıp) ortaya çıkmıştır. Artık kim tagutu (şeytanı ve şeytana ulaştıran yolu) inkâr edip de Allah’a îmân ederse (mü’min olur, Allah’a ulaştıran yolu tercih ederse), böylece o, (Allah’tan) kopması mümkün olmayan urvetul vuskaya (sağlam bir kulba, mürşidin eline) tutunmuştur. Allah Sem’î’dir, Alîm’dir.

Ama dinin iki kaynağından birincisi Allah’ın ipi olan Sıratı Mustakîm, ikincisi de o ip üzerinden Allah’a davet eden mürşittir.

Âli İmrân 112’de: “Herkesin üzerine zillet damgası vurulmuş. Allah’tan bir ipe; Sıratı Mustakîm'e ve insanlardan bir ipe; Sıratı Mustakîm üzerinde Allah'a davet eden mürşide tutunanlar müstesna.” diyor.

3/ÂLİ İMRÂN-112 Duribet aleyhimuz zilletu eyne mâ sukıfû illâ bi hablin minallâhi ve hablin minen nâsi ve bâû bi gadabin minallâhi ve duribet aleyhimul meskeneh(meskenetu), zâlike bi ennehum kânû yekfurûne bi âyâtillâhi ve yaktulûnel enbiyâe bi gayri hakk(hakkın), zâlike bimâ asav ve kânû ya’tedûn(ya’tedûne).

Onların üzerlerine, nerede olurlarsa olsunlar zillet (alçaklık) damgası vuruldu. Ancak Allah'ın ipine (Sıratı Mustakîm'e) ve insanlardan bir ipe (Allah'a ulaştıracak olan mürşide tutunanlar (ulaşanlar) hariç. (Onlar) Allah'tan bir gazaba uğradılar ve üzerlerine miskînlik damgası vuruldu. Bu, onların Allah'ın âyetlerini inkâr etmiş olmaları ve peygamberleri haksız yere öldürmüş olmaları sebebiyledir. İşte bu, onların (Allah'a) isyan etmelerinden ve haddi aşmış olmalarındandır.

O zaman iki ipe tutunan kişi kimdir? Rûm 31’e göre Allah’a yönelen takvâ sahibi olan, ŞÛRÂ 13'e göre de seçilen ve hidayete erdirilen, Nisâ 175’e göre de üzerine ni’met verilen kişiler.

Bütün bu muhtevayı göz önüne aldığımız zaman, Allah ile ilişkilere baktığımız zaman Allah’ın ipinin insan hayatında son derece önemli bir yeri olduğunu görürüz. Bizi Allah’a ulaştıran ip, Allah’ın ipidir: Allahû Tealâ’ya ulaşmayı dileyip Allah’ın ipine tutunan insanları, mutlaka insanlardan bir ipe, mürşide de ulaştıracaktır. Allah'ın ipine sarılanlar mürşitlerine ulaştıktan sonra gene Allah'ın ipini bırakmadan Allah'ın Zatı'na Allahû Tealâ tarafından ulaştırılırlar. Allahû Tealâ, tüm insanların bu ipe mutlaka ulaşmasını ister. Allah’ın ipine sımsıkı sarılmak demek fırkalara ayrılmamak demektir. Sıratı Mustakîm üzerinde olmak, Sıratı Mustakîm üzerinden Allah’a davet etmek demektir. Nitekim Sıratı Mustakîm üzerinde vazifeli olan bütün nebî resûllerin, velî resûllerin hepsi Allah'a davet ederler.

İşte 7 safha Sıratı Mustakîme Davete baktığımız zaman, Allahû Tealâ âyet-i kerimelerde sürekli "Sıratı Mustakîm'e davet, Sıratı Mustakîm üzerindesin, Sıratı Mustakîm'e hidayet ediyorsun, ulaştırıyorsun" buyuruyor.

SIRATI MUSTAKÎME DAVET

1. FÂTİHA-6: (Bu istiane'n ile) bizi, SIRATI MUSTAKÎM'e hidayet et (ulaştır).

2. NİSÂ-175: Böylece Allah'a âmenû olanları ve O'na sarılanları ise, (Allah) Kendinden bir rahmetin ve fazlın içine koyacak ve onları, Kendisine ulaştıran "Sıratı Mustakîm"e hidayet edecektir (ulaştıracaktır).

3. YÛNUS-25: Ve Allah, teslim (selâm) yurduna davet eder ve (teslim yurduna, Zat'ına ulaştırmayı) dilediği kimseyi, Sıratı Mustakîm'e ulaştırır.

4. YÛSUF-108: De ki: “Benim ve bana tâbî olanların, basiret üzere Allah’a davet ettiğimiz yol, işte bu yoldur. Allah’ı tenzih ederim. Ve ben, müşriklerden değilim.”

5. MU’MİNÛN-73: Ve muhakkak ki; sen, mutlaka onları Sıratı Mustakîm'e davet ediyorsun.

6. YÂSÎN-4: Sıratı Mustakîm üzerinde(sin).

7. ŞÛRÂ-52: …Kullarımızdan dilediğimizi O'nunla hidayete erdiririz. Ve muhakkak ki sen, mutlaka Sıratı Mustakîm'e hidayet ediyorsun.

Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 30 Ekim 20265 dk okuma0