Muhterem Hocam, Allah’a ulaşmamız için gönderilen Kur’ân ve Peygamber Efendimiz (S.A.V) bize yeter. Neden mürşid huzurunda tövbe ediyoruz?

Soru

Muhterem Hocam, Allah’a ulaşmamız için gönderilen Kur’ân ve Peygamber Efendimiz (S.A.V) bize yeter. Neden mürşid huzurunda tövbe ediyoruz?

Cevap

Sevgili kardeşlerim, çok güzel. Allah’a ulaşmamız için gönderilen Kur’ân-ı Kerim. İşte Kur’ân-ı Kerim bu tövbeyi farz kılıyor. Mürşide tövbeyi farz kılıyor. İşte sizin kabullenmediğiniz nokta bu. Kur’ân, mürşid önünde tövbeyi farz kılıyor. Mürşid önünde yapılan tövbenin Kur’ân âyetleriyle karşılığı 4 tane âyet.

MÜRŞİDE TÂBÎ OLMAK 4 ÂYET

1. NİSÂ-64 Ve Biz, (hiç) bir resûlü, Allah’ın izniyle kendilerine itaat edilmesinden başka birşey için göndermedik. Ve onlar nefslerine zulmettikleri zaman, eğer sana gelselerdi, böylece Allah’tan mağfiret dileselerdi ve Resûl de onlar için mağfiret dileseydi, mutlaka Allah’ı, (iki tarafın da) tövbelerini (onların tövbesini ve Resûl’ün mağfiret talebini) kabul eden ve rahmet edici olarak bulurlardı.

2. HÛD-112 Artık sen, sana tövbe ederek, tâbî olanlarla birlikte emrolunduğun gibi istikamet üzere ol. Ve azgınlık yapmayın (aşırı gitmeyin). Muhakkak ki O, yaptıklarınızı görendir.

NİSÂ-80 Kim Resûl'e itaat ederse, böylece andolsun ki Allah'a itaat etmiş olur. Ve kim yüz çevirirse, o taktirde Biz seni, onların üzerine muhafız olarak göndermedik.

3. MUMTEHİNE-12 Ey nebî (peygamber)! Mü’min kadınlar; Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zinada bulunmamak, evlâtlarını öldürmemek, elleri ve ayakları arasında bir iftira uydurmamak, maruf bir iş konusunda sana asi olmamak üzere, sana tâbî olmak için geldikleri zaman, artık onların biatlerini kabul et ve onlar için Allah’tan mağfiret dile…

4. FURKÂN-70 Ancak kim (mürşidi önünde) tövbe eder (böylece kalbine îmân yazılıp, îmânı artan) mü’min olur ve salih amel (nefs tezkiyesi) yaparsa, o taktirde işte onların, Allah seyyiatlerini (günahlarını) hasenata (sevaba) çevirir…

Şimdi diyecek ki buradaki Resûl Peygamber Efendimiz (S.A.V). Öyle kabul edelim. Şimdi gelelim Peygamber Efendimize (S.A.V)'e. Peygamber Efendimiz (S.A.V) 7 tane hadîste bakın ne diyor:

7 GRUP HADÎSTE MÜRŞİDE TÂBİİYET

HADÎS-İ ŞERİF 1: “Benden sonra Nebîler gelmeyecek. Nübüvvet Benimle sona ermiştir ama Benden sonra halifeler, imamlar gelecek. Onlara itaat eden, Bana itaat etmiştir. Onlara asi olan, Bana asi olmuştur.”

Kaynak: Sahih Buhari 11. cilt, sayfa 181

HADÎS-İ ŞERİF 2: “Benden sonra Nebî gelmeyecek, âlimler gelecek, halifeler gelecek. Onlara tâbî olan bana tâbî olur, onlara asi olan bana asi olur.”

Kaynak: Sahih Buhari 9. cilt 1409. hadîs

HADÎS-İ ŞERİF 3: “Size ruh verenler gelecek, onları arayıp bulun. Kim zamanın imamına tâbî olmazsa cahiliyet üzere ölür.”

Kaynak: Sahihi Müslim 58, no 1851

“Sahâbem yıldızlar gibidir. Hangisine tâbî olursanız, doğruya erersiniz.”

Kaynak: Feyzu’l-Kadir 4, 76

HADÎS-İ ŞERİF 4: “Benim sünnetime ve benden sonra gelen raşid halifelerin yoluna tâbî olun.”

Kaynak: Ebu Davud, Melahim, 1.

“Her asırda ümmetimden Allah’a itaat ve hayırda yarışanlar bulunacaktır.”

Kaynak: Elbani, Nasuruddin, Silsiletu’l-Ehadîs-es-Sahiha, Beyrut, 1991, V.7

HADÎS-İ ŞERİF 5: “Kim Bana itaat ederse muhakkak ki Allah’a itaat etmiş olur. Kim Bana isyan ederse, Allah’a isyan etmiş olur. Her kim İmamı’na (Kâmil Mürşide veya Devrin İmamı’na) itaat ederse, muhakkak ki Bana itaat etmiş olur. Her kim İmam’a isyan ederse, muhakkak ki Bana isyan etmiş olur.”

Kaynak: İbni Mace 8/2589

HADÎS-İ ŞERİF 6: “Hudeybiye’de ağaç altında biat edenlerden hiç kimse ateşe girmeyecektir.”

Kaynak: Müslim

“Ey insanlar! Hepiniz dalâlettesiniz. Hidayete erdirdiklerim müstesna. Dileyin ki sizi hidayete erdireyim.”

Kaynak: Riyazussalihin s.137

HADÎS-İ ŞERİF 7: “Muhakkak Allah her yüzyılda (asırda) bir kimse din işlerini yenileyen, tazeleyen, ba’seder. Sizden bir taife halkı Allah’a davette misal olanlar. Bunlar ehli haktır. Bu kimseler din işlerini yeniler, tazeler. Bu Allah’ın dostları, Allahû Tealâ’nın kullarına sevdirilir.”

Kaynak: Ebu Davud

“Şüphesiz ki, Allah her yüzyılın başında bu ümmete dini işlerini yenileyecek bir müceddid gönderecektir.”

Kaynak: Sahih-i Buhari; Müslim; Sünen-Ebu Davud S/100

"Benden sonra halifeler, imamlar gelecek." O zaman Kur'ân bunu farz kılıyor. Her devirde de devrin imamı, halifesi hayatta. İşte nasıl Hz. Ebubekir (R.A), Hz. Ömer(R.A), Hz. Osman(R.A), Hz. Ali (R.A), bütün sahâbeler Resûlullah’ın önünde tövbe etmişse günümüzde aynen Kur’ân’daki İslâm’ı yaşamak istiyorsak o kişi de devrin imamının, halifenin veya onu temsil eden birisinin önünde tövbe etmek durumunda. Ancak tövbe ederse o zaman: “Onlara itaat eden Bana itaat etmiştir.”

Yani günün devrin imamına itaat eden kişi, Hz. Ebubekir’(R.A)'ın Resûlullah’a itaat ettiği kişi gibidir. Devrin imamına itaat eden kişi Hz. Ömer’ (R.A)'ın Resûlullah’a itaat ettiği kişi gibidir. Devrin imamına itaat eden kişi Hz. Osman (R.A)’ın Resûlullah’a itaat ettiği kişi gibidir. Devrin imamına itaat eden kişi Hz. Ali (R.A)'ın Resûlullah’a itaat ettiği kişi gibidir. “Onlara asi olan Bana asi olmuştur.”

İşte biz de diyoruz ki neden mürşid farz? Devrin imamı her devirde Resûlullah’ı temsil ediyor. Zamanın halifesi her devirde Resûlullah’ı temsil ediyor. Ve Kur’ân bunu farz kılıyor. Ondan sonra nebî gelmeyecek. Âlimler, halifeler gelecek. Bu âlimler, halifeler kimleri temsil ediyor? Resûlullah’ı temsil ediyorlar.

Resûlullah, halife, imam Allah’ı temsil ediyor. Ama âlimler ve halifeler Resûlullah’ı temsil ediyor. “Bunlara tâbi olan Bana tâbi olur. Ona asi olan Bana asi olur. Ve size ruh verenler gelecek. Onları arayıp bulun. Kim zamanın imamına arif olmazsa o cahiliye standartında ölür."

Tekrar dönelim. Neden mürşid huzurunda tövbe ediyoruz? Daha birinci âyeti söyledik. İkinci âyet, Hûd 112: “Sen ve sana tövbe ederek tâbî olanlar birlikte emrolunduğun gibi istikamet üzere ol.” Resûlullah’ın “Hûd Suresi beni kocattı.” demesinin arkasında bu var. Hem Peygamber Efendimiz (S.A.V) hem onlara tâbî olanlar Allah’ın emrettiği şekilde istikamet üzere olmasını istiyor ve Furkân 70’te ancak mürşid önünde tövbeyle şefaat gerçekleşiyor. Günahlar sevaba çevriliyor. Kim mürşide tövbe eder, mü'min olur ve ıslâh edici amellere başlarsa Allah onların seyyiatını hasenata tebdil eder. Seyyiatın hasenata tebdili, günahların sevaba çevrilmesi şefaattir.

Resûlullah’ın mağfiret dilemesi, Resûlullah’ın şefaatidir. Öyleyse şefaat bu dünya hayatında. Ölümden sonra bir şefaat yok. Amel defterinize, hayat filminize bu tövbe burada gerçek girdiyse o zaman kıyâmet gününde onu görürsünüz. Ne ekerseniz kıyâmet günündeki amel defterinizde onu görürsünüz. Burada eklemediysen şefaati, orada da şefaate nail olamazsın.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 3 Ekim 2026Son güncelleme: 3 Ekim 20265 dk okuma0