Muhterem Hocam, Allah’a ulaşmayı dilemeden evvelki ibadetle, Allah’a ulaşmayı diledikten sonraki ibadet arasında fark var mıdır? Açıklar mısınız?

Soru

Muhterem Hocam, Allah’a ulaşmayı dilemeden evvelki ibadetle, Allah’a ulaşmayı diledikten sonraki ibadet arasında fark var mıdır? Açıklar mısınız?

Cevap

Vardır. Allah’a ulaşmayı dilemeden evvelki ibadette zikir yoktur. Allah’a ulaşmayı dilemeden kılınan namazlar sehiv içinde kılınan namazlardır. Mâûn Suresi'nin 4 ve 5. âyet-i kerimesi.

107/MÂÛN-4: Fe veylun lil musallîn(musallîne).

İşte o namaz kılanlara yazıklar olsun.

107/MÂÛN-5: Ellezîne hum an salâtihim sâhûn(sâhûne).

Onlar ki, namazlarından gâfil olanlardır.

Allah’a ulaşmayı dilemeden tutulan oruçlar açlık ve susuzluktur. Çünkü kişi Allah’a ulaşmayı dilemeyen, takva sahibi değilse, o zaman Allahû Tealâ’nın oruçla ilgili âyet-i kerimesine bakarsak, Bakara Suresi'nin 183. âyet-i kerimesinde:

2/BAKARA-183: Yâ eyyuhellezîne âmenû kutibe aleykumus sıyâmu kemâ kutibe alellezîne min kablikum leallekum tettekûn(tettekûne).

Ey âmenû olanlar! Oruç, sizden öncekilerin üzerine yazıldığı (farz kılındığı) gibi sizin üzerinize de yazıldı (farz kılındı). Umulur ki böylece siz takva sahibi olursunuz.

Ey îmân edenler! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki takva sahibi olursunuz.” Eğer takva sahibi değilse, o takva sahibi olmayanlar için oruç sadece açlık ve susuzluktur.

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: İbnî Mâce, Sıyam: 41.

“Oruç tutan nice kimseler vardır ki, oruçtan nasibi sadece aç kalmaktır. Geceyi ibadetle geçiren nice kimseler vardır ki, kıyamdan nasibi sadece uykusuz kalmaktır.”

Allah’a ulaşmayı dilemeden verilen zekâtlar insanlara bir gösteriştir. İşte Nisâ suresi 38–39. âyetlerde Allahû Tealâ bunu söylüyor:

4/NİSÂ-38: Vellezîne yunfıkûne emvâlehum riâen nâsi ve lâ yu’minûne billâhi ve lâ bil yevmil âhir(âhiri) ve men yekuniş şeytânu lehu karînen fesâe karînâ(karînen).

Ve onlar, mallarını insanlara gösteriş için infâk ederler, Allah'a ve ahiret gününe (insan ruhunun hayatta iken Allah'a ulaştığı sonraki güne) inanmazlar. Ve kim şeytanı kendisine yakın arkadaş edinirse, işte bu kötü bir arkadaşlıktır.

4/NİSÂ-39: Ve mâzâ aleyhim lev âmenû billâhi vel yevmil âhıri ve enfekû mimmâ razakahumullâh (razakahumullâhu) ve kânellâhu bihim alîmâ(alîmen).

Ve ne olurdu onlar, Allah'a ve ahiret gününe (ruhun ölümden evvel Allah'a ulaşma gününe) îmân etselerdi ve Allah'ın kendilerine verdiği rızıktan (Allah için) infak etselerdi (harcasalardı). Ve Allah onları en iyi bilendir.

“Onlar mallarını insanlara gösteriş için infak ederler. Allah’a ve ahiret gününe (insan ruhunun hayatta iken Allah'a ulaştığı sonraki güne) inanmazlar.” “Ve ne olurdu onlar, Allah'a ve ahiret gününe (ruhun ölümden evvel Allah'a ulaşma gününe) îmân etselerdi ve Allah'ın kendilerine verdiği rızıktan infak etselerdi”. Öyleyse Allah’a ulaşmayı dilemeden verilen zekâtlar hep insanlara gösteriştir.

Allah’a ulaşmayı dilemeden gidilen Hac da bir ticarettir. Ve Allah’a ulaşmayı dilemeden kelime-i şahadet aslında yalancıların söylediğidir.

Öyleyse aralarında çok büyük fark var. Çünkü Allah’a ulaşmayı dilemek, Kur’ân-ı Kerim’in de giriş kapısıdır. Cennetin de giriş kapısıdır.

ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEYENLER –7 VASITA EMİR

1. Allah’a Ulaşmayı Dilemek

KEHF-105 İşte onlar, Rablerinin âyetlerini ve O’na mülâki olmayı inkâr ettiler. Böylece onların amelleri heba oldu.

ANKEBÛT-23 Allah’ın âyetlerini ve O’na (Allah’a) mülâki olmayı inkâr edenler; işte onlar, rahmetimden ümidi kestiler. Ve işte onlar ki; onlar için elim azap vardır.

2. Kelimeyi Şahâdet-12 İhsanla Mürşid Önünde Tövbe Etmek

MUNÂFİKÛN-1 Münafıklar sana geldikleri zaman: “Biz şahadet ederiz. Muhakkak ki sen, gerçekten Allah’ın Resûl’üsün.” dediler. Ve Allah, muhakkak ki senin, gerçekten Kendisinin Resûl’ü olduğunu biliyor. Ve Allah şahadet eder ki, münafıklar gerçekten yalancıdırlar.

3. Namaz

MÂÛN-4 İşte o namaz kılanlara yazıklar olsun.

MÂÛN-5 Onlar ki, namazlarından gâfil olanlardır.

4. Oruç

BAKARA-183 Ey âmenû olanlar! Oruç, sizden öncekilerin üzerine yazıldığı (farz kılındığı) gibi sizin üzerinize de yazıldı (farz kılındı). Umulur ki böylece siz takva sahibi olursunuz.

5. Hac

BAKARA-197 Hac, bilinen aylardır. İşte kim onlarda (o aylarda), haccı (kendine) farz edinirse, artık hacda kadına yaklaşmak, fâsıklık, cedelleşmek yoktur. Siz hayırdan ne yaparsanız Allah onu bilir. Ve (hayırlarla) (kendinize) azık hazırlayın. Fakat azığın en hayırlısı muhakkak ki takva sahibi olmaktır. Ve ey ulûl'elbab! Bana karşı takva sahibi olun.

6. Zekât

BAKARA-264 Ey âmenû olanlar! Allah’a ve yevm’il âhire inanmayarak, malını insanlara riya (gösteriş) için infak eden (veren) kişi gibi, sadakalarınızı minnetle (başa kakarak) ve eza ile bâtıl etmeyin (boşa çıkartmayın)…

7. Zikir

RÛM-39 Ve insanların mallarında artış olsun diye faizden verdiğiniz şey (Allah’a ulaşmayı dilemeden yaptığınız zikir), o taktirde Allah’ın katında artmaz (nefsinizin kalbindeki nurları oluşturmaz ve arttırmaz).

Allah’a Ulaşmayı Dilemeyenler - 7 Tane Vasıta Emir.

Kehf-105: Dilemeyenlerin amelleri boşa gidiyor.

Munâfikûn-1: Dilemeyenler yalan söylüyor.

Bakara -183: Dilemeyenler takva sahibi değildir.

Bakara-197: Dilemeyenler için bir ticaret.

Bakara-264: İnsanlara gösteriş için yapıyorlar.

Rûm-39: Dilemeyenler; onlara bir fayda sağlamıyor.

Allah’a ulaşmayı dilemeyenler için 7 vasıta emir. Elbette fark vardır.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20264 dk okuma3