Muhterem Hocam, Allah’a ulaşmayı dilemek dışında insanların vazifesi nedir?

Soru

Muhterem Hocam, Allah’a ulaşmayı dilemek dışında insanların vazifesi nedir?

Cevap

Allahû Tealâ Kur’ân-ı Kerim’de insanların birincil vazifesi kalben Allah’a ulaşmayı dilemektir. Geri kalanların hepsi Allah’ın garantisinde, Allah onları kuluna yaşatacağını ifade ediyor.

Resûlullah (S.A.V) bir hadîs-i şerif'inde buyuruyor:

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Müslim, Birr, 33; İbn Mâce, Zühd, 9 + Müslim, IV, 1987 (M. Fuat Abdülbaki Neşri); Ebû Dâvud, III, 623.

"Allah sizin soyunuza, mallarınıza, şekillerinize bakmaz; devamlı olarak kalbinize ve o kalpteki niyete paralel işlediğiniz amele bakar."

İşte olay budur.

Soy önemli değil Allah için. Zenginlik önemli değil Allah için. Şekil, güzellik önemli değil Allah için. Mutlaka din Allah için önemlidir ve din de kalpte yaşanan bir dizayn ifade ediyor. Devamlı olarak kalbinize bakıyor. Kalpteki niyete paralel işlediğimiz amele bakıyor.

"Niyetin mahalli kalptir."

Kur’ân-ı Kerim’de hedef emirler vardır ve vasıtalar vardır. Hedefler 7 safha hedef var ve bu hedeflere vasıta emirlerle ulaştırılır. Allahû Tealâ’nın insandan istediği tek şey onun mutlu olmasıdır. Bunu nasıl sağlayacağını bütün delillerini Kur’ân-ı Kerim’e yerleştirmiş. İşte insanoğlunun o delilleri oradan alıp hayat sahasına geçirmesi, kendi hayatına tatbik etmesi gerekli. Uygulaması gerekli. Her insanoğlu bunu yapamazsa, uygulamazsa o zaman mutlu olması da mümkün değildir. Mutluluğun o kişi tarafından yaşanabilmesi onun Allah’a ulaşmayı dilemesine bağlıdır. Böyle bir dileğin sahibi ise kişi hedeflerine ulaşabilir. Tek başına istemek konuyu çözmek için yeterlidir. Evet, tek başına kalben Allah’a ulaşmayı dilemek. Çünkü geri kalanını Allah yapar.

Allah ona 7 furkan veriyor.

Allah onu 12 tane ihsanla mürşidine ulaştırıyor.

Allah ona mürşid gösteriyor.

Allah onun ruhunu Kendisine ulaştırıyor.

Allah onun nefsini 7 kademe tezkiye ediyor.

Ve Allah ona 3 tane cennet ve dünya saâdetinin yarısını veriyor.

Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20262 dk okuma0