Muhterem Hocam, Allah’a ulaşmayı dilersek Allah’a teslim olmuş sayılıyor muyuz?
Soru
Muhterem Hocam, Allah’a ulaşmayı dilersek Allah’a teslim olmuş sayılıyor muyuz?
Cevap
Allah’a ulaşmayı kalben dilediğimiz zaman âyetlere îmân etmesi hasebiyle teslim oluyoruz. Mürşidimize tâbî olduğumuz zaman Allah adına mürşide teslim oluyoruz. Ve 3. safha ruhumuz bizden ayrılıp Sıratı Mustakîm üzerinden seyr-i sülûkla Allah’ın Zat’ına ulaşıp Allah’ın Zat’ında yok olduğu zaman ruhumuz Allah’a teslim oluyor.
Fizik vücudumuz Allah’ın bütün emirlerine itaat, yasak olan fiilleri işlemediği zaman Allahû Tealâ’ya teslim oluyor. Nefsimizin manevî kalbindeki bütün afetleri temizlediğimiz an, onun yerine 19 faziletin sahibi olduğumuz zaman nefsimiz Allah’a teslim oluyor. Ve en son olarak irademiz güçlenip Allah’a bağlandığı zaman irademiz de Allah’a teslim oluyor.
Öyleyse Allah’a ulaşmayı dilemek teslimin anahtarı, giriş kapısı. Nitekim birçok âyet-i kerimede bunlardan bir tanesi Neml-81, bir tanesi de Rûm-53, 54. Rûm-53’te: “Sen ancak âyetlerimize îmân edenlere duyurursun. İşte onlar teslim olanlardır.”
27/NEML-81:
Ve mâ ente bi hâdîl umyi an dalâletihim, in tusmiu illâ men yu’minu bi âyâtinâ fe hum muslimûn(muslimûne).
Ve sen, körleri dalâletlerinden (çevirip) hidayete erdirecek değilsin. Sen, ancak âyetlerimize inananlara işittirebilirsin. İşte onlar, teslim olanlardır.
30/RÛM-53:
Ve mâ ente bi hâdil umyi an dalâletihim, in tusmiu illâ men yu’minu bi âyâtinâ fe hum muslimûn(muslimûne).
Ve sen, körleri dalâletlerinden (çevirip) hidayete erdirecek değilsin. Sen, ancak âyetlerimize inananlara işittirebilirsin. İşte onlar, teslim olanlardır.
30/RÛM-54:
Allâhullezî halakakum min da’fin summe ceale min ba’di da’fin kuvveten summe ceale min ba’di kuvvetin da’fen ve şeybeh(şeybeten), yahluku mâ yeşâu, ve huvel alîmul kadîr(kadîru).
O Allah ki, sizi güçsüz (zayıf) bir şeyden (nutfeden) yarattı. Sonra zayıflığın ardından (sizi) kuvvetli kıldı. Sonra (sizi), kuvvetin ardından zayıf ve ihtiyar kıldı. O (Allah), dilediğini yaratır. Ve O; Âlim’dir (en iyi bilen), Kaadir’dir (herşeye gücü yeten).
Yani işitenler var. İşittirebilirsin, duyurursun. İşte onlar teslim olanlardır, buyuruyor. O hâlde 1. safha teslim. Âyetlere îmân açısından teslim.
Nitekim Hacc-54’te o kendilerine ilim verilenler bilsinler ki bu Rabbinden gelen haktır. Ona îmân ederler. Âyetlere îmân ederler. Ve Allahû Tealâ da âyetlere îmân edenlerin kalbine ihbâtı koyuyor. Âyetleri algılayabilme sistemi.
22/HACC-54:
Ve li ya’lemellezîne ûtûl ilme ennehul hakku min rabbike fe yu’minû bihî fe tuhbite lehu kulûbuhum, ve innallâhe le hâdillezîne âmenû ilâ sırâtın mustakîm(mustakîmin).
Ve kendilerine ilim verilenlerin, onun (irşad makamının, Velî Resûl’ün, Nebî Resûl’ün) söylediklerinin Rabbinden bir hak olduğunu bilmeleri, O’na îmân etmeleri, onların kalplerinin O’nu (Allah’ı) idrak etmesi (kalplerinden ekinnetin alınıp yerine ihbât sistemi konarak kalplerin mutmain olması) içindir. Muhakkak ki Allah, âmenû olanları (Allah’a ulaşmayı dileyenleri) mutlaka Sıratı Mustakîm’e hidayet edendir.