Muhterem Hocam, Allah’a ulaşmayı dilesek; mürşitsiz, zikirsiz, İslâm’ın beş şartıyla dünya doyumlu hayat yaşasak, şefaatle, Allah’ın rahmetiyle, cennete girer miyiz?

Soru

Muhterem Hocam, Allah’a ulaşmayı dilesek; mürşitsiz, zikirsiz, İslâm’ın beş şartıyla dünya doyumlu hayat yaşasak, şefaatle, Allah’ın rahmetiyle, cennete girer miyiz?

Cevap

"Tabiî ki hayır. Bu şekildeki Allah'a ulaşmayı dilediğini zanneden bir insan, mürşit ve zikir yoksa dilden dilemiştir; kalpten dilememiştir. Kalpten dilemediği için de Allah'ın yardımını alması mümkün değil. Allahû Tealâ devamlı insanın kalbine bakıyor ve kalbinde bu dilek varsa, Rahîm esmasıyla tecelli ediyor ve ona mürşit sevgisini veriyor.

Öyleyse kimdir mürşide sevgi duyan? Kalpten Allah'a ulaşmayı dileyen. Kimdir zikri severek yapan? 12 tane ihsanla mürşidine tâbî olan. Allahû Tealâ Kur'ân âyetlerini 28 basamaklı İslâm merdiveninin muhtevası içerisinde, birbirine, illiyet rabıtalarıyla bağlamış. Dolayısıyla kalpten ulaşmayı dileyenin mürşidi sevmemesi mümkün değil. Mürşidi seven bir insanın, zikri sevmemesi mümkün değil. Zikri seven ve zikrini yapan bir insanın İslâm'ın beş şartını yapmaması mümkün değil.

Öyleyse her şeyin başı Allah'a ulaşmayı dilemek. Sonra hacet namazı ile Allahû Tealâ'nın tayin ettiği mürşide tâbî olmak, sonra da nefsimize karşı cihad-ı ekber. Doruk noktada cihadı zikirle gerçekleştirmek. Resûlullah (S.A.V) Efendimiz bir hadîs-i şerifinde buyuruyor ki: "Her şeyin başı İslâm; orta direği namaz ve doruk noktası ise cihad."

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Tirmizî, İman 8; İbn Mâce, Fiten 12; Ahmed b. Hanbel, Müsned, V, 231, 236, 237.

"Sana bütün işlerin başını, ana direğini ve doruk noktasını bildireyim mi? İşin başı İslâm, direği namaz, doruğu cihaddır."

İşte her şeyin başı İslâm; kişinin kalpten Allah'a ulaşmayı dilemesini ifade ediyor. Hacet namazıyla mürşidi Allah'tan sorup, Allah'ın gösterdiği mürşide tâbî olduktan sonra doruğu cihattır; yani kişinin nefsine karşı cihad-ı ekberi kazanabilmesi, zikri yapabilmesidir.

Öyleyse "...mürşitsiz, zikirsiz, İslâm'ın beş şartıyla normal dünya doyumlu yaşasak; şefaatle, Allah'ın rahmetiyle cennete girer miyiz? Hayır. Şefaat; Allah'ın Resûl'ü buyurur ki:

"Kim beni Allah'tan isterse, şefaatime hak sahibi olur." Kimdir mürşidi Allah'tan isteyen? Allah'a ulaşmayı kalben dileyen, Allah'ın kalbine mürşit sevgisini koyduğu kişi bu talebin sahibidir."

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20262 dk okuma9