Muhterem Hocam, Allah'a ulaşmayı istedikten sonra ne yapmalıyız, açıklar mısınız?
Soru
Muhterem Hocam, Allah'a ulaşmayı istedikten sonra ne yapmalıyız, açıklar mısınız?
Cevap
Allah'a ulaşmayı diledikten sonra Allah kişiye ne verir? 7 furkan verir. Bu 7 furkanın özünde ne var? Mürşidi mürşid olarak görmek var. Allah gözündeki hicab-ı mestureyi alıyor, mürşidi mürşid olarak tanıtıyor. Kulaklardaki vakrayı alıyor, mürşidin sözlerin mânâsına varıyor kişi. Kalbindeki ekinneti alıyor ve ihbatı koyuyor. O kişi mürşidin sözlerini ne yapıyor? Algılıyor ve kalbine indiriyor.
Şimdi münâfıkların 3 tane alâmeti var:
1. Konuştuğu zaman yalan söyler. 2- Ahd (söz) verdiği zaman ne yapmaz? Tutmaz. 3- Emanete ihanet eder.
HADÎS-İ ŞERİF Kaynak: Buhârî, Îmân, 24. “Şu dört özellik kimde bulunursa o, tam bir münafık olur. Kimde bu niteliklerden biri bulunursa onu terk edinceye kadar kendisinde münafıklıktan bir özellik vardır: 1. Kendisine bir şey emanet edildiğinde hıyanet eder. 2. Konuştuğunda yalan söyler. 3. Söz verdiğinde cayar. 4. Husumet sırasında haktan sapar.”
Demek ki şu 4 özellik kimde bulunursa, kesinlikle o münâfıktır. Kendisine bir şey emanet edildiğinde hiyanet eder, konuştuğunda yalan söyler ve söz verdiği zaman da sözünden cayar. Bunlar kimlerdir? Bunlar Allah'a ulaşmayı dilemeyenlerdir. Ama sevgili kardeşlerim, Allah kalbinizdeki ekinneti aldı ve ihbatı koydu, o noktadan itibaren siz konuşmaya başladığınız zaman neyi konuşacaksınız? Hakk'ı konuşacaksınız. Yani ondan önce ihbat konulmadığı takdirde hakkı konuşmuyorsunuz. Hangi âyet gereğince? Hacc Suresinin 54. âyet-i kerimesi ne diyor? Allahû Tealâ Hacc 54'te: “O kendilerine ilim verilenler...”
22/HACC-54 Ve li ya’lemellezîne ûtûl ilme ennehul hakku min rabbike fe yu’minû bihî fe tuhbite lehu kulûbuhum, ve innallâhe le hâdillezîne âmenû ilâ sırâtın mustakîm(mustakîmin). Ve kendilerine ilim verilenlerin, onun (irşad makamının, Velî Resûl'ün, Nebî Resûl'ün) söylediklerinin Rabbinden bir hak olduğunu bilmeleri, O'na îmân etmeleri, onların kalplerinin O'nu (Allah'ı) idrak etmesi (kalplerinden ekinnetin alınıp yerine ihbat sistemi konarak kalplerin mutmain olması) içindir. Muhakkak ki Allah, âmenû olanları (Allah'a ulaşmayı dileyenleri) mutlaka Sıratı Mustakîm'e hidâyet edendir.
Şimdi burada ilim size verildi. Peygamber Efendimiz (S.A.V)'in hadîsi ne? İlim verildiği zaman,
"Kim bildiğiyle amel ederse Allah ona bilmediğini öğretir."
Allah ne yapar? Her mü’min bulunduğu yerde vazifelidir. Kim bildiğiyle amel ederse Allah ona bilmediğini öğretir. Size Allah'a ulaşma dileği ilim olarak verildi. Siz de bu ilmin sahibi oldunuz. Evinizde oturacak mısınız? Kime vereceksiniz? Başkalarına vereceksiniz. İşte o başkalarına verdiğiniz an ne diyor? Sizin kalbinize o zaman ne koymuştur Allahû Tealâ? İhbatı koymuştur ki, siz onu başkasına veriyorsunuz. Kalbinize ihbat konulmasaydı siz onu başkalarına söyler miydiniz? Hayır. İşte burada Allahû Tealâ onu söylüyor. Ancak kalbine ihbat konulanlar, Hakk'ı konuşmaya başlıyor. Diğeri nedir? Dilsizdir. Yani kalbine ihbat konulmayan kişi Allah'a göre nedir? Allah'a göre dilsiz. Hakk'ı konuşmuyor. Ancak Hakk'ı konuşan kişi kimdir? Kalbinde ulaşma dileği olan ve Allahû Tealâ'nın ekinneti alıp yerine ihbat koyduğu kişidir. Allahû Tealâ ihbatı kalbinize koyduysa birisi “Boş versene ya, sen nereden çıktın? İnsan ölünce kişi ölür. Ancak ruh ölümle Allah'a ulaşır.” derse, sizin kalbinize ihbat konulup konulmadığını nasıl anlayacağız?
-Hayır, ne münasebet. Şu âyetlere bak. Allahû Tealâ onu söylüyor. Kesinlikle hayattayken ruh Allah'ın Zat'ına ulaşır.
Yani siz müdafaa etme, kesinlikle onu Allah'a ulaşma dileği istikametinde ikna etme mecburiyetini içinizden hissedeceksiniz. Eğer bu hissiyatın sahibiyseniz kalbinizde ne var? İhbat var. Bu yoksa ne var?
-Ya boş ver, ne olacak? Sen nasıl diyorsan öyle olsun.
Yani hiçbir zaman müdafaa etme mecburiyetini, onu ikna etme mecburiyetini hissetmezsiniz. Öyleyse Allah'a ulaşmayı diledikten sonra ne yapmalıyız? Bu dileğin sahibi ne yapmalı? Kime vereceğiz? Etraftaki insanlara. "Siz de dileyin, siz de dileyin, siz de dileyin, kurtulun.” diye yapmamız lâzım.