"Muhterem Hocam, Allah'ı zikreden herkes aynı zamanda adaletin temsilcisi midir?"
Soru
"Muhterem Hocam, Allah'ı zikreden herkes aynı zamanda adaletin temsilcisi midir?"
Cevap
Elbette. Allahû Tealâ A'râf Suresi 181. âyet-i kerimesinde:
7/A'RÂF-181 Ve mimmen halâknâ ummetun yehdûne bil hakkı ve bihî ya'dilûn (ya'dilûne).
Ve yarattıklarımızdan bir ümmet vardır ki, Hakk'a (Allah'a) ulaştırırlar ve onunla adaletle hükmederler.
3/ÂLİ İMRÂN-104 Veltekun minkum ummetun yed'ûne ilel hayri ve ye'murûne bil ma'rûfi ve yenhevne anil munker (munkeri), ve ulâike humul muflihûn (muflihûne).
Sizin içinizden hayra davet eden (mürşidlerden) bir cemaat olsun ve mârufla emretsin, ve münkerden nehyetsin (men etsin). İşte onlar, onlar felâha erenlerdir.
Allahû Tealâ adaleti Allah'a inancın paralelinde bir müessese olarak düşünüyor. Adaletin kimler tarafından yerine getirileceğini Kur'ân-ı Kerim'e koymuş. O insanlar ki, emri bil mâ'ruf ile hüküm yapar, münkerden nehyederler, son adaletle onlar hükmederler. Öyleyse adaletle hükmedenlerin hepsi mâ'rufla emreden, münkerden nehyedenlerdir. Her devirde bu topluluk olmuştur, bundan 14 asır evvel sahâbe bu görevi yerine getirmişlerdir. Allahû Tealâ yaşayanların arasında bir topluluk diyorsa devrin imamı da dahil olmak üzere bütün kavimlerdeki resûller ve velî mürşidler, bugünkü bu topluluğu içeriyorlar. Ve hadîsi şerifte:
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Bihar'ul-Envar, cilt 33, sayfa 30, Hadîs 46
“Ümmetin içinde her zaman bir adil imam var olacaktır ki, hâkimlerin tahrifini, batıl ehlinin bidatlerini ve cahillerin yorumlarını dinden uzaklaştırıp yok etsin.”
Evet, bu imam, yani her devirde ümmetin içerisinde her zaman adil bir imam olacak. Bu imam insanları hâkimlerin tahrifinden, bâtıl ehlinin bid'atlerinden ve cahillerin yorumundan insanları temizleyecek. Allah razı olsun.