Muhterem Hocam, Allah'ın adaletine uygun davrananlar kimlerdir?
Soru
Muhterem Hocam, Allah'ın adaletine uygun davrananlar kimlerdir?
Cevap
Tabiî ki en üst seviyede devrin imamıdır. Allahû Tealâ hem Arâf 181'de hem de Secde 24'te bunu dile getiriyor:
"Yarattıklarımızdan bir ümmet, bir topluluk var ki, Hakk'a ulaştırırlar ve onunla (adaletle) hükmederler."
7/ARÂF-181 Ve mimmen halâknâ ummetun yehdûne bil hakkı ve bihî ya’dilûn(ya’dilûne).
Ve yarattıklarımızdan bir ümmet vardır ki, Hakk’a (Allah’a) ulaştırırlar ve onunla adaletle hükmederler.
İşte bu topluluk imamları ifade ediyor. Öte yandan Secde 24'te her iki halde de olayı onlar arasında adaleti gerçekleştirirler.
32/SECDE-24 Ve cealnâ minhum eimmeten yehdûne bi emrinâ lemmâ saberû ve kânû bi âyâtinâ yûkınûn(yûkınûne).
Ve onlardan, emrimizle hidâyete erdiren imamlar kıldık, sabır sahibi oldukları ve âyetlerimize (Hakk’ul yakîn seviyesinde) yakîn hasıl etmiş oldukları için.
Gerçekten de âyetlere baktığımız zaman kavim resûllerinin adaletle vazifeli olduğunu görüyoruz. İşte Yûnus 47: "Her ümmetin bir resûlü var. Her kavimde bir resûl var. Onlara resûlleri geldiği zaman onların aralarında adaletle hükmolundu, onlara zulmedilmez."
10/YÛNUS-47 Ve li kulli ummetin resûlun, feizâ câe resûluhum kudıye beynehum bil kıstı ve hum lâ yuzlamûn(yuzlamûne).
Her ümmetin bir resûlü vardır. Onlara, resûlleri geldiği zaman onların aralarında adaletle hükmolundu. Onlara zulmedilmez.
Yani resûlün bir adaletsizlik yapması söz konusu değil. Resûl herkesten yana. Öyleyse tarafları hakka, hak sahibine teslim etmekle Allahû Tealâ'nın görevli kıldığı resûl sadece onlar arasında adaleti yerine getirmekle vazifeli.
Nisâ Suresinin 135. âyet-i kerimesinde Allah ne diyor bu açıdan?
"Ey îmân edenler! Kendiniz, anne babanıza, yakınlarınıza bile olsa, zengin fakir de olsalar Allah için adaleti yerine getiren şahitler olun. Çünkü Allah ki, ikisine de daha yakındır. Adaletli davranmak için artık hevanıza (nefsinize) uymayın. Eğer dilinizi eğip bükerseniz (söz değiştirirseniz) veya haktan, adaletten yüz çevirirseniz o takdirde üst seviyede bir adaletsizliği tahakkuk ettirmiş olursunuz."
4/NİSÂ-135 Yâ eyyuhâllezîne âmenû kûnû kavvamîne bil kıstı şuhedâe lillâhi ve lev alâ enfusıkum evil vâlideyni vel akrabîn(akrabîne), in yekun ganiyyen ev fakîran fallâhu evlâ bihimâ fe lâ tettebiûl hevâ en ta’dilû, ve in telvû ev tu’rıdû fe innallâhe kâne bi mâ ta’melûne habîrâ(habîran).
Ey âmenû olanlar! Kendinize, anne ve babanıza ve yakınlarınıza bile olsa, zengin veya fakir de olsalar, Allah için adaleti yerine getiren şahitler olun. Çünkü Allah, ikisine de daha yakındır. Adaletli davranmak için, artık hevânıza (nefsinize) uymayın. Ve eğer dilinizi eğip bükerseniz (sözü değiştirirseniz) veya (haktan, adaletten) yüz çevirirseniz o taktirde muhakkak ki Allah, yaptıklarınızdan haberdar olandır.
Allahû Tealâ adaleti Allah inancının paralelinde bir müesses olarak ifade ediyor. Böyle bir dizayn adaletin kimler tarafından yerine getirileceğini de Allahû Tealâ Kur’ân-ı Kerim'e koymuş, yerleştirmiş. Örneğin, bütün devrin imamları insanlar arasında en üst noktada adaleti yerine getirenlerdir. İşte Nisâ 135'te: "Allah için adaleti yerine getiren şahitler olun."
Birçok âyet-i kerimede insanlardan bahsediyor Allahû Tealâ: "O insanlar ki, emri bil ma’rûf yaparlar ve münkerden nehyederler. İşte onlar adaletle hükmederler." buyuruyor. Her devirde bu topluluk olmuştur.
Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V): "Ümmetim içerisinde Allah'a itaat eden, hayırlarda yarışan bir topluluk hep olacaktır." Allah'a itaat eden, hayırlarda yarışan, hayra ulaşmış olan kişi kimdir? Daimî zikrin sahibidir. Daimî zikrin sahibinin 4 vasıf şartı 3 tane sonuç şartından bir tanesi, ehli hükümdür ve ehli hikmettir. Ehli hüküm, ihtilaflı olan konuları Allahû Tealâ'nın emrettiği biçimde adaletle yerine getiren kişidir. Her devirde bu topluluk var olmuştur. 14 asır evvel sahâbe bu görevi yapıyorlardı.
Yaşayanlar arasında da bir topluluk her zaman var olacaktır. Devrin imamı dahil olmak üzere bütün kavimlerdeki resûller ve mürşidler de bugünkü toplumu içerirler. Hadîs-i şerrifte Peygamber Efendimiz (S.A.V) Efendimiz şöyle buyuruyor:
"Ümmetim içerisinde her zaman adil bir imam olacak. Bu, devrin imamıdır. Bu imam, insanlara hakimlerin tarifinden, bu imam insanları batıl ehlinin bidatlerinden, bu imam insanları cahillerin yorumundan onları temizleyecek, kurtaracak."
HADÎS-İ şerrİF
Kaynak: Bihar'ul-Envar, cilt 33, sayfa 30, Hadis 46
“Ümmetin içinde her zaman bir adil imam var olacaktır ki, hâkimlerin tahrifini, batıl ehlinin bidatlerini ve cahillerin yorumlarını dinden uzaklaştırıp yok etsin.”
Evet, ümmetim içimde her zaman bir adil imam olacak. Hakimlerin tarifinden, batıl elinin bidatler inden ve cahillerin yorumlarından onları uzaklaştırıp onları temiz kılacaktır."