Muhterem Hocam, Allah’ın bir şeyi yasak kılması bizim için gerçek bir zararı önlemek olabilir mi?

Soru

Muhterem Hocam, Allah’ın bir şeyi yasak kılması bizim için gerçek bir zararı önlemek olabilir mi?

Cevap

Evet, içki buna örnek verilebilir. İçkinin zararları vardır ama faydaları da vardır. Allahû Tealâ evvela içkiyi, “İçkiliyken namaza yaklaşmayınız.” emriyle 5 vakit namazın dışına atıyor. Sahâbe bir süre sonra içki içmeyecek olan özelliğe kavuşuyorlar. Allahû Tealâ o zaman içkiyi yasaklıyor. Mâide Suresinin 90. âyet-i kerîmesinde:

5/MÂİDE-90 Yâ eyyuhâllezîne âmenû innemâl hamru vel meysiru vel ensâbu vel ezlâmu ricsun min ameliş şeytâni fectenibûhu leallekum tuflihûn(tuflihûne).

Ey âmenû olanlar! Ancak şarap, kumar, (tapınmak için konulan) dikili taşlar (putlar) ve fal okları, şeytanın işlerinden pis şeylerdir. Artık bunlardan kaçının. Umulur ki böylece siz felâha erersiniz.

Öyleyse Allah’ın yasak ettiği fiilleri işlediğimiz zaman derecat kaybediyoruz. Ve sadece derecat kaybı değil, aynı zamanda bu dünyada huzursuz ve mutsuz, ölüm sonrası hayatta da onun azabını yaşıyoruz. Mensuh ve nâsih âyetlerden haberdar olmayan kişiler ise şöyle düşünüyor: Kur’ân-ı Kerim’e koyan biri içki içilebilir diyebilir. Biri de içilemez diyebilir. Ama mensuh ve nâsih âyetler devreye girince, o zaman içki içmenin tamamen kaldırıldığı, sonra inen âyetlerle kesinleşiyor.

O zaman da kimse içki içmek hakkının sahibi değil. Mâide Suresinin 90. âyetinde yasak koymuş, bir daha içilmemesi istikametinde. Ve zararlı mı? Evet. Bugün hangi doktora giderseniz, insanların kötü alışkanlıkları olan şeylerin hemen, “Sigara kullanıyor musun? İçki kullanıyor musun?” diye sorarlar. Çünkü bilimsel araştırmalarla bunların vücuda zararı olduğu kesinleşmiş durumda.

Allah Resûlü (S.A.V): “Kim kendisi için zararlı bir nesneyi bırakırsa Allah katında sevap işliyor.” Yani içkinin zararlı olduğunu bilen kişi onu bıraktığı zaman derecat kazanıyor. Ne diyordu Allah Resûlü (S.A.V) günah için? Kişi günah bir şey düşündü ve yapmadı, derecat kaybetmiyor. Kişi günahı düşündü ve yaptı, birebir derecat kaybediyor. Kişi günahı düşündü ve vazgeçti, yapmadı. İşte kim kendisini zararlı bir nesneyi bırakıyorsa; Allah katında sevap işliyor, derecat kazanıyor.

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Buhârî, Tevhîd, 126, H. No: 7501.

"Kulum kötü bir amel yapmak isteyince, onu yapmadıkça yazmayın; yapınca, onu aleyhine bir günah olarak yazın. Eğer benim rızamı düşünerek terk etti ise bunu onun lehine bir sevap yazın. Kulum iyi bir iş yapmak arzu edince, yapmasa bile onu lehine bir sevap yazın. Eğer onu yaparsa en az on misli olmak üzere yedi yüz misline kadar ona sevap yazın."

O zaman yasak olan fiilleri gerçekleştirmemek derecat kazanmayı ifade ediyor.

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Tirmizî, Kıyâmet 60.

"Şüpheliyi bırak, şüphe vermeyene bak. Zira gönül, (sözde ve işte) doğrudan huzur, yalandan kuşku duyar."

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 29 Ekim 2026Son güncelleme: 29 Ekim 20263 dk okuma0