Allah’ın doğrularını bilmeyen kişi sorumluluktan kurtulur mu?
Soru
Allah’ın doğrularını bilmeyen kişi sorumluluktan kurtulur mu?
Cevap
Hayır. Mutlaka ona tebliğ ulaşır. İsrâ sûresinin 15. âyet-i kerimesinde: “Resûl göndermesem azap etmem.”
17/İSRÂ-15 Menihtedâ fe innemâ yehtedî li nefsihî, ve men dalle fe innemâ yadıllu aleyhâ, ve lâ teziru vâziratun vizra uhrâ, ve mâ kunnâ muazzibîne hattâ neb’ase resûlâ(resûlen). Kim hidayete erdiyse, sadece kendi nefsi için (nefsini tezkiye ettiği için) hidayete erer. Öyleyse kim dalâlette ise sorumluluğu sadece kendi üzerinde olarak dalâlette kalır. Yük taşıyan (günahı yüklenen) bir kimse, bir başkasının yükünü (günahını) yüklenmez. Ve Biz, bir resûl göndermedikçe azap edici olmadık.
Doğruyu öğrenmeden evvel bilmiyordunuz. Kendinizi sorumlu saymayabilirsiniz. Ama biz size doğruları söyledikten sonra eğer doğruları öğrenmiyorsanız üzerinize vebal alıyorsunuz.
Bu sözümü ancak öldüğünüz zaman mânâsına varabileceğiniz bir hakikat olarak değerlendirin. Ama şimdi yaşıyorsunuz. Bu hayatı yaşarken size söylenen doğruları en azından tahkik etmekle mükellefsiniz. Dikkat edin bu doğrular bizim söylediğimiz doğrular değildir. Bunlar Allah’ın doğrularıdır. Ve siz sadece bilmiyorsunuz. İşte Allah’ın doğruları 7 farz emri hedef emri içeriyor.
7 HEDEF EMİR VAHDET 1. Allah’a Ulaşmayı Dilemek RUM-31: O’na (Allah’a) yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve O’na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin. Ve (böylece) müşriklerden olmayın. TEVHİD 2. 12 İhsanla Mürşide Tabi Olmak MU’MİN-15: …. Allah, kullarından dilediği kişinin üzerine Allah’a ulaşma gününün geldiğini ihtar etmek için, emrinden (Allah’ın emrini tebliğ edecek) bir ruh (devrin imamının ruhunu) ulaştırır. TESLİM: 3. Ruhun Allah’a Teslimi RAD-21: Ve onlar Allah’ın (ölmeden evvel), Allah’a ulaştırılmasını emrettiği şeyi (ruhlarını), O’na (Allah’a) ulaştırırlar. Ve Rab’lerine karşı huşû duyarlar ve kötü hesaptan korkarlar. 4. Fizik Vücudun Allah’a Teslimi YÂSİN-60: Ey Âdemoğulları! Ben, sizlerden şeytana kul olmayacağınıza dair ahd almadım mı? Muhakkak ki; o (şeytan), size apaçık bir düşmandır. YÂSİN-61:Ve Ben, sizden Bana kul olmanıza (dair ahd almadım mı)? Bu da Sıratı Mustakîm (üzerinde bulunmak)tır. 5. Nefsin Allah’a Teslimi NİSA-103: Namazı bitirdiğinizde; ayaktayken, otururken ve yan üzeriyken (yan üstü yatarken), Allah’ı hep zikredin! Güvenliğe kavuştuğunuzda namazı namazın erkânıyla kılın… 6. İrşada Ulaşmak BEYYİNE-5: Onlar emrolunmadılar. Sadece hanifler olarak, Allah için dinde halis (nefslerini halis kılmış) kullar olmakla emrolundular. Ve namaz kılmakla ve zekat vermekle emrolundular. İşte kayyum olan din budur. 7. İradeyi Allah’a Teslim Etmek EN’ÂM-97: Ve kara ve denizin karanlıklarında (nefsin afetlerinin karanlığında) yolunuzu bulmanız (hidayete ermeniz) için yıldızları (nebîler, resûller, mürşidler) kılan O’dur. Bilen bir kavim için, âyetleri detayları ile açıkladık.
Allah’a ulaşmayı dilemek, Allah’ın tayin ettiği mürşide tâbî olmak, ruhun teslimi, fizik vücut teslimi, nefs teslimi, irşad ve iradenin teslimi. Allah’ın doğruları bu ve bu doğruları yaşamakla da mükellefiz. Ama iblis denen insanların baş düşmanı var. Allah’ın doğruları yerine batılı, Kur’ân-ı Kerim’e muhalif olan batılı devreye koyuyor. Allah’a ulaşmayı dileyenler hakka, dilemeyenler batıla tâbîdirler. Ve sadece insanlar iblisin uydurduğu zanların peşinden koşuyorlar. Öyle olunca da zanlar hiçbir zaman hakikatin yerine geçemez. Onun için Allah emrediyor: “Zannın çoğundan sakının. Çünkü zannın çoğu sözlerin en yalanıdır.”
HADÎS-İ ŞERİF Kaynak: Buhâri, Vesâyâ 8, Nikâh 45, Ferâiz 2, Edeb 57, 58; Müslim, Birr 28. Ayrıca bk. Tirmizî, Birr 56. Ebu Hureyre'den nakledilen bir Hadis: “Zandan sakının. Zira zan sözlerin en yalanıdır.” Zancılardan önce ilim öğrenin.
HADÎS-İ ŞERİF Kaynak: Kütüb-i Sitte, İlim Bölümü, Ravi. Ukbe İbnu Amir, Hadis: 4112 "Zancılardan önce ilim öğrenin."
MULK-8 Tekâdu temeyyezu minel gayz(gayzi), kullemâ ulkıye fîhâ fevcun seelehum hazenetuhâ e lem ye’tikum nezîr(nezîrun). (Cehennem) nerede ise öfkesinden çatlayacak gibi olur. Oraya herbir grup atılışında onun (cehennemin) bekçileri onlara: “Size nezir (uyarıcı) gelmedi mi?” diye sordu. MULK-9 Kâlû belâ kad câenâ nezîrun fe kezzebnâ ve kulnâ mâ nezzelallâhu min şey'in entum illâ fî dalâlin kebîr(kebîrin). Onlar (cehenneme atılanlar) dediler ki: “Evet, bize nezir gelmişti. Fakat biz onu yalanladık ve Allah hiçbir şey indirmemiştir, siz ancak büyük bir dalâlet içindesiniz, dedik.” MULK-10 Ve kâlû lev kunnâ nesmeu ev na'kılu mâ kunnâ fî ashâbis saîr(saîri). Ve: “Eğer biz işitmiş veya akıl etmiş olsaydık, alevli ateş halkı arasında olmazdık.” dediler.
Mülk sûresinin 8, 9, 10. âyet-i kerimesinde cehennemlikler cehennemin kapılarından girdiklerinde cehennem bekçileri sual soruyorlar: “Size nezir gelmedi mi?”
Hiçbir yer yoktur ki Allah ona nezir göndermesin. Mutlaka nezir gönderiliyor ve nezir onlara diyor ki: “Ulaşmayı dileyin. Dilemezseniz gideceğiniz yer cehennemdir.” Ama onlar neziri yalanlıyorlar. “Allah bir şey indirmemiştir.” diyorlar.
Dinin iki kaynağını devreden çıkartıyorlar ve hidayetçiyi dalâlette olmakla suçluyorlar. Ama cehennemde: “Eğer biz o neziri işitseydik ve akletseydik bugün cehennemde mi olurduk?” diyorlar.
Bu dünya hayatında insanlar ya dîni yaşarlar veya yaşamazlar ama ölünce herkes pişman olur. Muhsin kul daimî zikre ulaşmadığına pişman olur. Kötü kul, şeytanın kulu ise kötülükten vazgeçmediğine pişman olur.