Muhterem Hocam, Allah'ın emrine uyup daimi zikir hedefine ulaşırsak, toplumda nasıl bir değişiklik olur?

Soru

Muhterem Hocam, Allah'ın emrine uyup daimi zikir hedefine ulaşırsak, toplumda nasıl bir değişiklik olur?

Cevap

14 asır evvel Allah’ın emrine uyan sahâbe, daimî zikre ulaşıp da Asr-ı Saadet’i nasıl yaşadılarsa, bugün günümüzde de Nisâ Suresi’nin 103. âyet-i kerimesine göre Allah’ın emrine uyup otururken, ayaktayken, yan üstü yatarken zikreden, daimî zikre ulaşan bir insan olarak toplumda yer alıyorsak ikinci Asr-ı Saadet’i yaşarız.

4/NİSÂ-103 Fe izâ kadaytumus salâte fezkurûllâhe kıyâmen ve kuûden ve alâ cunûbikum, fe izatma’nentum fe ekîmus salât(salâte), innes salâte kânet alâl mu’minîne kitâben mevkûtâ(mevkûten).

Böylece namazı bitirdiğiniz zaman, artık ayaktayken, otururken ve yan üstü iken (yatarken), (devamlı) Allah'ı zikredin! Daha sonra güvenliğe kavuştuğunuz zaman, namazı erkânıyla kılın. Muhakkak ki namaz, mü'minlerin üzerine, "vakitleri belirlenmiş bir farz" olmuştur.

Şöyle bir değişiklik olabilir: Biz başkalarının hizmetinde olarak, onlara mutluluk vererek mutlu olmayı öğrenir ve tatbikata koyarız. İnsanlar bizi örnek olarak alacaklardır. O zaman etrafımızda bizim nurumuz onları da aydınlatmaya başlayacaktır. Onların her biri aydınlandığında kendi etrafında nur salmaya başlayacaktır.

Bir çürük elmanın başka elmaları da çürütmesinin tam zıttı olan bir olay gerçekleşecek. Bir nurun karanlıkları adım adım nur hâline getirmesinin sonucuna ulaşacağız.

Allah razı olsun. Mutlu ederek mutlu olmak hepimizin hedefi olması lâzım.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ekim 2026Son güncelleme: 22 Ekim 20261 dk okuma1