Muhterem Hocam, Allah’ın günah ve sevaplara karşı kurduğu derece sistemini bize açıklayabilir misiniz?
Soru
Muhterem Hocam, Allah’ın günah ve sevaplara karşı kurduğu derece sistemini bize açıklayabilir misiniz?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, negatifler cephesinden şerrr bize derecat kaybettiriyor. Günah bize derecat kaybettiriyor. Seyyiat bize derecat kaybettiriyor. Bunların hepsinin toplam adı zulüm. Yani şerr işlediği zaman o kişi, zikretmediği zaman derecat kaybediyor. Mürşide tâbî olmadan eğer İslâm’ı yaşamazsa devamlı yaptığı fiillerle günah işliyor ve derecat kaybediyor. Yine zikretmiyorsa kesinlikle derecat kaybediyor.
Bütün bunların hepsini kişinin kendisine veya başkasına zulmü olarak değerlendirebiliriz. Ama bir de pozitifler cephesinden baktığımız zaman o kişi başkasına bir iyilik yaparsa, hayır kazanırsa derecat kazanıyor. Kişi mürşidine tâbî olup tövbe ederse sevap, derecat kazanıyor. Kişi zikretmeye başlarsa da derecat kazanıyor.
İşte şerrde, zulümde ceza arttırımı yok. Zulmün ödenmesi adaletin bir gereğidir. Evet, seyyiatta ceza arttırımı yok.
SEYYİATE CEZA ARTIRIMI YOK
1. NİSÂ-123 Sizin emaniyenizle ve kitap ehlinin emaniyesi ile değil, kim kötülük yaparsa (sadece) onunla cezalandırılır. Ve kendisi için Allah'tan başka bir velî ve bir yardımcı bulamaz.
2. EN‘ÂM-160 Kim (Allah'ın huzuruna) bir hasene ile gelirse, artık onun on misli, onundur. Ve kim bir seyyie ile gelirse, o zaman onun mislinden başkası ile cezalandırılmaz. Ve onlar zulmolunmazlar.
3. YÛNUS-27 Seyyiyat kazanan kimselerin seyyiatlerinin cezası, onun misli kadardır. ...
4. NAHL-126 Ve şâyet siz, ikab edecekseniz (ceza verecekseniz), o taktirde onların sizi onunla cezalandırdıklarının misliyle cezalandırın! ...
5. KASAS-84 Kim hasenat ile gelirse o taktirde ona, ondan daha hayırlısı vardır. Ve kim seyyiat ile gelirse, işte o zaman kötü amel yapanlar yaptıklarından başkası (fazlası) ile cezalandırılmazlar. ...
6. MU’MİN-40 Kim seyyiat (şer, derecat düşürücü ameller) işlerse mislinden daha fazla cezalandırılmaz. ...
7. ŞÛRÂ-40 Bir kötülüğün cezası onun misli kadar kötülüktür. Fakat kim affeder ve ıslâh ederse artık onun ecri (mükâfatı) Allah’a aittir. Muhakkak ki O (Allah), zâlimleri sevmez.
Görüyorsunuz âyetler gâyet açık. Çünkü Allahû Tealâ seyyiat işleyenleri sadece yaptığı seyyiat miktarı kadar cezalandırıyor; adaletin bir gereği olarak.
Ama hasenat öyle değil. Allahû Tealâ’nın hasenatı kat kat arttırdığını görüyoruz.
HASENE KAT KAT ARTIRILIR
1. NİSÂ-40: Muhakkak ki Allah, zerre kadar zulmetmez. Ve eğer bir iyilik (hasene) yaparsanız, onu kat kat artırır. Ve kendi katından “büyük ecir” (karşılık) verir…
EN’ÂM-160: Kim (Allah’ın huzuruna) bir hasene ile gelirse, artık onun on misli, onundur. Ve kim bir seyyie ile gelirse, o zaman onun mislinden başkası ile cezalandırılmaz…
2. KASAS-54: İşte onlardır ki; onlara sabırları sebebiyle ecirleri (sevapları) iki kat verilir. Ve onlar, seyyiati hasenat ile savarlar…
AHZÂB-31: Ve sizden kim, Allah ve O’nun Resûl’üne kanitin olursa (huşû ile bağlanırsa) ve salih amel (nefs tezkiyesi) yaparsa ona, ecrini iki kat veririz…
3. BAKARA-261: Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, her sümbülünde (başağında) yüz adet tane (tohum) olmak üzere, yedi sümbül (başak) veren bir tek tohumun durumu gibidir. Allah, dilediği kimse için (onun rızkını) kat kat artırıp verir…
4. HAŞR-9: Ve onlara verilenlerden dolayı, kendileri onlara muhtaç olsa bile, gönüllerinde bir hacet bulunmaz. Ve onları kendi nefslerine tercih ederler. Ve kim nefsini cimrilikten korursa, o takdirde işte onlar, onlar felâh a erenlerdir.
BAKARA-245: Kim Allah’a güzel bir borç verirse, o takdirde o, kendisine kat kat çoğaltılarak ödenir. Ve Allah, daraltır ve genişletir…
5. ZUMER-10: De ki: “Ey âmenû olan kullar, Rabbinize karşı takva sahibi olun! Bu dünyada ahsen olanlar için bir güzellik vardır. Ve Allah’ın arzı geniştir. Ama sabredenlere ecirleri hesapsız ödenir.”
6. TÎN-6: Âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı dileyenler) ve amilüssalihat (nefsi tezkiye edici amel) işleyenler hariç. İşte onlar için kesintisiz ecir (mükâfat) vardır.
7. ÂLİ İMRÂN-172: Onlar ki, kendilerine yara isabet ettikten sonra bile Allah’ın ve Resûl’ün davetine icabet ettiler. Onlardan ahsen olanlar ve (azîm) takvaya ulaşanlar için “Azîm Ecir (en büyük mükâfat)” vardır.
İşte âyetler net olarak bize bunu söylüyor: Muhakkak ki Allah zerre kadar zulmetmez. Eğer bir iyilik yaparsanız onu kat kat arttırır.
En’âm 160’ta: "1’e 10 verir."
Kasas 54’te: "Ecirleri kat kat arttırılır."
Bakara 261'de: "1'e 700", ve diğerlerinde hesapsız, sonsuz ve en üst seviyede Allahû Tealâ’nın mükâfatlandırdığını görüyoruz.
İşte Allahû Tealâ’nın bir ismi El Adl’dır. Bir ismi El Hakk’tır. El Adl esmasıyla mutlaka kullar arasında adaleti gerçekleştirir. Ama El Hakk esmasıyla da hak ettiğini o kişiye mutlaka verir, mükâfatlandırır.
Onun için bütün Allah’ın resûlleri “Biz resûllerimizi müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderiyoruz.”
Kimler için müjdeci? Allah’ın emrini yerine getirenler için.
Kimler için uyarıcı? Yerine getirmeyenlerin adaletin bir gereği olarak cezalandırılacağını onlara tebliğ etmek için. Allah razı olsun.