Muhterem Hocam, Allah’ın her insana olan sevgisi aynı oranda mıdır? Onun sevgisine daha çok lâyık olabilmenin bir formülü var mıdır?
Soru
Muhterem Hocam, Allah’ın her insana olan sevgisi aynı oranda mıdır? Onun sevgisine daha çok lâyık olabilmenin bir formülü var mıdır?
Cevap
Allah’ın her insana olan sevgisi aynı oranda değildir. Allah’ın mahlûkatı olan insanlara sevgisi geniş bir yelpaze dağılımı gösterir. En çok sevdiği insan, en üst noktada devrin imamıdır; en az sevdiği insan ise Allah’tan en uzak olan kişidir. Ama onu da Allah sevgiyle yaratmıştır. Öyleyse her insana sevgisi aynı değildir.
Onun sevgisine daha çok lâyık olabilmek için ne lâzım? Allahû Tealâ bu formülü Kur’ân-ı Kerim’e koymuş:
• Allah’tan hoşlanmak
• Allah’a ulaşmayı dilemek
• Allah’ın tayin ettiği mürşide tâbî olmak
• Allah’ı sevmek
• Ruhun teslimi (sevginin artışı)
• Fizik vücut teslimi (sevginin daha çok artması)
Ama daimî zikirle kişi Allah’a âşık olur. Kim nefsini Allah’a teslim ederse, o Allah’a âşık olanlardandır. İhlâsa ulaşırsa, o üst seviyede, küllî zikrin sahibi olarak Allah’ı daha çok sevendir.
Allah’ın en üst noktada en çok sevdiği, daimî zikrin sahibi, Allah’ın tasarrufunda olan devrin imamıdır. Ondan sonra Allah’ın sevdikleri kavim resûlleridir. Onlardan sonra velî mürşidlerdir. Yani sevgi üstten alta doğru azalarak, alttan üste doğru ise çoğalarak devam eder.
Onun için her zaman kardeşlerimize diyoruz ki: Allah’tan hoşlanmak, Allah’ı sevmek, Allah’a âşık olmak, Allah’a hayran olmak… Bunlar Kur’ân’ın bütünü içerisinde kişinin kemâlâta ulaşabilmesi için kat etmesi gereken sevgi, aşk ve hayranlık kademeleridir.