Muhterem Hocam, Allah’ın ilmîni öğrenen herkes emr-i bi’l-mâruf ve nehy-i ani’l-münker yapabilir mi?
Soru
Muhterem Hocam, Allah’ın ilmîni öğrenen herkes emr-i bi’l-mâruf ve nehy-i ani’l-münker yapabilir mi?
Cevap
İnsanların Allah’ın yasak ettiği fiilleri işlemeye kalkmaları hâlinde, onları gören diğer insanların bunu önleme konusunda nasihat vermeye, onlarla konuşmaya her zaman hakları vardır. Bu da başlangıç seviyesinde bir münkerden nehiy olayıdır.
Peki, aynı kişi mârufu emredebilir mi? Emredemez. Çünkü irfanın ne olduğunu bilmez. Yaşamadıkça irfanın ne olduğunu anlayamazsınız. Münkerden nehyetmenin kademeleri ve yetkileri vardır. Yetki Allahû Tealâ’nın yetkisidir. Dolayısıyla kim ruhunu Allah’a ulaştırır, İlm'el yakîn sahibi olursa o irfanla Allah’a davet edebilir ve ruhunu Allah’a ulaştıran kişi irfanın sahibidir. Kur’ân’ın 1. ruhuna girmiştir ve irfanla Allah’a davet eder. Ama mârufu emretmek, münkerden nehyetmek en üst noktada iradenin teslimiyle gerçekleşiyor.
Sırasıyla ifade etmek gerekirse: İlim, irfan, hikmet ve hikmetin ötesi.
İlim, ruhun tesliminde kişinin elde ettiği bir sonuçtur. İrfan, fizik vücudun tesliminde; hikmet, nefsin tesliminde ve hikmetin ötesi de iradenin tesliminde olur. Bu sebeple hikmetin ötesi, 5. görev sadece devrin imamının uhdesine girer. Bu öğretinin sahipleri, iradesini de Allah’a teslim edenlerdir. Allah’ın irşada memur ve mezun kıldıklarıdır.
Öyleyse herkes emr-i bi’l-mâruf ve nehy-i ani’l-münker yapabilir mi? Allah’ın yasak ettiği fiilleri gören bir insan, onu söyleyebilir.
Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) hadîsinde: “Kim bir yerde bir haksızlık görüp ona müdahale etmezse, sessiz şeytan gibidir. Onu eliyle değiştirsin. Buna gücü yetmezse diliyle değiştirsin. Buna da gücü yetmezse kalbiyle buğz etsin.”
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Müslim, Îmân 78; Tirmizî, Fiten 11; Nesâî, Îmân 17.
“Kim bir kötülük görürse, onu eliyle değiştirsin. Şayet eliyle değiştirmeye gücü yetmezse, diliyle değiştirsin. Diliyle değiştirmeye de gücü yetmezse, kalbiyle düzeltme cihetine gitsin ki bu, îmânın en zayıf derecesidir.”
Ve böylece kendine düşeni yapsın Allah’ın yasak ettiği bir fiil işlendiği zaman. Allah razı olsun.