Muhterem Hocam, Allah'ın ipine sarılmak deyince ne anlamalıyız?

Soru

Muhterem Hocam, Allah'ın ipine sarılmak deyince ne anlamalıyız?

Cevap

"Allah'ın ipine sarılmak deyince, Kur’ân-ı Kerim'deki bu kavram Sırât-ı Mustakîm'i tarif ediyor. Her kim Allah'a ulaşmayı dilerse Allah'ın ipine sımsıkı sarılmıştır. Allah'ın ipine, Allah'a ulaştıran yol; Sırât-ı Mustakîm'dir. Bizi Allah'a kadar ulaştıracak olan bu ip, Sırât-ı Mustakîm'dir. Nitekim günde 45 kere, her namazda Fâtiha okuyoruz. Ve Fâtiha, Allah'tan bizim talebimizdir:

“Bizi Sırât-ı Mustakîm'e ulaştır ya Rabbim.”

1. Sırât-ı Mustakîm kişiyi hidayet üzere kılıyor. 2. Sırât-ı Mustakîm kişiyi hidayette kılıyor. 3. Sırât-ı Mustakîm ise hidayete erdiriyor. Üçünün toplamı Allah'ın ipini ifade eder. Allahû Tealâ tüm insanların bu ipe mutlaka ulaşmasını ister. İşte Nisâ Suresi'nin 175. âyet-i kerimesinde:

4/NİSÂ-175 Fe emmâllezîne âmenû billâhi va’tesamû bihî fe se yudhıluhum fî rahmetin minhu ve fadlın ve yehdîhim ileyhi sırâtan mustekîmâ (mustekîmen).

Böylece Allah'a âmenû olanları (ölmeden önce ruhunu Allah'a ulaştırmayı dileyenleri) ve O'na (Allah'a) sarılanları ise, (Allah) Kendinden bir rahmetin ve fazlın içine koyacak ve onları, Kendisine ulaştıran Sırât-ı Mustakîm'e hidayet edecektir (ulaştıracaktır).

“Kim Allah'a âmenû olur ve O'na sarılmayı dilerse ki..." Allah'a sarılmak, ruhun Allah'ın Zat'ına sığınması, Allah'ın Zat'ında ifna olması, Allah'ın Zat'ının ruh için meâb olmasıdır. "Allah onu Kendisinden bir rahmetin ve fazlın içine koyacak ve onu Sırât-ı Mustakîm'e ulaştıracak." Bu Sırât-ı Mustakîm insan ruhunu Allah'a ulaştıran yoldur. Âli İmrân Suresi'nin 103. âyet-i kerimesinde ise Allahû Tealâ şöyle buyuruyor:

3/ÂLİ İMRÂN-103 Va’tasımû bihablillâhi cemîân ve lâ teferrakû, vezkurû ni’metallâhi aleykum iz kuntum a’dâen fe ellefe beyne kulûbikum fe asbahtum bi ni’metihî ihvânâ(ihvânen), ve kuntum alâ şefâ hufratin minen nâri fe enkazekum minhâ, kezâlike yubeyyinullâhu lekum âyâtihî leallekum tehtedûn(tehtedûne).

Ve hepiniz, Allah’ın ipine sımsıkı tutunun, fırkalara ayrılmayın! Ve Allah’ın sizin üzerinizdeki ni’metini hatırlayın; siz (birbirinize) düşman olmuştunuz. Sonra sizin kalplerinizin arasını birleştirdi, böylece O’nun (Allah’ın) nimeti ile kardeşler oldunuz. Ve siz ateşten bir çukurun kenarında iken sizi ondan kurtardı. İşte Allah, âyetlerini size böyle açıklıyor. Umulur ki böylece siz hidayete erersiniz.

“Hepiniz toptan Allah'ın ipine sarılın, fırkalara ayrılmayın. Allah'ın üzerinizdeki ni'metini zikredin. Siz düşmandınız. Allah kalplerinizi birleştirdi. O'nun ni'metiyle kardeşler oldunuz.”

Hucurât Suresi'nin 10. âyet-i kerimesi: “Mü'minler kardeştir.”

49/HUCURÂT-10 İnnemel mû’minûne ihvetun fe aslihû beyne ehaveykum vettekûllâhe leallekum turhamûn(turhamûne).

Mü’minler ancak kardeştir. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Ve Allah’a karşı takva sahibi olun. Umulur ki, böylece siz rahmet olunursunuz.

Mü'minler kardeşse o zaman O'nun ni'metiyle kardeşler oluyorsak, kardeş olduğumuz ve kalbimize îmânın yazıldığı yer, mürşide tâbî olduğumuz yerdir. İşte Allahû Tealâ diyor ki: “Siz düşmandınız. Allah kalplerinizi sevgide birleştirdi.”

Gerçekten de tevhidin esaslarından bir tanesi Allah'ın ipine sarılmaktır. Bir tanesi kalplerin telifidir. Bir tanesi Sırât-ı Mustakîm üzerinde olmaktır. Bu özellikler kişiyi kesinlikle mü'min kılar. Allah'ın ipine sarılmak deyince bu özelliklerin sahibi olan kişiyi anlamalıyız. İnşaallah. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20262 dk okuma2