Muhterem Hocam, “Allah'ın istediği gibi değişebilmek için ne yapmalıyız? Hani konuya ağırlık vermeyiliz?

Soru

Muhterem Hocam, “Allah'ın istediği gibi değişebilmek için ne yapmalıyız? Hani konuya ağırlık vermeyiliz?

Cevap

Allah’ın istediği şekilde kemalata ulaşmak istiyorsak, 7 safha 4 teslimi yaşamamız lazım. Dinin temeli ruhun dünya hayatında Allah’a ulaşmasıdır. Bu bir dilektir. Allah herkese bunu nasip ediyor.

Muhterem Efendimiz: Allah’ın size 7 katlık bir saray vermesini istiyorsanız bodrum katını siz inşa edeceksiniz. Dinin temeli ruhun dünya hayatında Allah’a ulaşmasıdır.

İşte kim hayattayken ruhunu Allah’a ulaştırırsa o ilmen yakinin sahibidir. Bundan sonra 7 velayet kademesini bir bir aşması lazım. İşte bu 7 velayet kademesinin yaşanması 7 katlık bir sarayın sahibi olmak demektir. Ama temeli olması lazım. Bu temel olmasa Bekaya ulaşmak yoktur. Bu temel yoksa Zühd yoktur. Bu temel yoksa muhsinler yoktur, ulûl’elbab yoktur, ihlas yoktur, salah yoktur. Yani 7 katlık bir saraya sahip olmak söz konusu değil.

Kur’ân-ı Kerim’in bir lafzî manası ve 7 ruhu vardır. Lafzî mana Fenâ kademesinde elde edilendir. Ondan sonra 7 ruha kişi sahip olabilir.

7 VELAYET MAKAMI (KUR’ÂN’IN 7 RUHU)

1. FENÂ (Ruhun Teslimi)

ÂLİ İMRÂN - 14 …Bunlar, dünya hayatının menfaatleridir. Ve Allah, O’nun katındaki en güzel sığınaktır.

YÛNUS – 25 Ve Allah, teslim (selâm) yurduna davet eder ve (teslim yurduna, Zât’ını ulaştırmayı) dilediği kimseyi, Sırat-ı Müstakîm’e ulaştırır.

2. BEKÂ

MEÂRİC – 41 Onlardan daha hayırlısı ile değiştirmeye (onların yerine getirmeye)! Ve Biz, önüne geçilebilecek (engellenebilecek) değiliz.

EN’ÂM – 127 Rab’lerinin katında onlar için selâm yurdu (teslim yurdu) vardır. Yapmış olduklarından dolayı, O (Allah), onların dostudur.

3. ZÜHT

YÛSUF – 20 Ve onu (Yusuf’u) az bir fiyatla, birkaç dirheme sattılar. Çünkü ona karşı zahidlerden idiler.

AHZÂB – 41,42 Ey âmenû olanlar! Allah’ı çok zikredin (günün yarısından fazla zikredin). Ve O’nu, sabah akşam tesbih edin.

4. MUHSİNLER (Fizik Vücut Teslimi)

NİSÂ – 125 Ve hanif olarak Hz. İbrâhim’in dinine tâbî olmuş ve vechini (fizik vücudunu) Allah’a teslim ederek muhsin olan kimseden, dinen daha ahsen kim vardır.

A’RÂF – 56 Islah olduktan sonra yeryüzünde fesat çıkarmayın. Allah’tan korkarak ve ümitle yalvarın.

Şüphesiz ki Allah’ın rahmeti muhsinlere yakındır.

5. ULÛL’ELBÂB

ÂLİ İMRÂN - 190,191 Muhakkak ki, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün art arda gelişinde, ulûl elbâb için elbette âyetler (deliller) vardır. Onlar (ulûl elbâb), lübblerinin (Allah’ın sır hazinelerinin) sahipleridir, ayaktayken, otururken, yanları üstü yatarken (daima) Allah’ı zikrederler.

6. İHLÂS (Nefsin Teslimi)

BAKARA – 139 …Ve, bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz de size aittir. Ve biz, O’na muhlis olanlarız (dini O’na hâlis kılanlarız).

BEYYİNE – 5 Ve onlar, Allah için hanifler olarak dinde hâlis kullar olmaktan (nefislerini hâlis kılmaktan) ve namazı ikame etmekten ve zekât vermekten başka bir şeyle emrolunmadılar.

7. SALÂH (İradenin Teslimi)

TAHRÎM – 8 Ey âmenû olanlar! Allah’a Tövbe-i Nasuh ile tövbe ediniz! Umulur ki Rabbiniz, sizin günahlarınızı örter ve sizi altından nehirler akan cennetlere koyar. O gün Allah, nebîleri ve O’nunla beraber olanları mahcup etmez. Onların nurları, önlerinden ve sağlarından koşar. “Rabbimiz, bizim nurumuzu tamamla, bizi mağfiret et.” derler.

İnsan-ı kâmil olmak herkesin hakkıdır. Allah herkesin velî mürşit olmasını istiyor.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 10 Ekim 20263 dk okuma2