Muhterem Hocam, Allah'ın mürşidlerine yakın olmak mutluluğumuzu arttırır mı?
Soru
Muhterem Hocam, Allah'ın mürşidlerine yakın olmak mutluluğumuzu arttırır mı?
Cevap
Allah’ın ni'meti, Kur'ân-ı Kerim’e göre devrin imamının ruhudur.
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Buhari, Libas 1; İbnu Mace, Libas 23.
"Şüphesiz Allah, ni'metini kulunun üzerinde görmek ister."
Allahû Tealâ, Âli İmrân Suresi’nin 164. âyet-i kerimesinde şöyle buyuruyor:
3/ÂLİ İMRÂN-164 Lekad mennallâhu alâl mu’minîne iz bease fîhim resûlen min enfusihim yetlû aleyhim âyâtihî ve yuzekkîhim ve yuallimuhumul kitâbe vel hikmete, ve in kânû min kablu le fî dalâlin mubîn(mubînin).
Andolsun ki Allah, mü’minlerin (başlarının) üzerine (devrin imamının ruhu) bir ni’met olmak üzere (onların aralarında, kendi kavminin içinde) kendilerinden bir resûl beas eder. Onlara O’nun (Allah’ın) âyetlerini tilâvet eder, onları tezkiye eder ve onlara kitap ve hikmeti öğretir. Ondan evvel (Allah'a ulaşmayı dilemeden evvel) onlar gerçekten açık bir dalâlet içinde idiler.
Dikkat edin, Allahû Tealâ, Peygamber Efendimiz (S.A.V)'in buyurduğu “Allah ni'metini kulun üzerinde görmek ister” hadîsi gereği, kişi kalben Allah’a ulaşmayı diledikten sonra hacet namazıyla Allah’ın gösterdiği mürşide tâbî olursa; o zaman devrin imamının ruhu, bir ni'met olarak o kişinin başının üzerine gelip yerleşir. Bu âyet-i kerimede bildirildiği gibi, devrin imamının ruhu bütün insanlara bir ni'mettir.
O, âyetleri tilâvet eder: 1. görev.
O, onların nefsini tezkiye eder: 2. görev.
O, kitabı öğretir: 3. görev.
O, hikmeti öğretir: 4.görev.
Yani hepsinde Allah’ın mürşidi farzdır. Bugün İslâm’ın beş şartı içinde ne Allah’a ulaşmayı dilemek var, ne mürşide tâbîiyet var. Sadece İslâm'ın beş şartına hapsedilmiş, tamamen şeytani tuzağa düşürülmüş bir İslâm âlemi söz konusudur. Ve ne yazık ki onlar da İslâm’ı yaşamıyorlar.