Muhterem Hocam, Allah'tan dünya ni’metlerini isterken nelere dikkat etmeliyiz?

Soru

Muhterem Hocam, Allah'tan dünya ni’metlerini isterken nelere dikkat etmeliyiz?

Cevap

Sevgili kardeşlerim, Allahû Tealâ, “Kim bizden dünyayı isterse, onun ahirette nasibi yok.”

Yani, neydi Allah Resûlü (S.A.V)’in hadîsi? “En hayırlınız, dünyası için ahiretini terk etmeyen...” Kimdir dünyası için ahiretini terk eden? Allah'a ulaşmayı dilemeyen, dünya hayatını dileyen.

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Kenzü’l-Ummal, III/238, hn. 6336.

“Sizin hayırlınız dünyası için ahiretini, ahireti için dünyasını terk etmeyendir.”

İşte Bakara 201:

2/BAKARA-201 Ve minhum men yekûlu rabbenâ âtinâ fîd dunyâ haseneten ve fîl âhirati haseneten ve kınâ azâben nâr(nâri).

Ve onlardan (insanlardan) kim: “Rabbimiz bize dünyada hasene (güzellik ve iyilikler) ver ve ahirette de hasene (güzellik ve iyilikler) ver. Bizi ateşin azabından koru.” derse...

“Ama kim de ‘Bize dünyada hasene ver, ahirette hasene ver ve bizi cehennem azabından koru.’...” Allahû Tealâ onlara ikisini de veriyor.

Resûlullah (S.A.V)'in zamanında yaşayan İbn Seleme bir sahâbîyken, Resûlullah (S.A.V)'e geliyor. Diyor ki: “Yâ Resûlullah (S.A.V), bana dua et, Allah bana mal versin.”

Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) buyuruyor: “Ben senin için bir güzel örnek teşkil etmiyor muyum?”

Anlayamıyor. Üç aydan sonra tekrar aynı talebi yineliyor: “Yâ Resûlullah (S.A.V), bana dua et. Allah bana mal versin (dünya malı).”

Bu sefer Allah Resûlü (S.A.V) buyuruyor ki: “Şükrünü eda edeceğin az mal, şükrünü eda edemeyeceğin çok maldan hayırlıdır.”

Ve üçüncü kere geldiği zaman, Allah Resûlü (S.A.V) dua ediyor ve İbn Seleme'nin sürüsü oluyor. Evvela cemaatle kılınan namazları terk ediyor. Daha sonra diğer namazlara gelmiyor.

O zaman Allah Resûlü (S.A.V) Efendimiz, Kur'ân hakikatine uygun olarak diyor ki: "Namazı bırakan İbn Seleme'yi ancak zekât kurtarabilir."

Zekât memurlarını ona gönderiyor. Zekât memurları da gönderince diyor ki: “Gidin falandan alın. Ben o zaman gelin, size vereceğim.”

Oraya gidip aldıklarında dönüşte yine ayak diretiyor. Zekâtı da vermek istemiyor. “Olur mu?” diyor. “Ben kazanacağım, siz benden alacaksınız.”

O zaman zekât memurları Resûlullah (S.A.V)'e gelip aynı onun söylediğini söylüyorlar ve Allah Resûlü (S.A.V) buyuruyor ki: “Artık Allah, İbn Seleme'nin zekâtını kabul etmiyor.”

Dünya için kazanıp, kazandığınız şeyleri nefsiniz istikametinde kullanırsanız, dünya hayatı size bir zehirdir. Ahirette nasibiniz yoktur.

Ama dünya malını Allah yolunda kullanmak için istiyorsanız, bütün kapılar size açıktır. Cennet kapısı da açıktır.

İşte önemli olan, dünya ahiretin tarlasıdır. Dünyayı ahiret için kullanmak lâzım. Dünyada kazandıklarınızı, ahireti elde etmek üzere kullanmak durumundayız. Allah bizden bunu istiyor.

"İşte en hayırlınız, dünyası için ahiretini, ahireti için de dünyasını terk etmeyen."

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 3 Ekim 2026Son güncelleme: 3 Ekim 20263 dk okuma1