Muhterem Hocam, Allahû Tealâ âyetlerinde ihsan edenleri sevdiğini buyuruyor. Kulun ihsanda bulunması ne demektir?

Soru

Muhterem Hocam, Allahû Tealâ âyetlerinde ihsan edenleri sevdiğini buyuruyor. Kulun ihsanda bulunması ne demektir?

Cevap

Kulun ihsanda bulunması, Allah’ın kendisine verdiği parayı, Allah’ın kendisine verdiği rızkı başkalarına ulaştırmasıdır. Allah’ın kendisine verdiği manevî değerleri, başkalarına ulaştıranlar da aynı şekilde ihsan sahipleridir.

Kul her zaman ihsanda bulunabilir, ihsan için bir zaman söz konusu değildir. Ama ihsanın gerçek sahibi sadece Allah’tır. Allah kişiye ihsanını dağıtır, o da başkalarına ihsan eder. İnsanın verdiği sadece ihsan içerisinde kalır. Ni’metin sahibi sadece Allah’tır. Rahmân Suresinin 60. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ buyuruyor:

55/RAHMÂN-60: Hel cezâul ihsâni illel ihsân(ihsân).

İhsanın, ihsandan başka mükâfatı var mı ki (olabilir mi)?

Evet, yani ihsan edene ihsan etmek. Allahû Tealâ Kasas Suresinin 77. âyet-i kerimesinde buyuruyor:

28/KASAS-77: Vebtegı fîmâ âtâkellâhud dârel âhırete ve lâ tense nasîbekemined dunyâ ve ahsin kemâ ahsenallâhu ileyke ve lâ tebgıl fesâde fîl ard(ardı), innallâhe lâ yuhıbbul mufsidîn(mufsidîne).

Ve Allah’ın sana verdiği şeylerin içinde bulunan ahiret yurdunu iste. Ve dünyadan nasibini (de) unutma. Allahû Tealâ’nın sana ihsan ettiği gibi sen de ihsan et (karşılıksız ver). Ve yeryüzünde fesat isteme (çıkartma). Muhakkak ki Allah, müfsidleri (fesat çıkaranları) sevmez.

Yani "Allah’ın sana ihsan ettiği gibi sen de ihsan et." Allah nasıl bize karşılıksız veriyorsa, bizim de aynı şekilde, karşılıksız etrafımızdakilere vermemiz gerekiyor.

Kasas-77, Karun’a söylüyor. Karun’un cevabı ise Kasas-78’de:

28/KASAS-78: Kâle innemâ ûtîtuhu alâ ilmin indî, e ve lem ya’lem ennellâhe kad ehleke min kablihî minel kurûni men huve eşeddu minhu kuvveten ve ekseru cem’â(cem’an), ve lâ yus’elu an zunûbihimul mucrimûn(mucrimûne).

(Karun): “O (servet) ancak bendeki ilim sebebiyle bana verildi.” dedi. Ondan önce, “Allah’ın ondan daha kuvvetli (güçlü) olan ve ondan daha çok şey toplayan nesilleri (zenginleri) helâk etmiş olduğunu” bilmiyor mu? Ve mücrimlere günahlarından sorulmaz.

İnfâk etmek her zaman Allahû Tealâ’nın temel emridir ve vermemiz gerekir.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 23 Ekim 2026Son güncelleme: 23 Ekim 20262 dk okuma0