Muhterem Hocam, Allahû Tealâ gönderdiği vahiyleri bizim tek başımıza anlayamayacağımızı ve bu nedenle mürşide gitmemiz gerektiğini mi buyuruyor?
Soru
Muhterem Hocam, Allahû Tealâ gönderdiği vahiyleri bizim tek başımıza anlayamayacağımızı ve bu nedenle mürşide gitmemiz gerektiğini mi buyuruyor?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, sadece vahyi anlamak değil. Vahiy alma noktasına gelene kadar da (İnsan komplike bir varlıktır.) Allah’a ulaşma dileği mürşid olmadan olmaz. Mürşide tâbiiyet de mürşid olmadan olmaz. Ruhun Allah’a teslimi mürşid olmadan olmaz. Fizik vücudun Allah’a teslimi mürşid olmadan olmaz.
Kimdir mürşid? Mürşid, daimî zikre ulaşarak nefsini de Allah’a teslim eden, Tövbe-i Nasuh’la irşada, salâha ulaşan ve Allah’ın irşada memur ve mezun kıldığı kişi.
Her devirde en üst seviyedeki mürşid devrin imamıdır. Ondan sonra kavim resûlleridir. Bundan sonra Allahû Tealâ’nın irşada memur ve mezun kıldığı, 7 safha 4 teslimi yaşayan mürşidlerdir.
Allah’ın kanunu bu. Aksini düşünmek söz konusu değil. Çünkü bu kanunun sahibi Allah’tır. Allah’ın sözünde hilâf yok. Allah katında söz değiştirilmez.
O zaman eğer olay buysa, vahyin alternatifi yoksa, Allah vahiy yoluyla mürşide tâbiiyet farzdır diyorsa o zaman bize düşen sadece itaattir. Mürşide gitmemiz gerekir ve itaati gerçekleştirmemiz gerekir. Allah razı olsun.