Muhterem Hocam, Allahû Tealâ insanların kurtuluşa ulaşması adına onların iradesine karışır mı?
Soru
Muhterem Hocam, Allahû Tealâ insanların kurtuluşa ulaşması adına onların iradesine karışır mı?
Cevap
Evet, kul talep ederse evet. Allah’ın dininde serbest irade mukaddestir. O iradeye karışmayacağına dair söz vermiştir ama sorumluluk herkesin kendisindedir. Allah neyi emretmiş biliyor musunuz? Neyi yasaklamış onu da biliyorsunuz. Kaybedenlerden olmamak için Allah’ın emrettiği yolun takip edilmesi asıldır. Biz kendi irademizle Allah’a ulaşmayı dilemedikçe Allahû Tealâ kendisine ait olan kapalı sistemleri açmaz. Onun için: “Aklını kullanmayana, tek ilâhın verdiği emre itaat etmeyenlere ceza veririz.” diyor Allahû Tealâ. "Azap ederiz."
Onun için Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V):
“Ey Allah’ın kulları! Sizler hasta ve âlemlerin Rabbi de tabip gibidir. Hastanın yararı, tabibin bildiği ve onunla tedbir ettiği şeylerdedir, nefsinin istediği ve kendisinin çıkardığı şeylerde değildir. Öyleyse Allah’ın emrine teslim olun. Böylece kurtuluşa erersiniz.”
O hâlde Allah’ın emrine teslim olmak asıldır. İşte Zumer 54:
39/ZUMER-54: Ve enîbû ilâ rabbikum ve eslimû lehu min kabli en ye’tiyekumul azâbu summe lâ tunsarûn(tunsarûne).
Ve Rabbinize (Allah'a) yönelin (ruhunuzu Allah'a ulaştırmayı dileyin)! Ve size azap gelmeden önce O'na (Allah'a) teslim olun (ruhunuzu, vechinizi, nefsinizi, iradenizi Allah'a teslim edin). (Yoksa) sonra yardım olunmazsınız.
Yûnus Suresi'nin 57. âyet-i kerîmesinde:
10/YÛNUS-57: Yâ eyyuhen nâsu kad câetkum mev'ızatun min rabbikum ve şifâun limâ fîs sudûri ve huden ve rahmetun lil mu'minîn(mu'minîne).
Ey insanlar! Size, Rabbinizden öğüt (vaaz) ve göğsünüzde olana (nefsinizin kalbindeki hastalıklara) şifa ve mü'minlere hidayet ve rahmet gelmiştir.
Nefs hastalıklarının şifası, mü’minler için de bir hidayet ve rahmet söz konusudur.