Muhterem Hocam, Allahû Tealâ neden bilmediklerimizi zikir ehline sormamızı emrediyor?

Soru

Muhterem Hocam, Allahû Tealâ neden bilmediklerimizi zikir ehline sormamızı emrediyor?

Cevap

Sevgili kardeşlerim, evvela mürşidin devrede olmadığı; ruh, fizik vücut, nefs ve şeytan devrede olduğu bir yapıda, böyle bir insan Kur’ân-ı Kerim’i okuyor. Mürşidsiz Kur’ân-ı Kerim’i tilâvet ediyor. Mürşidsiz Kur’ân-ı Kerim’i tilâvet ettiği zaman, okuduğu zaman da her noktada mutlaka iblis tesir etmek suretiyle onu zanlara götürüyor.

ORTAK AKIL

NEFS 19 AFETİ ile AKLA Ulaşır

1. Kin ve Nefret

2. Küfür

3. Yalan

4. Zulüm

5. Haset

6. Cehalet

7. Cimrilik

8. Öfke ve Gayz

9. İsyan

10. Sabırsızlık

11. Kibir ve Gurur

12. Hırs ve Şehvet

13. Nankörlük

14. Dedikodu

15. Zan

16. İptilâlar (Kötü Alışkanlıklar)

17. Vefasızlık

18. Mürailik

19. Fitne Fesat

RUH 19 HASLETİ ile AKLA Ulaşır

1. Sevgi

2. Îmân

3. Doğruluk

4. Adalet

5. Edep

6. İlim

7. Cömertlik

8. Sekînet

9. İtaat

10. Sabır

11. Tevazu

12. Kanaat

13. Şükür

14. Ketumiyet

15. Hakikat

16. Faziletler

17. Vefa

18. İhlâs

19. Tevhit

İşte Âli İmrân 7:

3/ÂLİ İMRÂN-7 Huvellezî enzele aleykel kitâbe minhu âyâtun muhkemâtun hunne ummul kitâbi ve uharu muteşâbihât(muteşâbihâtun), fe emmâllezîne fî kulûbihim zeygun fe yettebiûne mâ teşâbehe minhubtigâel fitneti vebtigâe te’vîlihi, ve mâ ya’lemu te’vîlehû illâllâh(illâllâhu), ver râsihûne fîl ilmi yekûlûne âmennâ bihî, kullun min indi rabbinâ, ve mâ yezzekkeru illâ ulûl elbâb(elbâbi).

Kitab'ı sana indiren O'dur. Onun bir kısmı muhkem (hüküm ihtiva eden, mânâsı açık olan) âyetlerdir, onlar Kitab'ın esasıdır ve diğerleri, muteşâbihtir (yoruma açık âyetlerdir). Fakat kalplerinde eğrilik (bâtıla meyil) bulunanlar, bu sebeble muteşâbih olanlara (yorum gerektirenlere) tâbî olurlar. Ondan fitne çıkarmak için, onun te'vilini (yorumunu) yapmak isterler. Ve onun tevîlini Allah'dan başka kimse bilmez ve ilimde rusuh sahipleri ise: “Biz O'na îmân ettik, hepsi Rabbimizin katındandır.” derler, onlar da tezekkür edemezler, sadece Ulûl'elbab (daimi zikrin ve sırların sahipleri) (tezekkür edebilir).

Kalbinde zeyg olanlar (kalbinde hastalık olanlar) Kur’ân-ı Kerim’i okuyorlar ve yorumuna (muteşâbih âyetlerin yorumuna) tâbî olarak insanlar arasında fitne sebebi oluyorlar.

Râsihûn yine aynı şekilde (ilimde bayağı kökleşmiş), onlar da diyorlar ki: “Muhkem, muteşâbih âyetlerin hepsi Allah’tandır.” Onlar da tezekkür edemezler.

Tezekkür etme yetkisine sahip olan kimdir? Ulûl’elbab.

İşte Allahû Tealâ Kur’ân-ı Kerim’i ancak ulûl’elbabla okuyabilirsiniz diyor. Yani bilmediklerinizi ulûl’elbaba, zikir ehline sormamız emrediliyor.

Herkes Kur’ân-ı Kerim’i okur ama herkes Kur’ân-ı Kerim’i okuduğu zaman bütün âyetleri anlayamaz, bilemez.

Bilmediklerini kime soracak? Allah’ın Kur’ân-ı Kerim’i öğretme yetkisine sahip kıldığı ulûl’elbaba, muhlislere, salihlere soracak.

Enbiyâ 7:

21/ENBİYÂ-7 Ve mâ erselnâ kableke illâ ricâlen nûhî ileyhim fes’elû ehlez zikri in kuntum lâ ta’lemûn(ta’lemûne).

Ve senden önce, vahyettiğimiz rical (erkekler)den başkasını göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline (daimî zikrin sahiplerine) sorun.

Bu Allah’ın bir emri. Nahl 43’te de aynı şey.

16/NAHL-43 Ve mâ erselnâ min kablike illâ ricâlen nûhî ileyhim fes’elû ehlez zikri in kuntum lâ ta’lemûn(ta’lemûne).

Ve Biz, senden önce, kendilerine vahyettiğimiz ricalden (erkeklerden) başkasını (resûl olarak) göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, o taktirde zikir ehline (daimî zikir sahiplerine) sorun!

Öyleyse ehl-i tefekkür var, ehl-i tezekkür var. Allah’ın adına ehl-i zikir dediği kişiler, zikir ehli olanlar. Allah ile konuşma yetkisinin sahibi olanlardır. Âyetlerin mânâlarını Allah’tan sorarak doğru istikamette öğrenen ve başkalarına ulaştıranlardır.

Allah’ın kendisine ulaştırdığı bilgilere dayanarak başkalarının bilmediği şeyleri cevaplaması da söz konusudur.

Her devirde mutlaka ehl-i zikir vardır. Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V): “Ümmetimden Allah’a itaat eden, hayırlarda yarışanlar hep olacaktır.”

Eğer insanlar Kur’ân-ı Kerim’i unutmuşlarsa, eğer din öğretenler zikri unutmuşlarsa, kendileri zikir ehli değilse zikir ehli olmanın muhtevasını da bilemezler.

Öyleyse cehaletten... kurtulmanın yolu ehl-i zikir sormaktır. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 29 Ekim 2026Son güncelleme: 29 Ekim 20264 dk okuma0