Muhterem Hocam, Allahû Tealâ’nın nebilerden aldığı misakın muhtevası farklı mıdır?
Soru
Muhterem Hocam, Allahû Tealâ’nın nebilerden aldığı misakın muhtevası farklı mıdır?
Cevap
Evet. Allahû Tealâ Âli İmran sures 81 âyet-i kerimesinde "Allah, Nebîlerden, "size kitabı Hikmet verdim. Sonra size, beraberinizde olanı Allah'ın size verdiği kitapları tasdik eden bir Resul geldiği zaman, Ona mutlaka imân edeceksiniz, ona mutlaka yardım edeceksiniz" diye misak aldığı zaman ikrar ettik kabul ettiniz mi bu ağır ahdimi üzerinize aldınız mı? diye buyurdu. Onlar da ikrar ettik kabul ettik dediler. Allahû Tealâ Öyleyse şahit olun, ben de sizinle beraber şahitlerdenim. Gerçekten de Allah Resûlü onlar üzerine şahit sizi de insanlar üzerine şahit kıldım buyuruyor.
3/ÂLİ İMRÂN-81 Ve iz ehazallâhu mîsâkan nebiyyîne lemâ âteytukum min kitâbin ve hikmetin summe câekum resûlun musaddikun limâ meakum le tu’minunne bihî ve le tansurunnehu, kâle e akrartum ve ehaztum alâ zâlikum ısrî, kâlû akrarnâ, kâle feşhedû ve ene meakum mineş şâhidîn(şâhidîne).
Ve Allah, nebilerden, “Size kitap ve hikmet verdim. Sonra size, beraberinizde olanı (Allah'ın size verdiği kitapları) tasdik eden bir Resûl geldiği zaman, O'na mutlaka îmân edeceksiniz ve O'na mutlaka yardım edeceksiniz” diye misak aldığı zaman, “İkrar ettiniz mi (kabul ettiniz mi?) ve bu ağır (ahdimi) üzerinize aldınız mı?” diye buyurdu. (Onlar da): “İkrar ettik (kabul ettik)” dediler. (Allahû Teâlâ): “Öyleyse şahit olun, ben sizinle beraber şahitlerdenim.” buyurdu.
Allahû Tealâ Hacc 78'de
22/HACC-78 Ve câhidû fîllâhi hakka cihâdihî, huvectebâkum ve mâ ceale aleykum fîd dini min haracin, millete ebîkum ibrâhîm(ibrâhîme), huve semmâkumul muslimîne min kablu ve fî hâzâ li yekûner resûlu şehîden aleykum ve tekûnû şuhedâe alân nâsi, fe ekîmûs salâte ve âtuz zekâte va’tesımû billâhi, huve mevlâkum, fe ni’mel mevlâ ve ni’men nasîr(nasîru).
Ve Allah'ta hakkıyla cihad edin. O, sizi seçti. Dinde sizin için bir zorluk kılmadı ki; o, babanız İbrâhîm (A.S)’ın dinidir. O, sizi daha önce de “müslümanlar” (Allah’a teslim olanlar) olarak isimlendirdi. Bunda da (Kur’ân-ı Kerim’de de), resûl size şahit olsun ve siz de insanlara şahitler olasınız diye. Öyleyse namazı ikame edin (kılın), zekâtı verin, Allah’a sarılın (Allah’ın Zat’ında yok olun). O, sizin Mevlâ’nız. (O), ne güzel Mevlâ (dost) ve ne güzel yardımcı.
Allahû Tealâ "Öyleyse şahit olun, ben de sizinle birlikte şahitlerdenim." İşte bu Tövbe sırasında 7 tane şahit var.
1. şahit Allahû Tealâ
2. şahit Devrin İmamı
3. şahit Devrin İmamın Ruhu
4. şahit Arşı tutan melekler
5. şahit Mürşidin kalp gözü
6. şahit Kirâmen katibi melekleri
7. şahit Amel defteri.
Kur'ân-ı Kerîm'de Misak Allah'a verilen söz anlamında da kullanılıyor. Ruhumuzun Allah'a teslimi istikametinde de kullanılıyor. Allahû Tealâ bütün Nebîleri huzurunda toplamış hepsinden yemin, misak almış. Allahû Tealâ bütün nebîlerden sonra bir Resûlüm gelecek ona îmân edeceğinize ve ona yardım edeceğinize dair bana Misak vereceksiniz diyor. İşte bu Nebîlerin Misakıdır, Allahû Tealâ'nın Nebîlerden aldığı misakın muhtevasını içeriyor inşaallah. Allah razı olsun.