Muhterem Hocam, Amentü’de yer alan “Hayır ve şerrr Allah’tandır.” ifadesi doğru mudur? Açıklar mısınız?
Soru
Muhterem Hocam, Amentü’de yer alan “Hayır ve şerrr Allah’tandır.” ifadesi doğru mudur? Açıklar mısınız?
Cevap
Değildir. Amentü’de geçen “Hayır ve şerr Allah’tandır.” ifadesine bakalım beraberce. Tam 7 âyet-i kerîmede hayrın Allah’tan, şerrin nefsimizden olduğu bildiriliyor. Şimdi bunu “Hayır da şerr de Allah’tandır.” diyenler, bu 7 âyet-i kerîmeyi incelememişler, Nisâ Suresinin 78. âyet-i kerimesine dayanarak zanda bulunmuşlar:
HAYR ALLAH’TAN ŞERR NEFSİMİZDENDİR
1. NİSA – 78: … Eğer onlara bir iyilik isabet ederse: “Bu Allah’tandır.” derler. Ve eğer onlara bir kötülük isabet ederse: “Bu sendendir.” derler. De ki: “Hepsi Allah’ın katındandır.” …
NİSA – 79: Sana iyilikten ne isabet ederse, işte o Allah’tandır. Ve sana kötülükten ne isabet ederse, o taktirde o, kendi nefsindendir....
2. A’RAF – 23: İkisi şöyle dedi: “Rabbimiz, biz nefslerimize zulmettik. Şayet Sen bize mağfiret ve rahmet etmezsen, biz mutlaka hüsrana uğrayanlardan oluruz.”
3. ENFAL – 51: İşte bu, ellerinizle takdim ettiklerinizin (kendi yaptıklarınızın) sebebiyledir. Muhakkak ki Allah, kullara zulmedici değildir.
YUNUS – 44: Muhakkak ki Allah, insanlara (hiç)bir şeyle zulmetmez. Lâkin insanlar kendi nefislerine zulmederler.
4. HUD – 101: Ve Biz, onlara zulmetmedik. Ve lâkin onlar, kendilerine zulmettiler. Rabbinin emri geldiği zaman Allah’tan başka dua ettikleri ilahlar, onlara bir fayda sağlamadı…
5. YUSUF – 53: Ve ben, nefsimi ibra edemem. Muhakkak ki nefs, mutlaka sui olanı (şerri, kötülüğü) emreder. Rabbinin Rahîm esmasıyla tecelli ettiği (nefsler) hariç. Muhakkak ki Rabbim, mağfiret edendir.
Rahîm’dir.
6. ENBİYA – 87: … Sonra karanlıklar içinde (şöyle) nida etti: “Senden başka ilâh yoktur. Sen Sübhan’sın.
Muhakkak ki ben, zâlimlerden oldum.”
7. KASAS – 16: “Rabbim, ben nefsime zulmettim, artık beni mağfiret et.” dedi. Böylece onu mağfiret etti.
Muhakkak ki O; Gafur’dur (mağfiret eden), Rahîm’dir (Rahîm esmasıyla tecelli eden).
HADÎS-İ ŞERİF: “Sizden kim bir hayırla karşılaşırsa Allah’a hamd etsin. Kim de hayır değil de başka bir şey bulursa, kendinden başka bir şeyi levmetmesin (kınamasın, başına geleni kendinden bilsin).” (Kütübü Sitte 5363)
HADİSİ ŞERİF: “Artık kim bir hayır bulursa Allah’a hamd etsin. Kim de hayırdan başka bir şey bulursa nefsinden başka kimseyi ayıplamasın.” (Müslim Birr 55.)
Hâlbuki Nisâ Sûresi 79’da da, A‘râf Sûresi 23’te de, Enfâl Sûresi 51’de de, Hûd Sûresi 101’de de, Yûsuf Sûresi 53’te de, Enbiyâ Sûresi 87’de de, Kasas Sûresi 16’da şerrin nefsimizden olduğu bildiriliyor. “Sana bir seyyiat ulaşırsa, senin nefsindendir.” buyuruluyor. A‘râf Sûresi 23’te: “Rabbimiz, biz nefsimize zulmettik.” Yani zulüm derecât kaybıdır ve kişinin nefsine tâbî olması hâlidir. Yûnus Sûresi 44’te: “Allah insanlara zulmetmez, insanlar nefslerine zulmederler.” buyuruluyor.
HADÎS-İ ŞERİF
“Nefsinize zulmetmeyin çünkü onun sizin üzerinizde hakkı vardır.”
Kaynak: Buhâri, Savm, 51.
Nefse zulmetmek derecât kaybıdır. Kim nefsine uyarsa derecât kaybeder. Bütün bu âyetlerin hepsi bize kesinlikle şerrin nefsimizden, derecât kaybının sadece nefsimizden olduğunu gösteriyor.
Şimdi Nisâ Sûresi 78’e gelelim. Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz’e münafıklar geliyorlar. Onlara bir hayır ulaşırsa: “Bu Allah’tandır.” diyorlar. Burası doğru, hayır Allah’tandır. Ama bir şerr ulaşırsa: “Bu da sendendir.” diyerek Peygamber Efendimiz’i suçluyorlar. Onlara de ki: “Her ikisi de Allah’tandır.” Gerçekten de hayır Allah’tandır, tamam. Ama münafıklar Peygamber Efendimiz’in Allah’ın tasarrufunda olduğunu unutuyorlar. Peygamber Efendimiz Allah'ın tasarrufunda. Söylediği söz, Allah’ın kendisine söylettiği; yaptığı her fiil, Allah’ın kendisine yaptırdığıdır. Allahû Tealâ Kasas Sûresi 68 ve diğer âyet-i kerîmelerde Peygamber Efendimiz’in serbest iradesinden bahsedilemeyeceğini bildiriyor. Öyleyse Peygamber Efendimiz’in iradesi yoksa, onun yaptırdığı herşey Allah’ın yaptırdığıdır, söylediği herşey Allah’ın söylettiğidir. Âyetler gayet açıktır:
ASÂLETEN VE VEKÂLETEN DEVRİN İMAMI resûlLER TASARRUF ALTINDADIR
1. A’RÂF – 188: De ki: “Allah’ın dilemesi hariç, ben kendime fayda veya zarar verecek güce malik değilim. Eğer ben gaybı bilseydim, hayrı mutlaka çoğaltırdım, bana bir kötülük dokunmazdı. Ben ancak mü’min olan kavmim için bir nezîr (uyaran) ve müjdeleyiciyim.”
YÛNUS – 49: De ki: “Allah’ın dilediği şey hariç, ben nefsime (kendime) bir fayda ve zarar vermeye malik değilim.”
2. ENFÂL – 17: Onları siz öldürmediniz ama onları Allah öldürdü. Ve attığın zaman da sen atmadın ama Allah attı. Ve Allah, mü’minleri Kendisinden ahsen belâ ile imtihan eder.
Muhakkak ki Allah, işitendir ve bilendir.
3. FETİH – 10: Muhakkak ki onlar, sana tâbî oldukları zaman Allah’a tâbî olurlar. Onların ellerinin üzerinde (Allah senin bütün vücudunda tecellî ettiği için ellerinde de tecellî etmiş olduğundan) Allah’ın eli vardır. Bundan sonra kim (ahdini) bozarsa, o takdirde sadece kendi nefsi aleyhine bozar (Allah’a verdiği yeminleri, ahdleri yerine getirmediği için derecesini nakısa düşürür)....
4. NECM – 26: Ve göklerde nice melekler vardır ki, onların şefaatleri (hiç)bir şeyle (hiçbir şekilde) fayda vermez. Allah’ın dilediği ve razı olduğu (tasarruf rızasına sahip) kimseye (devrin imamına) izin vermesinden sonrası hariç.
CİNN – 21: De ki: “Muhakkak ki ben, size bir zarar verme ve sizi irşad etme gücüne malik (sahip) değilim.”
5. NECM – 3: Ve o, hevasından (kendiliğinden) konuşmaz.
NECM – 4: (O’nun söyledikleri), sadece O’na vahyolunan vahyidir.
6. NAHL – 127: Sabret! Senin sabrın sadece Allah iledir (Allah’ın tasarrufu iledir). Onların yüzünden mahzun olma ve onların kurdukları tuzaklar sebebiyle sıkılma.
KASAS – 68: Ve Rabbin, dilediğini yaratır ve seçer. Ve seçim hakkı onlara ait değildir. Allah Sûbhân’dır (münezzehtir) ve (onların) şirk koştukları şeylerden yücedir.
7. TÂHÂ – 109: … Rahmân’ın kendisine izin verdiği ve sözünden razı olduğu (tasarruf rızasının sahibi) kimseden başkasının şefaati bir fayda vermez.
ENBİYÂ – 73: Ve onları, emrimizle hidayete erdiren (ölmeden önce ruhları Allah’a ulaştıran) imamlar kıldık....
SECDE – 24: Ve onlardan, emrimizle hidayete erdiren imamlar kıldık....
O zaman Peygamber Efendimiz için bu olay gerçekten “Her ikisi de Allah’tandır.” Hayır da Allah’tandır, şerr de Allah’tandır. Ama Peygamber Efendimiz (S.A.V) için şerr söz konusu değildir. Çünkü Fetih Sûresi’nin 2. âyet-i kerîmesinde:
48/FETİH-2 Li yagfire lekallâhu mâ tekaddeme min zenbike ve mâ teahhare ve yutimme ni’metehu aleyke ve yehdiyeke sırâtan mustekîmâ(mustekîmen).
Allah, senin geçmiş ve gelecek günahlarını mağfiret etsin ve sana ni'metini tamamlasın ve seni Sıratı Mustakîm'e ulaştırsın diye.
N'imeti Allahû Tealâ Peygamber Efendimiz’de tamamlamıştır. Olay buysa, münafıkların “Hayır Allah’tandır, şerr senin nefsindendir.” olayı Peygamber Efendimiz için doğru değildir. Peygamber Efendimiz için her ikisi de Allah’tandır. Ama diğer normal avam için hayır Allah’tandır, şerr insanın nefsinden kaynaklanır. Allah razı olsun.