Muhterem Hocam, ana rahminde bebeğe henüz ruh üfürülmeden önce nefs ve fizik vücudun oluştuğunu öğrendik. Sevgi, ruhumuzun bir hasretidir; ruhumuzun hasretiyle seviyoruz. Peki anne
Soru
Muhterem Hocam, ana rahminde bebeğe henüz ruh üfürülmeden önce nefs ve fizik vücudun oluştuğunu öğrendik. Sevgi, ruhumuzun bir hasretidir; ruhumuzun hasretiyle seviyoruz. Peki anne rahmindeki bir bebek, ruhu veya ruhunun hasretleri olmadığı hâlde annesine karşı nasıl sevgi duyuyor? Bu konuyu açıklar mısınız?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, serbest iradenin sahibi olmayan herşey tesbihtedir. Özellikle bütün nebâtât, bütün hayvanât, bütün canlı varlıklar; cinler ve insanlar dışındaki herşey küllî iradenin kontrolündedir. Nitekim çocuğu çevreleyen plasenta, vücutta şekillenen herşeyi frekanslar yoluyla gerçekleştiriyor ve bunlar tesbihin muhtevası içerisinde, küllî iradenin dizaynı içerisinde tahakkuk ediyor. Küllî irade ile tesbihte olmak, serbest irade ve cüz’i irade sahibi olmayan bütün varlıklar için geçerlidir. Kişi âkil ve bâliğ olmadığı noktada onun sorumluluk iradesinden bahsedilemez, o tekliften muaftır. Böyle bir durum mutlaka küllî iradenin kanunları içerisinde değerlendirilir. Allah razı olsun.